"Şimdi mollalar ne derse desin yalnızca bir günah vardır. Tek bir günah..O da hırsızlıktır.
Onun dışındaki bütün günahlar hırsızlığın bir çeşitlemesidir.
Bir insanı öldürdüğün zaman bir yaşamı çalmış olursun, karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun..
Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın..
Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun..
Anlıyor musun?"
"Çok tuhaftı, ağlayamadım. Ama ruhum paramparça olmuştu." diyor yazar..
İnsanın içine atmasının, güçlü görünmeye çalışmasının en yorucu hali bu olsa gerek...
Sa'd b.Ebi Vakkas(ra), şehit düşmeden önce Abdullah b.Cahş'la arasında geçen konuşmayı anlattı:
"-Savaşın şiddetle devam ettiği bir andı.Abdullah b.Cahş yanıma geldi,elimden tuttu ve beni bir kayanın dibine çekti.Bana dedi ki:
'Ey Sa'd! Şimdi burada sen dua et,ben 'amin' diyeyim.
Sonra ben dua edeyim, sen 'amin' de! Ondan sonra kalkıp şu kafirlerle kıyasıya vuruşayım..
Ben de 'Peki!..' dedim ve şöyle dua ettim: 'Allah'ım! Bana çok kuvvetli ve çetin kafirleri gönder. Onlarla kıyasıya vuruşayım. Hepsini öldüreyim, gazi olarak geri döneyim.'
Abdullah b.Cahş benim yaptığım bu duaya, bütün kalbiyle 'amin' dedi. Sonra kendisi şöyle dua etti: 'Allah'ım! Bana öyle zorlu kafirler gönder ki onlarla kıyasıya vuruşayım. Savaşmanın hakkını vereyim. Çarpışa çarpışa,biri hariç hepsini öldüreyim. En sonunda kalanla en çetin..
Savaşımı vereyim; fakat onu öldürmeyeyim, o beni öldürüp şehit etsin."
Sa'd b.Ebi Vakkas bir kez daha içli içli ağladı: "Gönlüm böyle bir duaya 'amin' demek istemiyordu. Fakat o ısrar etti. Ben de önceden söz verdiğim için mecburen 'amin' dedim..
...
O şehit olunca kafirler..
Mübarek cesedine hücum ettiler. Burnunu, dudaklarını ve kulaklarını kestiler..
Ali Haydar Zuğurlu (@_ali_haydar__ )
Mus'ab b.Umeyr ve Davet/ 145-146