Şu cümleye dikkat buyurun:
"Bu işde âmil olanlarca ne gibi müessirler peşinde, ne türlü saiklere baş eğdiklerini ortaya dökmemekteki sebep nedendir?"
Aynı cümleyi bir de karga diliyle belirtiniz:
-"Bu işde neden olanların ne gibi nedenler ardında, ne türlü nedenlere baş eğdiklerini ortaya dökmemekteki neden nedir?"
Misalin tahlil ve teşrihini selim akıllı Türklere bırakıyor ve yalnız şu kadarını söylemekle yetiniyorum:
-Gerçek bir kurtuluş hamlesinin, bu vatanda, ağzı taşlarla örülü bir kuyu gibi kapatmakla mükellef olduğu ilk dernek "Türk Dil Kurumu"dur.
Bir keresinde Afşin'e gittik. Sabahtan erkeklere sohbet yaptık. Sonra kadınlar geldi onlara yaptım. Dediler ki, burda iki tane ilahiyetli kız var bir şey soracaklar size. Bende sorsunlar dedim. Dediler ki: "Mevla bize bizden yakın olduktan sonra daha başka bir kimsenin aramıza girmesine ne lüzümu var? Bende omlara; siz Kur'an okudunuz mu? Okuduk dediler. Kimden okudunuz? Hocadan dediler. Niçin Mevla’ya demediniz ki Ya Rabbi sen bize bizden daha yakınsın bize Kuran'ı sen öğret. Hoca Efendi biz orasını düşünemedik dediler. Kalın kafa, kalın. Bir şey bulamadın da rabıtayı inkar ediyorsun. Ah... fitne çok dünyada.
-Mahmud Ustaosmanoğlu (k.s) / Efendi Hazretlerimizin Sohbetleri 5