"Madalyonun arkasına monte edilmiş, elmas taşlı alyansı gördüğünde soluğunu tuttu Cesur. Bir dünya duyguyla nefesini içine esir etti. Yerinden oynamıştı biraz. Zarar vermekten korkarcasına yüzüğü madalyondan ayırdı. Annesinin hatırasını tek bir gün sormamıştı Mısra'ya. Parmağındaki boşluğu, kalbinin üstünde taşımıştı demek. İnanamadı. Soluğunu usul usul bırakana dek gözleri yüzüğe takılı kaldı. Başını kaldırdığında kirpikleri sırılsıklamdı."
Birlikte mısralar düşürüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
yalnız bir mısra mıyım ıslanıyorum
bir revolver romanımı tamamlıyor
oyun bitti ışıklarımı söndürdüler
yokmuşsun gibi gel öldürmek vakti gel
öteki kapımdan gel bunu açamazsın
üzerime kilitleyip mühürlediler