Türk Deniz Kuvvetleri için Kıbrıs meselesi, ittifak stratejisinin dayattığı sınırları aşıp kendine yeni ve milli bir misyon biçme fırsatı vermiştir.
Sayfa 18 - Kronik·Kitabı okuyor
Alıntı
Bir meslekti sanki adam için sevişmek. Bir görev, bir misyon, bir tören...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Muhalefete yönelik olumsuz kavramsallaştırmaların hepsi fikirler e atıfta bulunmaktadır bu yaklaşımın temelinde ise bir kısım fikrin fasit ve muzır olduğu bulunmaktadır günümüzde tarihin yorumlanması benzeri bir alanda dahi fasid olma temeline dayanan sınırlamalar getirilmesi şüphesiz oldukça ilgi çekicidir siyasetin misyon yüklenerek toplumsal mühendislik icra etme hukukun ise dar anlamıyla kanun düzeyine indirgendiği bir yapıda her türlü karşıt ya da eleştirel fikir zararlımı olarak kabul edilmekte ve toplumsal düzeni bozacağı endişesiyle tartışılmaları engellenmektedir
Sayfa 139·Kitabı okuyor
Yusuf Ali, "Timur amcam aradı," dediğinde sesindeki korkunun farkındaydım. "Güneş seninle mi, dedi. Altıma sıçmak üzereydim. O telefonun umarım sessizde değildir. Adam kırk kere aramış. Şu an her an buraya geliyor olabilir." Babamdan deli gibi korkuyordu. Garip bir ilişkilerinin olduğunu asla inkâr edemeyecektim. Babam her bayramda ona sıkıca sarılır, saçlarından öperdi ama arada ensesine şamarı indirip kıçına tekme attığı anlara şahit olmuyor değildim. Murathan amcam oğlunu korumak için derin bir mücadele veriyordu. Lise sona gittiğimiz yıl sevgili olduğumuzu öğrendiği an ise korkunçtu. Murathan amcaların evinin kapısına dayanmış, o oğlunu bana ver, diye olay çıkarmıştı. Gökçen teyzem oğlunu kurtarmak adına odaya saklarken annemle benim de babamı dizginlememiz bir hayli uzun ve meşakkatli olmuştu. Benimle küslüğü ise sadece bir hafta sürmüştü. Daha fazla dayanamayıp, kolunun altına sığınarak barışalım diye ağlayan bendim. Dayanamazdı Güneş kızına, biliyordum. Bir şekilde Yusuf Ali'yi de kabullenmek zorunda kalmıştı ama hala tekmeliyor, oradan oraya savurup ters ters bakmayı ihmal etmiyordu. Kendine, babamın her sözünü yerine getirmeyi misyon ve vizyon edinen Yusuf Ali, "Seni hemen eve götürmem lazım," dedi. "Yoksa götüme kırk kazık sokacak gibi hissediyorum." Haklıydı. İtiraz etmeden beni çekiştirmesine izin verdim.
Aşırı denetim ve sınırlar proaktiviteyi öldürür. Ancak proaktivitenin de denetlenmesi gereklidir, çünkü kontrolsüz bırakılırsa ortalığı kasıp kavurabilir. Her çalışanın gelişigüzel inisiyatif kullanması, harekete geçmesi, bir değişim başlatmaya kalkması tehlikeli sonuçlar doğurur. Bu nedenle proaktif davranış teşvik edilirken şu dengeler gözetilmelidir: Sistemin özelliklerine uyum: Etkili proaktif değişim, şirketin çıkarlarını gözden kaçırmadan bağımsız davranmayı gerektirir. Sistem açısından bakıldığında en uygun yaklaşım yalnızca kendi yaptığı işin verimliliğini artıran değil, aynı zamanda başkalarına da yarar sağlayacak proaktif girişimlerde bulunmaktır. Politik iç dengeler: Her toplulukta insanların bulundukları konumlardan ve işlevlerden kaynaklanan güç odakları ve ilişki ağları vardır. Proaktif davranışın etkili olması için kurum içindeki güç dengelerini dikkate almak gerekir. Özellikle de yeni girişimler, mevcut dengeleri ve sonuçtan etkilenecek tarafları göz önüne almak zorundadır. Bunun için ilişki ağlarını kullanmak ve gelişmeleri saate bağlayan bir acelecilikten, takvime uyan bir sabırlılığa geçmek yararlıdır. Stratejik sınırlar: İnisiyatifler ve proaktif girişimler, şirketin misyon ve amaçları göz önüne alınarak değerlendirilirse verimli olur. Başarılı bir performans için zorunlu olan temel iş faaliyetleri ile kurumun yasak alanlarını belirleyen normlar ve etik kurallar arasında kalan el değmemiş alan, proaktif davranış için elverişli alandır. Bu alanda çalışanlar şirketin asıl işini geliştirebilir, katma değer üretmek için yeni yollar bulabilir, yeni girişimler başlatabilirler.
Sayfa 176
Mesud Barzani ve Celal Talabani ile bizzat ilişki kurması, onları Ankara'ya çağırarak konuşması, Cengiz Çandar gibi gazetecileri Kürt sorununda aktif bir şekilde değerlendirmesi, Ortadoğu'nun bugünkü siyasi durumunu yirmi yıl önceden görmesi, özellikle hayatının son döneminde 'Kürt sorununu mutlaka çözeceğim' iradesini ortaya koyması onu tarihimizin misyon sahibi liderleri arasına sokmuştur. Turgut Özal'ın 1987 şartlarında çok cesur ve ani bir kararla Mardin' den aday göstererek milletvekili seçilmesini sağladığı Nurettin Yılmaz bu konuda şunları anlatmaktadır: "Celal Talabani, sürekl i Ankara'ya gel iyordu. Haberim olduğunda milletvekili olarak onu karşıl ıyor ve ilgileniyordum. Kürt l iderlere kırm ızı pasaport alınması nda Özal'a tel kinlerim oluyordu. Bir gün bana, 'Nurettin, lrak'taki Kürtlerin bir federasyon şekl inde Türkiye'ye bağlanması iyi olur, değil m i?' demişti. Özal, Irak Kürtlerinin Türkiye'ye bir federasyonla bağlanmasının, hem Türkiye'nin Ortadoğu'daki stratejik konumunu güçlendireceğini hem de Kürtler ile Türkmenlerin dayanışmasını pekiştireceğini düşünüyordu. Aynı zamanda 'Irak Kürtleri, Saddam'ın katliamından kurtulur ve Türkiye'nin gücünü arkasında görürse, korkusuzca yaşar bölgesinde' dem işti. Ben de gülerek, Tabii, Kürt ve Kerkük petrol üne Türkiye'nin hakim olma pol itikası da yatıyor bunun arkasında, değil mi?' esprisini yapı nca tebessümle 'O kadar da olur elbet. Şunu bil ki her uzlaşma ve antlaşmada, tarafların çıkarları kaçı nılmazdır' dem işti bana, ileriyi görebilen Özal. Talaban i'ye, Özal',ın federasyonla ilgili duygularını anlattığımda, 'Bana da açıkladı bu öneriyi dedi. .. Özal çok zekidir.
Tarih