Kurtlarla Koşan Kadınlar.
Puan vermedi·538 syf.··
2026 569. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 21:18
Kurtlarla Koşan Kadınlar kitap.kafein.kamp Feminen bir kitaptır. Kadınlara kız çocuklarına dair hikayeler mitler anlatılmış. Ve her kadının, her genç kadının okuması gereken bir kitaptır.
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,7bin okunma
Tanrılar ve Mitler
Puan vermedi·404 syf.··
2026 1. kitabı
Tanrılar… Filmlerde çoğu zaman kusursuz, erişilmez ve hayranlık uyandıran varlıklar olarak karşımıza çıkarlar. Güçleriyle büyüler, ihtişamlarıyla kendilerine hayran bırakırlar. Peki, onlara hiç farklı bir gözle bakmayı denediniz mi? Mitolojiye ilgi duyuyor, ancak nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız, Kirke tam da bu noktada size bir kapı aralıyor. Kirke’nin kendi gözünden anlatılan bu eser, yalnızca bir hikâye sunmakla kalmaz; aynı zamanda okuru mitolojinin derinliklerine yumuşak bir geçişle davet eder. Kitabın sonunda yer alan karakter tanıtımları ve Kirke’nin içten, yer yer kırılgan anlatımı, mitolojik dünyayı anlamayı kolaylaştırıyor.
1000Kitap
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma
Reklam
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
Bu İsmail Gezgin’den okuduğum ikinci kitap. Mitolojiye merak saldığımdan beri bu eserleri birer rehber, bir başlangıç durağı olarak okumayı zaten planlıyordum ama itiraf etmeliyim ki beklediğimden çok daha ufuk açıcı ve keyifli bir yolculuk oldu. Kitaba, özellikle "Homo Narrans" kavramını yani insanın neden anlatan bir varlık olduğunu araştırarak başladım. İnsan niçin anlatır, mitler neden vardır ve bu kadim öğretiler günümüzde hala nasıl bu kadar etkili olabiliyor? Sorularım bunlardı. Kitap, temelinde tam da bu sorulara yanıt veriyor. Cennetten kovulan Adem ve Havva’dan Lilith’e, Dede Korkut Hikayeleri’nden Gılgamış Destanı’na, Habil ile Kabil olayından Nuh Tufanı’ndaki o ilginç ayrıntılara kadar pek çok konuyu derinlemesine işliyor. Ancak benim için kitabın en sarsıcı ve etkileyici kısmı, sonundaki o muazzam feminist okumaydı. Yunan tanrılarının o sözde "tanrısal" ama aslında tecavüz ve aşağılama içeren anlatılarını deşifre ederken, bildiğimiz masalların arkasındaki cinsiyetçi kodları da bir bir önümüze seriyor. Özellikle Kırmızı Başlıklı Kız masalının kadını konumlandırdığı o eril dil ve sonundaki o dokunaklı tespit beni çok etkiledi: Kadınların kılık kıyafetlerinin veya bulundukları mekanların şiddeti hak etmeleriyle ilişkilendirilmesi, buna karşın şiddetin asıl kaynağının asla sorgulanmaması... Mağdurun mağduriyeti üzerinden yapılan o ahlaki yargıların kökenini bu mitlerde görmek gerçekten çok çarpıcıydı. Mitolojiyi sadece geçmişin bir hikayesi olarak değil, bugünün toplumsal sorunlarının temeli olarak okumak isteyen herkes için harika bir eser.
Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?İsmail Gezgin · Pinhan Yayıncılık · 2024351 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 00:10
Karanlığın Sol Eli: Ursula K. Le Guin'in Felsefi Bilimkurgu Şaheseri olarak tanınan bir eser. 1969'da yayımlanmış. Roman, cinsiyetsiz bir toplum üzerinden insan doğasını, politikayı ve empatiyi sorgulayan derin bir değerlendirme sunuyor. . Hikaye, galaktik birlik Ekumen'in elçisi Genly Ai'nin, buzlu Gethen (Kış) gezegenine gelişini merkeze alır. Gethenliler, yılda sadece "kemmer" döneminde cinsiyet belirleyen androjen bireylerdir; bu durum, kıskançlık, savaş veya cinsiyet temelli ayrımcılığın nadir olduğu bir toplum yaratır. Genly, gezegeni birliğe katma göreviyle politik entrikaların ortasına düşer: Karhide krallığındaki Estraven lideri ve Orgoreyn'in bürokratik rejimi arasında sıkışır. Roman, Genly'nin günlüğü, Estraven'in anlatıları ve mitolojik efsanelerle çok sesli bir yapı kuruyor. . Le Guin, cinsiyet ikiliğini ortadan kaldırarak ataerkil normları ortadan kaldırmayı hedeflemiş: Gethen'de bireyler anne veya baba olabilir, bu da güç/zayıflık, hakimiyet/itibar gibi ikilikleri zayıflatır. Bu yapı, gerçek dünyadaki cinsiyet rollerinin toplumsal şiddeti nasıl beslediğini eleştiriyor ve bireysel özgürlüğü övuyor diyebiliriz. . Genly'nin "öteki" deneyimi, kültürel yalnızlığı yansıtıyor; Estraven'le buzullardaki yolculuk, güven ve dostluğun evrensel gücünü gösteriyor. Politika, ihanet ve sadakat üzerinden totaliter rejimler (Orgoreyn'in Sovyetlere benzeyen bürokrasisi gibi) eleştiriliyor. Roman, iletişimde teknolojinin yetersizliğini de vurguluyor. Çünkü düşünce gücüyle bile empati, ortak mücadeleyle kazanılıyor. . Le Guin'in dili, açık. Hikâyeye yedirilmiş mitler ve felsefe dikkat çekici olabiliyor. Yapı, doğrusal olmayan anlatımla verilmiş ancak yavaş tempo bazı okuyucuları zorlayabilir. . 1969 yılı için oldukça yenilikçi bir eser. Bugün cinsiyet tartışmaları hâlâ
Karanlığın Sol EliUrsula K. Le Guin · Ayrıntı Yayınları · 20213,972 okunma
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 102. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 00:00
"ANNELİK MİTİ" "Ya sevgi, sevilen için yok olma süreci değil, sevilen için yeniden doğma süreciyse? Ya bir annenin sorumluluğu, çocuklarına sevginin seveni hapsetmediğini, özgürleştirdiğini öğretmekse? Ya sorumlu bir anne, çocuklarına yavaş yavaş ölmeyi değil, ölene kadar çılgınca canlı kalmayı öğreten biriyse? Ya bir annenin vazifesi kendini feda etmek değil, örnek olmaksa? -Glennon Doyle, Yabani Hayatın belki de en büyük yol ayrımı anne olduktan sonra başlıyor biz kadınlar için. Çünkü gerçek şu ki: hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Bir sabah uyanıyoruz ve artık sadece kendimiz değiliz. Duygularımızın bir anda iki katına çıktığını, sorumluluklarımızın ise on kat arttığını hissediyoruz. Dışarıda kocaman bir dünya akıp giderken, anneler bazen nefes almaya vakit bile bulamıyor. Peki bu yorgunluğun asıl kaynağı; Çocuk bakımının zorluğu mu, yoksa başka bir şey mi? Anneliğin zorluğu, aslında anneliğin kendisinden değil, toplumun ona yüklediği gerçek dışı beklenti ve mitlerden kaynaklanıyor. · Bebeğin neden ağladığını anlamak, · Kendini ikinci plana atıp mutlu olmak, · Yorgunluğa rağmen şefkat dolu kalmak, · Eşiyle doğal bir ebeveynlik uyumu yakalamak, .Anne olunca her şeyi doğal olarak bileceksin, · Çocuğunu her an koşulsuz seveceksin. · Yorgun olsan bile şefkatli kalacaksın, · Eşinle doğal bir ebeveynlik uyumu yakalayacaksın, · Kendi ihtiyaçların ikinci plana geçince mutlu olacaksın, Oysa gerçekte durum hiç de öyle değil. Annelik kimliği paramparça eden, uykusuzluk, öfke, yalnızlık ve suçlulukla dolu inisiyatik bir dönüşüm. Bennett’e göre sorun annelikte değil; anneliğin etrafına örülen bu mitlerde. “İdeal anne” olma baskısı. O masum görünen ama her gün biraz daha üzerimize binen yük. Kusursuz olmamız bekleniyor. Her şeye yetişmemiz, her an çocuğumuzun yanında olmamız
Edebiyat
Annelik MitiVanessa Bennett · İrene Kitap · 20269 okunma
Metriksten çıkış.
7/10
·412 syf.··
2026 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 21:56
Yazarın anlatım tarzı bazı kısımlarda "kendi fikri" düşüncesi oluştursa da, kitapta sarsıcı noktalara değiniliyor, işte bazıları; Tarım öncesi dönemde çocuk büyütmenin kabile/klan tarafından üstlenildiğinden kadınların çok eşli olduğunu, (Bu konuda Ache toplumu örneği; ayrıca yaşlı ve bazı çocukların öldürülmesi ) Irk araştırmaları konusunda bilim insanlarının, siyasi sebeplerle dürüst davranmayabilecekleri, Ticaret gibi ihtiyaçlar için toplum içinde ortak mitler yaratıldığı ( kültürün ilkel hali) , Tarım devriminin insanlığın en büyük aldatmacalarından biri olduğu, bunu buğdayın (?) veya evrimin yaptığı, ( Evrimin, iyi beslenen Avcı toplayıcı az nüfusa; birkaç tane gıda çeşidi ile kıt beslenen artmış nüfusu tercih ettiğini iddia ediyor) Dünya üzerindeki eski ve güncel tüm düzenlerin yapay olduğu/mit olduğu, İnsanların " kişisel tercih " bildiklerinin bile hayali düzen (hangi coğrafyaya ait olduğunuza bağlı) tarafından belirlendiği, Hayali düzen: (devlet, millet, dinler, kültürler, kapitalizm, komünizm, liberalizm vs.) adaletin olduğunu söyler fakat adalet yoktur, tüm bu düzenler kırılgandır ve bu kırılganlığı sağlamlaştıracak beklentisi ile dinlerin " ilahi kuvvet" tarafından gönderildiğine inandırılmışızdır. Bu düzenler o kadar kırılgandır ki kolluk kuvvetleri, hapishaneler vb. bu düzen varmış gibi bir etki yapsın diye sürekli desteklemeye ihtiyaç duyar. Tarım devrimi, hayvanları ruhları olan, doğaya ait varlıklar mertebesinden kopararak, ruhsuz olduğuna inanılan (ama acı çeken ve sosyal ihtiyaçları olan varlıklarken) makineye çevirdi, özellikle modern tavuk/sığır çiftlikleri, Kitabı okurken bazen de yüzünüze bir gülümseme konmuyor değil; Astronot ve Kızılderili hikâyesi (sayfa: 288), Emperyalist/köleci Batı'nın Aztek, İnka, Aborijin, Tazmanya, Afrika vb.
Hayvanlardan Tanrılara: SapiensYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 202342,6bin okunma
Reklam
Reklam