Sonsuzda Yankılanmasını İstediğim Cümleler
10/10
·710 syf.·
2025 39. kitabı
Güneşle aramızda sanki binlerce kilometre yokmuşçasına yakın bir temas kurduğumuzu hissettiğimiz, sıcağın şiddetini uzuvlarımızın her zerresinde duyabildiğimiz bugünlerden selamlar. Yazarın Kalbimdeki Monarşi dışındaki tüm romanlarını okumuş bulunuyorum şu an itibarıyla. Onu da okuduğumda mutlaka "son dakika" haberi olarak paylaşırım. Bir gün, inşallah diyelim. Birkaç ay önce yazara sosyal medya üzerinden bir mesaj atmıştım. Hem kitaplarımı imzalatmak hem de beni Şair kitabındaki Zeyd karakteriyle tanıştırdığı için teşekkür etmek istediğimi belirtmiştim. “İstanbul’da hiç programınız olacak mı?” diye de sormuştum. Sağ olsun, cevap verdi ve şu sıralar böyle bir programı olmadığını söyledi. Eğer o sırada Enba’yı da okumuş olsaydım, onun için de ayrıca teşekkür ederdim. Çünkü Enba karakterini gerçekten çok sevdim. Kişilik özellikleri, sağlam duruşu, sarsılmaz yapısı ve ince zekası beni oldukça etkiledi. Bazı okurlar, kitap incelemelerinde yazarın bu romanı "can sıkıntısından" yazdığını ifade etmiş. Her böyle yorum gördüğümde, “Keşke benim de canım böyle sıkılsa,” diye içimden geçirdim. İnsan sormadan edemiyor: Kaç şiddetinde bir can sıkıntısı birine böyle bir eser yazdırabilir? Bu seviyeye ulaşmak için ne tür bir ruh hali gerekir? Cevabını gerçekten merak ediyorum. Belki bir gün tanışırsak, "Özel değilse, ne tür bir sıkıntıydı?" diye sormayı düşünüyorum :D Enba kitabını okumadan önce sadece Şair veya Ahrar’ı okumuş olanlar, bu kitapta bahsedilen gezegenler, uzay gemileri ya da yapay zeka araçları karşısında şaşırabilir. Ancak Var Olan isimli felsefe kitabını okuyanlar bilir ki yazarın bilgi birikimi yalnızca edebiyatla sınırlı değildir. Bilimsel anlamda da oldukça araştırmacı bir yönü var. Kitaplarında, gökbilim, evrenin oluşumu gibi konulara duyduğu merak kendini
EnbaRafet Elçi · Litera Yayınları · 202237 okunma
8/10
·704 syf.··
2025 45. kitabı
Her insanın etkilendiği yaşadığı çevreden yakın, orta, uzak olarak kategorize ettiğimiz durumlar vardır. İnsan sosyal bir varlık olduğu için etkilenmesi normaldir. Okul çağlarında farklı, yetişkin çağlarında başka, olgunluk çağlarında ise bambaşka olur. Cumhuriyet tarihinde önemli bir yere sahip M. Kâmâl ise etkilendiği kişilerden siyasi anlamda kamalist zihniyet beğenmemezlik yapsada 2. Abdülhamid Han Hazretleridir. 2.Mahmud Han yenilik hareketlerinde önemi vakayı hayriye olayında (hayırlı olay) Nizam-ı Cedid ı ortaya koyması ile dikkatleri çeker. Askeri, siyasi, kılık kıyafet, tekkelerin kapatılması, din özgürlüğü gibi alanlarda kendini gösterir. Bu anlamda 2.Mahmud Han Hazretleri ile M. Kâmâl benzeşir. M. Kâmâl'in öncülü olan 2. Mahmud yol göstericidir. Örnek vaka olmadan bir yenisini yapmak zordur. 20 yüzyılda gelişen şartlar Osmanlı Devleti'ni birinci cihan harbine sokmuş olması İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin triuvimlik yönetimi ile devleti kurtarma hayali ile girişilen savaş akabinde askeri olarak kısmî başarilar yanında başarısızlıklarla dolu bir muharebe olarak tarihe geçti. Bu muharebe bir çok kişiye farklı anlamlardaki etkisi menfi ve müspet olmuştur. M. Kâmâl gözlem yeteneğini de kullanarak bu savaşlarda başarı kadar başarısızlığı kendi yönettiği cephelerde yaşadı. Dünya siyasi aranesı birinci cihan savaşı öncesinde farklı ideolojileri ortaya çıkarması yanında farklı ittifaklara da kapı açtı. İngiltere- Fransa ortalıklığı bazen İngiltere-Fransa- Rusya ortaklığı gibi, bazende ufak devletleri yanları almaları ile itilaf Devletleri büyüyordu. Bunun karşısında emperyalist dünyaya geç katılan İtalya ve Almanya devletleri ile birlikte Avusturya-Macaristan, Osmanlı Devleti ve küçük Bulgaristan ile ittifak Devletleri birlikteliği bu yapıyı oluşturdu. Osmanlı
Aydın Üzerine Tezler 3Yalçın Küçük · Tekin Yayınevi · 198533 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ziya Gökalp Doğru Anlaşılmak Zorunda
9/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
Atatürkçü bir Türk olarak ülkemizin kurucu değerleri ilr birlikte hakim olduğum birçok konuyu bu kitapta da buldum, diyebilirim. Türkçülüğün Esasları,"Türkçülüğün Mahiyeti" ve "Türkçülüğün Programı" olmak üzere iki başlıkla karşılıyor okuru. Ilk bölümde Türkçülüğün ve Turancılığın tanımı, kültür ve medeniyet ikilemi, kültür ve yüksek kültürün farkı, anlatılmakla birlikte Fransız sosyolog Durkheim'in sosyolojisi ışığında diğer idaellerle karşılaştırmalar yer akmakta. Türkçülüğü ırkçılık olarak uygulamak isteyenlere ve ısrarla böyle kabul edenlere olayın özü çok güzel aktarılmış. Ikinci bölümde ise Türkçülük programının lisani, estetik, ahlâkî hukuki, siyasi, felsefi alamdaki tanımı ve uygulanabilirliği anlatılmakta. Kitabı okuyanlar zaten ayrıntılı bilgiye ulaşacaklardır ama kısaca özetlemek gerekirse bu kitapta Ziya Gökalp, bir Türk devleti olarak kurulan Osmanlı'nın Acem ve Arap kültürlerini taklit ederek Türk kültüründen koptuğu gibi, Türk milletini de aşağılayan bir kafada olduğunu uzun uzun anlatmış. Zaten Türkçülük akımının ortaya çıkmasındaki en büyük sebeplerden biri de bu.Yanı sıra kendi kültürüne ve kendi diline sahip çıkmayan milletlerin yok olacağını altını çiziyor ısrarla. Haksız da sayılmaz asla! Hem kendi kültürüne sahip çıkarken medeniyet adına da diğer dünya milletleri ile barışık olmanın ve karşılıklı hoşgörünün de önemini belirtiyor. Bilimin ve felsefenin öneminden dem vuruyor sık sık. Monarşi yerine demokrasi ve halkçılık diyor ısrarla. Benim en çok hoşuma giden şey Eski Türk devletlerinin demokratik ve feminist oluşuydu. Acem kültürü ile asimile olmadan ve teoloji ile klerikalizm ile tanışmadan önceki Türklerin kadına verdiği değer, toplumdaki eşitlik ve ahlak üstünlüğü muhteşem. Çok yazık olmuş bize Oturup ağlasak yeridir! Gökalp
Sosyoloji
Türkçülüğün EsaslarıZiya Gökalp · Ötüken Neşriyat · 20227,8bin okunma
Puan vermedi·299 syf.··
2016 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2016 14:04
İllea ülkesi monarşi ile yönetilmektedir. Prensler halkın desteğini kazanabilmek için '' Seçim'' programı ile halktan bir kızla evlenirler. Seçimde halktan kızlardan başvurular toplanır ve aralarından bazıları prensle tanışıp onu kazanabilmeleri amacıyla sarayda yaşamaya davet edilir. Ülke 8 basamaklı kastlara bölünmüştür ve kastların arasında geçiş yapmak sadece para karşılığında ya da evlenerek olabilir. 1 kraliyet ailesini, 8 de en altta hiçbir şeyi olmayan halkı simgeler. Amerika ise sanatçı ailesi olan 5.sınıf, seçime sevgilisinin ve ailesinin ısrarı ile katılır ve talih eseri saraya giden az sayıda kızın arasına katılır. Masalsı bir distopya nasıl olur merak edenlere bu seriyi önerebilirim. O kadar sürükleyici ki bir akşamda iki kitabı bitirivermişim. Not: Amerika' nın salak olduğu kadar Aspen de manyak. Kim sevdiğini daha iyi yaşasın diye terk eder sonra da tekrar peşine düşer. OOOOOOO !!!!
Beni SeçKiera Cass · Dex Yayınevi · 20131,455 okunma
UTOPIA – Mutluluğun Hayalet Şehri
10/10
·249 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2020 20:40
Utopia; aslında olmayan, tasarlanmış ideal toplum olarak tanımlanıyor. Köken olarak Yunanca “yok/olmayan” anlamındaki “ou”, “mükemmel olan” anlamındaki eu ve “yer/toprak/ülke” anlamındaki topos sözcüklerinden türetilmiş. Kelime Thomas More’un eserinden sonra yaygın olarak kullanılmaya başlanmış. Kısacası, olmayan ideal yer… Kitabımız iki bölümden oluşuyor: Utopia Thomas More’un Yaşamı ve Utopia’nın İncelenmesi Thomas More’un “Ütopya”sı, Güney yarım küresinde bir adadır. Hikâye, bu adada yaşamış, Amerigo Vespucci ile kader birliği yapmış, Portekiz’li bir gemici olan Raphael’in, ada halkının kurduğu düzenin mükemmelliğini Avrupa’ya tanıtması biçiminde sürer. Ütopya, idealize edilmiş kurgusal bir tasarımdır aslında ve Platon’un “Devlet” fikrine dayanır. Aslında, More’un ütopyası bir ideal toplum arayışından çok İngiliz toplumu için bir taşlamadır. 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Prof. Dr. İlter Turan Siyaset Bilimine Giriş dersimizde hiç unutmadığım bir içerik paylaşmıştı. Yeri gelmişken onu da buraya bırakıyorum: “Tüm sistemler teoride mükemmel görünür. Ancak, hayata geçirildiğinde insan faktörü bu mükemmelliğe engeldir. Her sistem insan hatalarıyla bozulur ve kendinden sonrakini yaratır. İçinde bulunduğu koşullar ve zaman farklı olsa bile, monarşi oligarşiye, oligarşi demokrasiye, demokrasi, teokrasiye, teokrasi diktatörlüğe dönüşür. Bu siyasal döngü hep bu şekilde devam eder.” Thomas More’un, ideal toplum yapısına ait düşüncelerini yansıttığı eseri “Ütopya ”nın, siyaset ve toplum felsefesi üzerinde önemli bir etkisi vardır. Rönesans’ın Sokrates’i olarak kabul edilen büyük düşünür, sosyalist toplumun ilk kurgulayıcısı olarak tarihe geçer. Ancak, yaşam öyküsü de fikirleri kadar etkileyici ve sıra dışıdır. Kitabımız “Ütopya”
Felsefe
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma