Puan vermedi·234 syf.··
2026 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 21:46
Karşı Komşunun Kızı İnceleme 234 sayfa, 2023 basım yılı, Ev Yayınları. Diğer eserleri: Hasılı ve’l Kalem, Kurşuni Kalem, Yollar Sonsuza Uzar. Yaklaşık 234-236 sayfalık bir romandır. Karşı Komşunun Kızı, yazar Mehmet Toker tarafından kaleme alınmış ve ilk kez 2023 yılında Ev Yayınları aracılığıyla okuyucuyla buluşmuş bir romandır. Kitap benim için okyanusun derinlerine inmek gibiydi. Yazarın kalemi süslü ve abartılı kelimelerden uzak, kendine has bir sadelik ve anlaşılabilir bir şekilde işlenmiş. Kitap beni manevi yönümle hasbihal edebilmeme vesile oldu. Kitapta sorulan soruların cevabını almadan önce kendime dönerek cevap bulmaya çalıştım. Aynı zamanda bir Müslüman genç olarak içim burkuldu. Zira biri bana İslam’ı sorsa ne kadar anlatabilirim, nasıl anlatabilirim diye düşünerek eksik olduğumu, daha çok okumam gerektiğini hatırlattı. Kitapta, babasını hiç tanımayan annesini kaybeden bir genç kızın yaşadığı derin acı, çaresizlik ve hayata tutunma mücadelesi anlatılır. Romanda kültürel çatışmalar, ötekileştirme, ön yargılar ve zayıfların ezildiği bir dünyada var olma çabası da yer almaktadır. Aynı zamanda “İnsan olgunlaşır mı?”, “İnsan nedir?”, “Tanrı neden kötülüklere engel olmuyor?” gibi varoluşsal sorular üzerinden karakterin hakikati arama yolculuğu anlatılır. Sorulan sorular arasında en çok “İnsan nedir?” sorusu dikkatimi çekti. Ben de bu soru üzerine bir psikoloji eseri üzerine çalışıyorum. Sorunun etkisiyle cevaplanmasını sabırsızlıkla bekledim. İnsan nedir? Elimi kalbimin üzerine koydum, kalbim atıyordu. Zira atıyor olması biyolojik olarak yaşadığımın kanıtıydı. Önemli olan onu duyuyor olup olmamamızdı. İnce ve hassas bir noktaya gönderim oldu. Kitap insanı benliği ve manevi duygularıyla yüzleştiriyor. Soruların cevabı uzun olmuş, bunu eleştirenler olacaktır
Karşı Komşunun KızıMehmet Toker · Ey Yayınları · 202341 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2026 4. kitabı
Mustafa adında genç bir delikanlı vardır; bir ayakkabıcıda çalışır. Hikâye, yoksulluğu süslü cümlelere başvurmadan, sade ama derin betimlemelerle okurun yüreğine bırakır. Öyküde geçen “Bu ayakkabı şimdiye kadar eline gelen ayakkabıların en parçalanmışıydı.” cümlesi, yalnızca bir nesnenin hâlini değil, yaşanılan coğrafyanın yoksulluğunu da gözler önüne serer. Parçalanmış ayakkabı, aslında parçalanmış imkânların ve eksik kalmış hayatların sembolüdür. Mustafa’nın sıcak havalara aldırmadan çalışması, emeğin sessiz ama vakur direnişini temsil eder. Onun alın teri, hikâyenin görünmeyen ama en güçlü unsurudur. Bir gün ustasının arkadaşı Hasan Bey, Mustafa’ya tuğla ocağında çalışmayı teklif eder. Konuşulan ücret, yapılan hesaplar ve Mustafa’nın kendi içinde kurduğu denge; geçim derdinin, yoksulluğun ve çaresizliğin ne kadar derin olduğunu gösterir. O anlarda Mustafa yalnızca para hesabı yapmaz; hayatını, gücünü ve umudunu tartar. Eserin dili sade ve anlaşılırdır; fakat bu sadelik, anlatımın etkisini azaltmaz, aksine güçlendirir. Toplumsal eşitsizlik, gösterişsiz bir kalemle ama sarsıcı bir gerçeklikle işlenmiştir. “Beyaz Pantolon”, küçük bir hayat kesitinden büyük bir toplumsal manzara çıkaran; emeği, yoksulluğu ve insan onurunu incelikle anlatan bir öyküdür. Melek Mirhat
Beyaz PantolonYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20161,117 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·248 syf.··
2026 2. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 18:07
Şermin Yaşar – Altı Harfli Bir Tatlı | İnceleme Son günlerde okuyup bitirdiğim Şermin Yaşar’ın Altı Harfli Bir Tatlı adlı eseri hakkında düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Yazarın daha önce herhangi bir kitabını okumamıştım. Bu eser, kalemiyle ilk tanışmam oldu. Şermin Yaşar’ın anlatımı oldukça akıcı, içten ve sade. Okuru yormayan ama derinliği hissettiren bir dili var. Eserde iki farklı hayatın ortak noktalarına değinilirken, günümüz aile ilişkileri ve kuşak çatışmaları güçlü bir şekilde ele alınıyor. Romanda özellikle aile olabilmenin zorlukları, geçmişin yükleri ve iletişimsizlik teması ön plana çıkıyor. Selime teyze, yaşlılığını, anneliğin ağırlığını ve yılların yorgunluğunu dile getirirken; Meltem karakteri çocukluğunu yaşayamamış olmanın eksikliğini ve kırgınlığını taşıyor. İki farklı kuşak, iki farklı bakış açısı… Ancak aynı sorun: Aile içinde anlaşılamamak. Eserde pişmanlıklar, kırgınlıklar ve içe atılmış duygular dikkat çekiyor. Kimi zaman insanlar kendilerini yük gibi hissediyor, kimi zaman da geçmişlerine kırgın bir bakışla yaşıyorlar. Aslında bu durum bir kaçış değil; duygularla baş başa kalma çabası. Belki de sorulardan ve gerçeklerden kaçmak yerine onlarla yüzleşmek gerekiyor. Benim için kitabın en önemli mesajı şu oldu: Bazen konuşmak susmaktan iyidir. Çünkü susmak ruhu yorar; konuşmak ise en azından bir ihtimal bırakır. Yorulacak biri varsa, bırakın konuşarak yorulsun. Şermin Yaşar bu eserinde, aile kavramını sorgulatırken aynı zamanda okuru kendi iç muhasebesiyle baş başa bırakıyor. Sade diliyle derin bir etki bırakan, düşündüren ve yer yer insanın kalbine dokunan bir kitap. Melek Mirhat
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
Kuyis
10/10
·88 syf.·
2026 11. kitabı
Kuyis, yalnızca bir kitap değil; erken yaşta fark edilmiş bir iç dünyanın dışavurumu. Eserin en çarpıcı yanlarından biri, Melek Mirhat tarafından 15 yaşında kaleme alınmış olması. Bu yaşta yazılmış bir metinden beklenen hamlık yerine, Kuyis’te dikkat çeken şey derin bir farkındalık ve güçlü bir sezgisel olgunluk. Yazı dili sade, doğrudan ve filtresiz. Bu sadelik bir eksiklik değil; aksine yazarın samimiyetinin en güçlü göstergesi. Cümleler süslü olmak için kurulmamış, doğru olmak için kurulmuş. Bu da metni yapaylıktan uzaklaştırıp gerçek bir iç dökümüne dönüştürüyor. 15 yaşın getirdiği kırılganlık, metnin zaafı değil; tam tersine onun ruhunu taşıyan ana damar. Kuyis, bireysel bir acı anlatısı gibi görünse de satır aralarında güçlü bir toplumsal mesaj barındırıyor. Kitap, özellikle gençlerin bastırılan duygularına, “sus ama dayan” denilerek görünmez kılınan iç çığlıklarına dikkat çekiyor. Toplumun; anlamadan yargılayan, dinlemeden susturan yapısına karşı sessiz bir itiraz niteliği taşıyor. Yazar, bağırarak değil, hissettirerek konuşmayı tercih ediyor. Bu yönüyle Kuyis, genç yaşta yazılmış olmasına rağmen gençlere indirgenebilecek bir kitap değil. Her yaştan okura şunu hatırlatıyor: Duygular yaşla ölçülmez, bastırıldıkça ağırlaşır. Melek Mirhat, bu eserle hem kendi iç dünyasını görünür kılıyor hem de toplumun görmezden geldiği sessiz acılara ışık tutuyor. Kuyis, erken yaşta kaleme alınmış ama erken okunup geçilecek bir kitap değil. Yaşından büyük bir farkındalıkla yazılmış, okurunu da aynı farkındalığa davet eden güçlü bir metin. Kuyis
Edebiyat
KuyisMelek Mirhat · Tilki Kitap · 20253 okunma
9/10
·582 syf.··
2024 100. kitabı
#stanfordjshaw #Osmanlıimparatorluğuvemoderntürkiye2 1808 den 1975 e kadar olan dönem askeri,siyasi,eğitim,mali ve sosyal hayat anlatılmış. "Çağdaş Osmanlı reformlarının başlangıcı 2. Mahmut ile başlar.(kendisine Gavur padişah derlermiş) Reformların birçoğu askeri alanda başladığı için yani tüm topluma yayılmadığı için günümüze kadar hep sancılı olmuş. 2. Mahmut bunu reforma uğrayan kurumun yerine geçtiği kurumu ortadan kaldırarak çözmüş. ( işlerliğini bozmasın diye. ) Tanzimatla birlikte ticaret mahkemesi, ceza mahkemesi,vs.. kuruldu. Bazılarının iddia ettiğinin aksine. Ayrıca bir yabancı suç işlediğinde Osmanlı mahkemeleri yargılayamıyordu. Mahkemeler sadece bizler içindi. ıslahat fermanı gayrimüslümler içindi. Abdülhamidin tahta çıkış süreci çok ilginç.. Mithatpaşa görevden alınmış aylar olmuş 93 harbine girmişiz. Öteki tarihçi diyorki mirhat paşa soktu bizi savaşa.(ortada mithat yok) Türk milliyetçiliğinin etkin başlangıcı arnavut isyanıyladır 1909 Osmanlıcılığın artık fayda etmediğini düşünen İttihat ve Terakki de balkan savaşından sonra yüzünü Türk milliyetçiliğine döner. İslamcılık ve panislamcılıka değinmiş.Osmanlı savaşa neden Almanlarla girdi? Bağımsızlık savaşımız nasıl başladı?( bu arada Anadoluya ilk geçen Ali Fuat paşadır kazım değil. Yalan çok) Enver önve Ruslarla işbirliği içindeyken neden sonra onlara isyan etti? Sakarya savaşının önemi nedir? Lozan anlaşması ve cumhuriyetin faziletleri anlatılmış.. "Türk milliyetçiliği Türkleri saldırgan emeller gütmeden kendi ülkelerini kalkındırmaları için özendirmiştir...."
Araştırma-İnceleme Tarih
Osmanlı İmparatorluğu ve Modern Türkiye 2Stanford J. Shaw · E Yayınları · 199417 okunma