kitaptan yapacağım her türkçe alıntıyı kendi yaptığım ingilizce çevirsi ile alıntılayacağım. böylece türkçe kitap okurken ingilizce çalışamıyorum diye vicdan azabı çekmekten kurtulacağım.
ben sadece siyaset felsefesi kısmıyla ilgilendim. kitabın kendisi zaten bazı üniversitelerde ders kitabı olarak kullanılıyor. felsefeye ilginiz varsa felsefe 101 olarak okuyacağınız basit anlatımları olan ender kitaplardan biridir.
yarım bırakma sebebim bir türlü ilerlemiyor oluşu. içerisinde oldukça geniş bilgi yelpazesi bulunmakta ama bir süre sonra olaylar arasında kayboldum. bu belki de benimle alakalı bir problemdir. övüldüğü kadar güzel olduğunu düşünmüyorum. ilber ortaylı'ya bir kez daha şans vermekten çekinmeyeceğim.
daha yeni Coşkun Aral hocam ile olan görüşmemde kendisinin bana özel olarak önerdiği kitap... çok heyecanlıyım okumak için. elimdeki kitaplar bitince hemeeeen başlayacağım biricik hocam
TUTUNABİLİYOR MUYUZ?
kitabı bitirdim şükürler olsun. yeri geldi isteksiz okudum yeri geldi sanki bu kitabı okumak için çırpınıyormuşum gibi hissettirdi karmaşık olan ruhum. kitap oldukça hoş lakin bir o kadar da derinlemesine düşündüren kitap.
1970 TRT Roman Ödülü'nü kazanan ilk romanımız Tutunamayanlar... kitap eleştirmenleri neden ise bu kitabı eleştirmekten kaçınmışlardır zamanında. ben inanıyorum ki Oguzcugum'un karmakarışık ve de alışılmadık sayfalar ile mürekkebi buluşturması çoğu insanı kalıp düşüncelerden uzak tutmaya yetti.
bence kitabın yapı, içerik ve anlatım çeşitliliği alışılandan farklı ve bu durum okuyucuların da gözüne çarpmakta. Oğuz Atay'a "Tutunamayanlar ile ne yapmak, neyi vermek istediniz?" diye soru yöneten Pakize Kutlu şu yanıtı almıştır ; "Tutunamayanlar ile çok basit bir iş yapmak istedim; insanı anlatmayı düşündüm. Kapalı dünyalar içinde yaşayan yazarların bile bu cümleye hemen isyan edeceğini, “Peki herkes ne yapıyor?” diye öfkeleneceğini bildiğim halde bu basit gerçeği söylemekten kendimi alamıyorum. Ben, kahramanlarımın iplerini istediği gibi oynatarak insanlardan kuklalar yaratan büyük romancıların yeteneklerinden yoksunum. Roman kahramanlarına uygulayacak büyük nazariyelerim, onları peşinden koşturacağım büyük ülkülerim yok. Ya da insanlara, özellikle tutunamayanlara saygım büyük olduğu için, acıyorum onlara; böyle büyük büyük meselelerin makale, inceleme, deneme gibi yazı türlerinin konusu olduğunu sanıyorum." der.
bana kalırsa Selim Işık sadece bir insan değil birçok insanın birleşmesidir. Oğuz Atay'ın Ural adlı arkadaşı varmış, Selim'e benzeyen, ondan esinlenerek yazdığı bariz lakin daha önce de dediğim gibi Selim Işık kişiyi değil de bir topluluğun düşüncesini temsil eden bir sembol gibi.
aslına bakarsanız kitabı her ne kadar