“ YARALAR VARDIR, RUHU KEMİREN.”
8/10
·87 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 00:12
Bu kitap varoluşsal bir çığlık. İran edebiyatının ünlü yazarı Sadık Hidayet’in Kör Baykuş isimli kitabı hayatımda okuduğum en karmaşık kitap oldu. Kitapta beni rahatsız eden bir çok tasvir var ve açıkçası çoğu yeri okurken hem anlamlandıramadım hem de fazlasıyla huzursuz hissettim. Eser bir çırpıda bitecek kadar akıcı fakat bir o kadarda anlaması zor bir kitap. Sadık Hidayet bu eseri yazarken ağır bir bunalımda olduğu için o buhranlı halini kitapta çok net hissediyoruz. Tekrarlayan o ölüm korkusu ve buna tezat oluşturacak şekilde ölüme duyulan o aşırı istek beni oldukça şaşırttı. Ayrıca yazarın kitapta tercih ettiği bu yoğun sembolizm eseri tek seferde anlamayı oldukça güçleştiriyor. Çünkü kitaptaki her nesne ve her kişinin ( mor nilüfer çiçeği, servi ağacı, çekik gözlü siyah elbiseli Türkmen kızı, kopuk baş, öteberi satan adam vb. ) farklı bir sembolik anlamı var. Farklı duygu ve durumları temsil ediyorlar. Bunları anlamaya çalışmak beni aşırı yordu bu sebeple bir yerden sonra yazılanları anlamaya çalışmayı bıraktım ve sonunun ne olacağı ile ilgili aşırı bir merak duygusu ile bitirdim kitabı. Biraz karakterden bahsedeyim istiyorum (her ne kadar çok çözemesem de). Ana karakterimiz yazar gibi ağır buhranlı, kendisini toplumdan soyutlamış, gölgesiyle konuşan, afyon bağımlısı, yoğun ölüm korkusu yaşayan ve bence biraz da şizofrenik bir karakter. Düşünceleri onu, ruhunu yavaş yavaş kemirip tüketiyor. Çoğu davranışı tekrarlayan davranışlar. Zaten kitaptaki zaman akışı normal değil başta olan olaylar diğer bölümlerde farklı şekilde tekrarlanıyor. Karakter çoğu olayı kendisinin yaşadığını bilmiyor ya da hatırlamıyor. Eserde karakter dışında bahsedilen çoğu kişi bence ana karakterin hayal dünyasındaki diğer kişilikleri. Toplumsal soyutlanmışlık onda hayatın çirkin,kaba
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Ötüken Yayınları · 202036,7bin okunma
Sen ne güzel bir kitaptın…
10/10
·352 syf.··
2026 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 21:32
Yağmurdan cesaret aldım;bir kaç damla gözyaşı bıraktım toprağa.” Sinan Yağmur; Mor Yelekli Adam…. Yine muazzam bir eserini okudum.Yazarın kendi hayatını kaleme aldığı anı kitabı.Kitap okumadım sanki o anlattı ben dinledim. Aynadaki Buğu;bir insanın içsel yolculuğuna dair izler taşıyor.Bir yanıyla bir anı,bir yanıyla sorgu;biraz suskunluk,biraz itiraf… Aşkın Gözyaşları kitabının doğuşu,Murat Göğebakan’la omuz omuza verip birlikte yazdıkları “VURGUNUM” şarkısı ise bu yolculuğun okurlara en güzel armağanıydı… Yağmur bu kitabı neden yazdı? -“Doğumdan altmış yaşıma kadar uzanan bu yolculukta yaşadıklarımı paylaşmak,aslında bana değil;size borcum.Çünkü siz,kelimelerime can vererek,onlara anlam katarak varlığımı çoğalttınız.Bu kitap,bana yol arkadaşlığı eden siz okurlara duyduğum minnettarlığın bir ifadesidir.Bir yazarın okurlarına teşekkür etme biçimlerinden biri de kalbini tüm çıplaklığıyla açmaktır…” Çocukluk yılları sizleri geçmişe götürecek.İsmi yüzünden öğrencilik yıllarında yaşadığı zorbalıklar.Hayatında ilk kez uçağa biniyor.Köydeki günlerinden bir anısı canlanıyor;plastikten yapılmış,yeşil renkli bir teyyare,hayatının ilk oyuncağıydı…Ve yeşil teyyareden mavi gökyüzüne bir çocuk uçuyor…Mor yelekli adam;Sinan Yağmur… Kalemine ,yüreğine,gönlüne sağlık @sinanyagmurofficial Sevdiğim yazarın hayatını okumanın verdiği o hazla yorumu kapatıyorum.Kesinlikle tavsiyemdir. Kitaplarla ve sevgiyle kalın. ”Artık biliyorum ki dünya,sandığım dünya değil;insan da ilk gördüğüm insan değil!” ”Bir bakarsınız,yol şeritlerine bakmaktan,hayatın siyah beyaz film şeritlerini kaçırmışsınız.” ”Allah’tan inşirah diledim.Rabbim,bir inşirah yeter.”
1000Kitap
Aynadaki BuğuSinan Yağmur · Kapı Yayınları · 202589 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·88 syf.··
2026 34. kitabı
Bitkilerin özelliklerinden bahseden resimleriyle göz alıcı, Cesur'un rehberliği ile detaylarını ve farklılıklarını öğrendiğimiz bir kitap ile geldim Gün içinde yanından geçip gittiğimiz karahindiba, çikolataların vazgeçilmezi kakao, böreklerin süsü çörekotu, ağzımızın tadı şeker pancarı, sıradışı bitkileri, şaşırtan meyveleri ve çiçekleri tanıtan özellikleri ile bilgilerimizi tepetaklak edecek türde. Kardelen; kendi ısısıyla toprağı ısıtan nadir bitkilerden olup, çiçeğinin neden başını eğdiği henüz çözülememiştir. Ceset Çiçeği;yıllarca yaprak formunda olan çiçek 2-3 gün açık kalıp kokusuylatüm böcekleri gövdesine çeker ve tekrar çiçek açmak için 10 yıl kadar bekleyebilir. Safran; Mor renkli çiçeğin içindeki 3 parça küçük ip gibi kısımı değerli olan mutfaklarda kullanılan bitkinin 1 kilo elde etmek için 150 bin çiçek toplamak gerekir. Bu sebeple kilosu pahalı olup , güneş değmeden toplanmalıdır. Sapan Orkidesi; erkek ve dişisi birbirinden farklı olan bitkinin erkeği arılara polenini sapan gibi fırlatır ve uçup giden arı orkidenin kendisini çoğalmasına yardımcı olur. Daha birçok bitki hakkında bilgi veren kitabın sonunda küçük notlar halinde bilgiler ve resimleri varken etkinlik ile bilgiler pekiştiriliyor. Böyle kıymetli bilgileri çocuklar için derleyip resimlerle süsleyen yazarımıza teşekkür ederim. Doğaya ilgi duyan ve meraklı minikler için harika bir kitap. Sizlerde mutlaka okuyun miniklere okutun. Ben kızıma okudum resimleri gösterdim
Bitkiler Dünyası TepetaklakEbru Alpay · Ötüken Çocuk Yayınları · 20267 okunma
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 20:05
Zamanın ruhunu hissederek yudum yudum okumalı… Halide’yle “Mor Salkımlı Ev”de büyüyüp Arap topraklarına birlikte veda ettik… Selim İleri’nin son sözünde belirttiği gibi dönemin hatıralarını okuduğunuzda tarih kitaplarının yavanlığını bir kez daha anlıyorsunuz.
Edebiyat
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20253,694 okunma
Pdf'ten okumak candır.
2/10
·304 syf.··
2026 21. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 12:00
Bende bu serideki kadın karakterler gibi salak mazoşist olduğum için okumam dediğim bu kitabı da okudum. Asla akıllanmam. Hazır mor kapaklı kitaplar okuyorken bu da aradan çıksın istedim. Bir de sanki çok övülesi bir konuya sahipmiş gibi yüksek puan verenlere inat seriye kafam estikçe devam edeceğim. Bana göre böyle konulara sahip tüm kurgular 1 puanlık. Özellikle bu Ruby’nin serisi benim oldukça sinirlerimi bozuyor; komple 1 puan üzerinden yargılıyorum. Kadınları sırf üreme aracı olarak kullanan bir seri. “Harika, uzaylı kabilenin nesli tükeniyor, hadi öyleyse insan kadınları yollayalım. Deli gibi üremeleri ve soyun kurtulması için bunlara eşleştirme yapalım, birbirlerine acayip bir çekim duysunlar ve her sayfa seks dönsün. Kitabın sonlarına doğru da tohumlar filizlensin.” Ne kadar harika. Kadınları alttan alta üreme aracı olarak gösterip hemencecik hamile bırakıp, sonra bu kadınlar ava katılmak isteyince erkekler “aman aman” yapınca, kız karakterler “Siz cinsiyetçi misiniz? Bizim dünyamızda böyle olmuyor, istediğimizi yaparız.” gibisinden konuşup ısrar edince, erkeğin onay vermesiyle yazar “Yaa, biz kadınlara hak da veriyoruz işte, kadınlar güçlüdür, her şeyi değiştiriyorlar.” gibisinden bir imaj çizmiş. Ama asıl komik olan, yine kadının bunu erkekten onay alarak yapması. Bunu o kadar güzel alttan işliyor ki yazar, sanki orta yolu bulmuşlar gibi. Allah’tan bunda “Buz Gezegeni Barbarları” kitabında olduğu gibi yoğun bir seks tufanı yoktu. Liz’i ilk kitapta “iki kürk için cart curt” muhabbeti yüzünden sevmiyordum ve bu yüzden bu kitapta da beni hızlı bir seks sahnesi karşılayacak sandım ama öyle olmadı, şaşırtıcı bir biçimde. Rahosh’u iki üç süründürdü; hemen atlamadı Georgie gibi. Gerizekâlı Georgie… Nefretlik bir karakter ya. İlk kitapta zaten sevmiyordum.
1000Kitap
Barbar UzaylıRuby Dixon · Dex Kitap · 2024306 okunma
10/10
·104 syf.··
2026 31. kitabı
Bugün ayın son günü olduğu için normalde okuduğumdan daha kısa kitaplar okumaya karar verdim ve bugün bitirdiğim ikinci kitap "Nereye Gidiyoruz Baba?" oldu. Oldukça kısa ve akıcı olduğu halde sanırım benim için bu ayın favori kitabı oldu. Kitabımızın konusundan bahsetmem gerekirse bir baba engelli 2 oğlunun unutulmasını istemediği için onlar hakkında yazıyor. Ve beni çok derinden etkiledi. Altını çizdiğim bazı kısımlar: SPOILER OLABİLİR ! ! ! "Çoğu kez size katlanamıyordum, sizi sevmek zordu." "Zırhlarını çıkardığımızda, çıplak gövdelerinde metal iskeletin bıraktığı mor izleri fark ediyoruz ve ortaya titreyen, tüysüz iki küçük kuş çıkıyor." "Hiç mutlu olmamış, dünyaya sadece acı çekmek için ufak bir gezinti yapmaya gelmiş olan birinin ölümü korkunç bir şeydir." "Omurgasını düzeltmek için riskli bir ameliyat geçirmesi gerekiyor Risk aldık, tamamen doğruldu. Üç gün sonra ölüverdi. Sonuç olarak, gökyüzünü görmesini sağlayacak olan ameliyat başarılı oldu."
Nereye Gidiyoruz Baba?Jean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,1bin okunma