Distopik kitap severler için
6/10
·520 syf.··
2026 1. kitabı
·
219 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 20:38
Distopik kitaplara bayılan biri olarak başta çok karmaşık geldi. Ama okudukça netleşmeye başladı. Kast sisteminin çok farklı bir metaforla anlatmış yazar. Aslında gerçek hayatla da oldukça örtüşen benzetmeler var. Mor rengin yüksek statü göstermesi örneğin. Gerçekte de mor renk çok pahalı elde edilen bir renk olduğu için sadece kraliyet kıyafetlerinde kullanılırmış. Bir diğeri yeşil oda örneği. Yeşil renk elde etmek için eskiden siyanür kullanldığından dolayı yeşile boyalı odalarda uzun süre yaşan insanladın öldüğü biliniyor. Tabi renkler dışında yazarın yarattığı dünya da çok ilgi çekiciydi. İnsan yiyen bitkiler, yasak aşklar, ne ararsanız var kitapta. Bana sorarsanız bu bir başkaldırı kitabıdır. Adaletsiz bir düzendeki sorunu gören birinin düzeni değiştirme çabası. Çok keyifle okudum. Tavsiye ederim
RenkrasiJasper Fforde · April Yayıncılık · 201847 okunma
Herkesin kütüphanesinde bulunmalı
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 11:52
Noxborn serisinin ikinci kitabı olan "İhanet", adının hakkını her satırında sonuna kadar veren ve ilk kitaptaki gizemli havayı tam anlamıyla karanlık bir kaosa çeviren harika bir devam kitabı olmuş! İlk kitabı (Uyanış) bitirdikten sonra beklentilerim oldukça yüksekti ama yazar bu kitapta vitesi inanılmaz bir seviyeye çıkarmış. Kitaba o meşhur okul balosu sahnesiyle giriş yapıyoruz. Gençlik dizilerindeki o şatafatlı, eğlenceli ve sıradan lise balosu ortamının sadece birkaç dakika içinde tam anlamıyla bir cehenneme dönüşmesini okumak nefes kesiciydi. Hikayenin ana karakteri Diana’nın o her şeyi kontrol altında tutmaya çalışan, takıntılı ve planlı yapısının, etrafındaki duvarlarla beraber başına yıkılışına şahit oluyoruz. Karakterin iç dünyasındaki bu sarsıntı çok gerçekçi yansıtılmış. Kitaptaki en büyük şok (ve kitabın adını aldığı asıl olay) kesinlikle Eric'in durumu. İlk kitaptaki o okulun altın çocuğu, herkesin hayran olduğu sarışın prensin maskesinin düşüp, hırsları uğruna ruhunu satan bir Kırmızı Noxborn'a dönüşmesi tüylerimi ürpertti. Gözlerindeki o insanlığa dair son kırıntıyı da yitirmiş kırmızı parıltı ve eski dostlarına sırt çevirişi, okurken kalbimi sızlattı. Maya'nın o kargaşada gizemli bir şekilde ortadan kaybolması da gerilimi sürekli diri tutuyor. "İhanet"in aksiyon dozajı ilk kitaba göre çok daha yüksek. Artık sadece ufak tefek çatışmalar değil; Mavi Noxbornlar ve insan dostlarımız, Clara ve Leo gibi oklarıyla terör estiren Avcılar, Eric ve yanındaki Kırmızılar, bir de Roberto'nun kontrol ettiği o iğrenç ucube yaratıklar... Kendimizi tam dört cepheli, devasa bir savaş meydanının tam ortasında buluyoruz. Yazarın betimlemeleri o kadar sinematik ki, okurken "Bu kesinlikle yüksek bütçeli bir Netflix dizisi olmalı!" hissine kapılmaktan kendimi alamadım.
İhanetAli Murat Yılmaz · P Kitap · 20268 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kitaplığımda içinde Erasmus geçen bir kitap olsa mı?
6/10
·167 syf.··
2026 6. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 15:08
Olsun çünkü Erasmus’a gideceğim kesinleştiğinde ya da döndüğümde birinin bana bu kitabı hediye etmesini yeterince bekledim ve kendime hediye ettim. Yine de kitapla ilgili ne düşünmem gerektiğini ne okurken ne de bitirdiğimde anlayabildim. Deneme türünde olan kitapta Erasmus, kitabı arkadaşı Thomas More’a ithaf etmiş. Kitap boyunca tahmin edemeyeceğim kadar edebi atıflar, mitolojik bilgiler, dönemin iğnelemeleri olmasını geçtim bazı yerlerde hiç zihnimde canlandıramayacağım bağlantılar vardı. Temel olarak (anladığım kadarıyla, çünkü daha lisans 4. sınıf öğrencisiyim ve bu türde okuduğum muhtemelen ilk kitabım ve bu benim alanım değil) kitapta bilgeliğin hayatın tadını almamızı engellediği, sık sık vurgulandığı üzere mor cübbeli filozofların bilgiç konuşmasının ve din adamlarının hiçbir şey anlamadıkları hâlde vahiylerle süslü vaazlar vermesinin insanları mutlu bir şekilde yaşamaktan alıkoyduğu anlatılıyor. Düşününce bilgi gerçekten de mutluluk getirmiyor, hatta 18. yüzyılda kazandırılan Thomas Gray’e ait “Cehalet mutluluktur.” sözü de bunun kanıtı. Kitabın 16. yy.da yazıldığını düşünürsek yüzyıllardır değişmeyen hatta günümüzde örneklerini gözümde canlandırabildiğim bir durum bu. Erasmus’un anlatımında o günün örnekleri verilmiş olsa da bunlar günümüzde hâlâ var ve sosyal medyada görüyoruz da. İnsanlar bir şey anlamıyor ama körü körüne din yayıcıların peşinde sürü hâlindeler. Belli yerlere gelmiş eğitimciler yalnızca kendi alanlarıyla ilgilenip insanlık için bir fayda sağlamıyorlar. Oysa deliler -ya da deli dediklerimiz- tüm bunların içinde cahillikleriyle mutluluk içinde. İlk aklıma gelen ne börtü böcek vardır da zararlıdır demeden kaygısızca toprakla çamurla oynamaları. Bugünle bağdaştırdığım yanlarının yanında eski dönemlere ait kitaplarda en hoşlanmadığım
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Can Yayınları · 202315,2bin okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 11:34
Mor Salkımlı Ev, Halide Edib Adıvar’ın çocukluğundan başlayarak Osmanlı’nın son dönemi ile Cumhuriyet’in ilk yılları arasındaki toplumsal ve siyasal dönüşümü yansıtan güçlü bir anı eseridir. Eserde ilk bölümlerde üçüncü tekil anlatım tercih edilirken ilerleyen kısımlarda birinci tekil anlatıma geçilmesi, okuyucunun yazarın iç dünyasına daha yakın hissetmesini sağlar. Halide Edib’in zor yaşam koşulları, eğitim mücadelesi, kadın kimliğiyle toplum içinde var olma çabası ve güçlü duruşu eserin en dikkat çekici yönlerindendir. Kadının düşünsel ve toplumsal gücünü ortaya koyan eser, aynı zamanda bir dönemin kültürel ve tarihî atmosferini de başarılı şekilde yansıtıyor.
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20253,694 okunma
Puan vermedi·464 syf.·
2026 110. kitabı
#OkudumBitirdim Yalancılar ve Yabancılar/ Emre Gül Sizlere severek okuduğum genç Yazarımız Emre Gül'ün, serinin ilk kitabıyla geldim. Daha önce de dört kitabını okuduğum Yazarımız genç yaşına rağmen 18/25 yaş grubunun sevgilisi olmuş adeta. Aslında Ergen yazarı da diyebiliriz, benim gibi iki ergen çocuğu olan yetişkinlerin de günümüz Ergenlerini anlaması için faydalı olacağını düşünüyorum. Daha ilk sayfalardan itibaren akıp giden, merakı sürekli canlı tutan bir hikâyeyle başlıyor kitap. Genç kurgu diye hafife alınamayacak kadar etkileyici bir konuyla karşımıza çıkıyor. Karakterler güçlü, diyaloglar akıcı ve olaylar tamamen ana karakterimizin etrafında dönüyor ama nasıl bir dönüş. Güneş Koleji’ne hoş geldiniz. Peri, Yekta, Bade ve diğerleriyle tanışmaya hazır mısınız? Hikâye bir soru ile başlıyor: İntihar mı, cinayet mi? Ve ardından mezuniyet gününe doğru değil, tam tersine geriye doğru ilerleyen bir zaman akışı ile ilerliyor... Peri, zorbalığa uğrayan, görünmez olmaya alışmış bir öğrenci. Ama onun bir sırrı var: Mor kaplı defteri...... Ve bir gün, onu hiç görmeyen biri fark etmeye başlıyor. Geri sayım başladı. Özetle; insanların kalabalıklar içinde yalnızlaşmasını, geçmiş yaralarını, güven duygusunu ve yabancılaşmanın insan ruhunda bıraktığı izleri etkileyici bir dille anlatıyor kitabımız. Eğer lise yıllarınıza dönmek istiyorsanız bu kitap tam size göre.
Yalancılar ve YabancılarEmre Gül · Ren Kitap · 20213,989 okunma
"Sessizlik" Bir Şiddet Türüdür
Puan vermedi·328 syf.·
2026 2262. kitabı
Norveç edebiyatının en cesur seslerinden Vigdis Hjorth’un kaleminden çıkan "Annem Öldü mü" (Er mor død), aile içi travmaların, sessizlik suikastlarının ve bir anne-kız ilişkisinin imkansızlığının peşine düşen, bir yüzleşme romanıdır. (Anne Kutsallığının Yıkımı) Toplumun anne figürüne yüklediği o mutlak "şefkatli, bağışlayıcı, her koşulda seven" kutsallığı bu kitapta tamamen yerle bir edilir. Karşımızda; kızını kendi kalıplarına uymadığı için kolayca gözden çıkarabilen, gururlu, katı ve kızının varlığıyla kendi mutsuz hayatının yüzleşmesinden korkan bir anne vardır. Johanna aslında annesinden çok, kendi içindeki "anne açlığıyla" savaşmaktadır.
Annem Öldü müVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20251,809 okunma