10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
59 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 10:29
"Bitirdim ben... Koydum lavtamı kenara. Mor içgüller arasında Gölgeler asık durdukça Şakımak da sona erdi, şarkılar da. Bitirdim ben... Koydum lavtamı kenara. Eskiden bülbüller gibi erken, Çiy düşmüş çalılarda öterken, Kestim artık sesimi. Yorgun bir ketenkuşuyum şimdi. Dudağımdaki ezgiler bitti, Öttüğüm zamanlar geçip gitti. Bitirdim ben... Koydum lavtamı kenara."
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
#tekrarokuduklarımdan #morsandıktakiyazılar #farkındalık Kitap Yorumu: Siyah Pınar Boylu Gogulan 272 Sayfa | Kişisel Gelişim Bazı kitaplar vardır… sizi değil, içinizde sakladıklarınızı okur. “SİYAH OLMADAN BEYAZ OLAMAZSIN, BEYAZ OLMADAN GRİ. GRİ OLMADAN GÜMÜŞE DÖNÜŞEMEZSİN.” Bu güçlü cümleyle başlamak istedim çünkü kitap tam olarak bunu hissettiriyor: Aydınlığa ulaşmak için önce karanlıkla yüzleşmek gerekiyor. Daha önce yazarın Mor, Lal ve Lacivert kitaplarını da okumuştum. Siyah ise özellikle tekrar okumak istediğim kitaplardan biri oldu. Her okuduğumda farklı bir etki, farklı bir farkındalık bıraktı. Kitabın içeriğine gelirsek; insanın kendisiyle yüzleşmesini, yaşadığı duyguların ve hatta bazı rahatsızlıkların altında yatan nedenleri sorgulamasını sağlıyor. Yer yer aile dizilimi ve bilinçaltı çalışmalarıyla benzer bir bakış açısı sunuyor. Özellikle geçmiş travmaların bugünkü etkilerine değinmesi oldukça düşündürücü. Başlarda yazarın kendi hayatından kesitler okuyorsunuz. Bu bölümler oldukça gerçek ve yer yer sarsıcı. Ama asıl etki, “Siyah” ile yüzleşme kısmında başlıyor. İşte o noktada kitap sizi tamamen içine çekiyor. Kitaptan bazı alıntılar: - “Efendimiz bilinçaltıdır, biz de kölesiyiz.” - “Beyin her şeyi ama her şeyi kaydeder.” - “Sessizlik denilen şey her zaman masum sayılmaz.” - “Adresin ne kadar değişirse değişsin, vicdanın yine de bulur seni.” - “Tek başına bir Yin doğamaz, tek başına bir Yang büyüyemez.” Bu kitap bana şunu düşündürdü: Belki de sürekli aynı şeyleri yaşamamızın bir nedeni var… ve bu neden sandığımızdan daha derinlerde. Herkes için aynı etkiyi yaratmayabilir; özellikle anlatılan bazı yaklaşımlar herkese yakın gelmeyebilir. ️ Ama kendini sorgulamaya açık olanlar için oldukça etkileyici bir yolculuk. Benden sonra söz:Hep beyazı
SiyahPınar Gogulan · Libros Kitap · 2020273 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Bu kitap çok kısa bir sayfada bir resim var bende zaten böyle kitapları seviyorum. Kitabın içinde börülcenin rüyası anlatılıyor fakat börülce onu gerçek sanıyor. Rüyasında babasının iş yerine gidiyor ve iş yeri birden uçuyor uzaya geldiğinde mor bir fil börülceye seni mor gezegene götüreyimmi diyor bunun üzerine börülce kabul ediyor mor gezegene gelince fil hooooyhooot diye gülüyor börülce neye gülüyorsun diye soruyor ve börülceye mosmor oldun diyor zaten mor gezegene gelen herkes mor oluyor üzülme bende ilk başta öyle oldum ama alışıyorsun işte. Böyle böyle fil ile börülce macera yaşıyor ve birden herşey gidip boşluğa düşüyormuş börülcede aynı zamanda babaaaaa diye bağırırken tam yere yapışacakken rüyasından uyanıyor ve annesi odadan içeriye giriyor girer girmez anne babanın ofisi uçuyordu diyor ve annesi gülüp ona ameliyatta olduğunu doktorun sana ilaç verdiğini söylüyor o sırada hemşire içeriye giriyor ve annesi ve babasının dışarıya çıkmasını muayene edeğini söylüyor. Annesi çıkıyor babası çocuğuna göz kırparak odadan çıkıyor börülcede babası odadan çıktıktan sonra biliyordum biliyordum babam bir astronot diye bağırdı.
Babam Bir AstronotDeniz Tarsus · Can Yayınları · 201433 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 49. kitabı
BİTKİLER DÜNYASI TEPETAKLAK . Ben çiçek büyütmeyi beceremiyorum ya da beceremiyormuşum. Ne zaman evime bir çiçek alsam malesef sonu oluyor(du). Taa ki hediye gelen iki saksı çiçeğime kadar. Ne olmuştu da bunlar yaşamış, hemde nasıl güzel büyümüşlerdi? (Aman lütfen bir alayım da birşey olmasın ) İşte bu kitabı alıp kızımla okumak için amacım da buydu; çiçeklerime daha iyi bakmak. Fakat kitabı açıp okumaya başladığımız anda anladım ki, bu kitap tam bir keşif kitabı. İçeriği çocuklar kadar bitkilerden anlamayan biz büyüklerede hitap eden, elimizden düşüremeyeceğimiz bir okuma. Bitkilerin yalnızca oksijen ve yiyecek sağlamayıp yada görsel olarak içimizi açtığını söylemeyip ardındaki görülemeyenleri de sunmuş bizlere. Ne kadar dayanıklı olduklarını, zorluklar karşısında(soğuk, sıcak, yangın vs) hayatta kalabildiklerini ve biz ne kadar farketmesekte yardımlaşarak yaşamlarını sürdürdüklerini anlatmış biyolog @ebrualpay . Hem arıya, hem insana şifa olan ve çocukken emmeye doyamadığım Ballıbaba; çakıltaşına benzeyen ve bayıldığım Yaşayan Taş, gövdesi yeşil, kırmızı,turuncu,mavi, gri ve mor tonları ile bezenmiş Gökkuşağı Okaliptüsü; çiçeği açtığında çürümüş et kokusu salan Ceset Çiçeği; NASA'ya bile inceleme konusu olmuş Karahindiba;ismi gibi çiftçiler tarafından sevilmeyen Canavar Otu ve daha pek çoğu... Venüs Sinekkapanı'nın et yediğini biliyor muydun? Ters lalenin kemirgen hayvanları kendinden nasıl uzaklaştırdığını biliyor musun? Peki; Kardelenin soğanında bulunan "galantamin" maddesinin beyinle ilgili hastalıkların tedavisinde kullanıldığını duymuş muydun? Ya da "Et yiyen" meyveyi? Her bitkinin görseli, morfolojik özellikleri, nerede yetiştikleri ve 'bunu biliyor muydunuz?' bölümleriyle gerçek bir bilgi deposu. Unutmadan; kitabın sonunda yer alan botanik sözlük,
Bitkiler Dünyası TepetaklakEbru Alpay · Ötüken Çocuk Yayınları · 20267 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 48. kitabı
SESSİZ . "Hiçbir şeyi unutmuyor ki insan, unutamıyor. Sadece hatırlamıyor. " . İsmi gibi sessizce ilerleyen bir kitap bu. Sessiz fakat gümbür gümbür... Ele aldığı konu sert, dokunan, dokunduran. Yürek sızlatan... Kimi var susar; kimi var anlatmadan duramaz. Burada olduğu gibi. Biri iyileşmek için başka yol bulamazken, diğeri de unutmayı tercih etmişti! İşe yaramış mıydı dersiniz? Elbette hayır! Zaten öyle unutacağım demekle de unutulmuyordu ki. Lâl, avukatı olduğu Varlı Holding yöneticisine açılan dava ile şoktadır. Senelerdir tanıdığı Haluk Varlı için taciz suçlamasında bulunan eski sekreteri/aynı zamanda şoförünün kızı şikayet dilekçesinde bulunmuştur. Haluk Bey, olayın basına sızmadan halledilmesi için direktiflerini vermişse de, olmayan olmuş gazeteci Burak haberi patlatmıştır. Hemde oldukça iddialı bir şekilde! Lâl, bir tarafta dava ile ilgili araştırmalarını sürdürürken öte yandan dedesinden yadigâr, hiç çıkarmadığı kolyesini kaybetmiş onu aramaktadır. Tahmin ettiği yerde olması ise midesine kramplar girmesine sebeptir. Araştırmaları esnasında gözünün önüne gelen rüya gibi, kesik kesik sahneler de nedir? Mürekkepli el, büyük taşlı yüzük, mor ayakkabılar, kaçan muz çorap... Burak'ın yazısı ile sarsılan ve kendini görmesini isteyen sesi, Ali'nin çekinerek davaya devam etmesi, anne ve babasının bitmeyen aşkları ve kendi hayatındaki gerçekler!!! Bir çocuğun hafızasından içeri girip karanlıklarını aydınlatmak hiç bu kadar zor olmamıştır. Bastırılmış duyguların gün yüzüne çıkması sarsıcı, baba ve kızın o avizenin altındaki sarılması ise tam bir duygu şelalesi. Bir hukuk mücadelesinden minik bir kızın çözülmesine ait olan anlatım sade, sarsıcı, abartıya kaçmadan katman katman açılarak kabuğunu kırması ile yeniden doğuş adeta. Başta da dediğim gibi, gümbür gümbür
SessizRefika Ayşegül Uzun · Doğan Solibri Yayınları · 202582 okunma
Her sayfada evet bu benim dediğiniz kitap
Puan vermedi·88 syf.·
2026 11. kitabı
Jaguar’dan çıkan bu kitap zaten kapağından belli ediyor derdini. O siyah parçalar, aradaki mor çatlaklar... Hepsi kafamın içinin resmi gibi. Adı da manidar: Tiksinti. Okurken sürekli bir huzursuzluk var. Yazar Moya, günlük hayatın içindeki o görünmez çürümeyi, insanın kendine, eşyalara, şehre yabancılaşmasını tokat gibi çarpıyor. Büyük olaylar yok. Ama sabah uyanınca yastığın kokusundan tiksinmek, otobüste yanına oturan adamın nefes alışından irkilmek. Dili bıçak gibi. Uzun tasvirler, ağdalı cümleler yok. Kısa, net, vurucu. Okurken boğazına bir şey düğümleniyor. Karakterin kafasının içi çok tanıdık. Hepimizin 3-4 gecesi vardır ya, tavana bakıp “ne yapıyorum ben” dediğimiz. İşte o gecelerin kitabı. Bazen fazla karanlık. Kitabı kapatıp camı açma ihtiyacı hissettim. Herkese göre değil. Modun zaten düşükse üstüne basar. • Sonu... Beklediğim bir çözüm vermedi. Ama galiba mesele de bu. Tiksinti çözülmez, sadece alışırsın.
1000Kitap
TiksintiHoracio Castellanos Moya · Jaguar Kitap · 2025493 okunma