Yıldızların karanlıkta parladığı gibi yoksulluk içinde de temizlik ve yücelikle parlayan ruhlar yok mudur? Bir kalp, sevmek için mutlak servete, asalete mi muhtaçtır? Bence talihin en hakikisi, ruhun göründüğü iki güzel söz, en büyük servet, kalbin hissini gösteren gül rengi dudaklardan yansıyan tebessümlerdir. Güzellikten büyük asalet, kalp temizliğinden büyük zenginlik mi olur?
Zaman insanı ne çok değiştiriyor. En çok da bakışlarını... Gençlik yaşlarında sanki daha bir masum bakıyordu insan ve bu bakışlarına fazlasıyla sirayet ediyordu. Yaş aldıkça yüz de değişiyordu şüphesiz. Ama bakışlar da fiziksel özelliklerle birlikte olgunlaşıyor, farklılaşıyordu. Hayat farkında olmadan insanı ölüme hazırlıyordu....
Ben o zamanki ben değilim.
***
Yaşadım, kendimi sınırladım ve kendimden sakladım.
***
Sizler benim ancak kabuğumu görebilirsiniz, içimdeki fırtınaları asla bilemezsiniz. Çünkü onları sizden gizlemek için her şeyi yapıyorum.
***
Çünkü sadece kendi kaderlerini bir gizem olarak yaşayabilenlerin gerçek anlamda yaşadıklarına inanıyorum.
***
İçimin bir zamanlar ne kadar ölü olduğunu asla bilmediler, şimdi nasıl çiçek açtığımı da asla anlamayacaklar.
***
Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.
–Göçüp gitmek! Ne demek? Yine tek bir söz, boş bir yankı, yüreğime duygu katmıyor. –Ölü, Lotte! Kara toprağa gömülmüş olmak, o kadar dar yere! O kadar karanlık!
Sayfa 118 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu