Tam yeri geldi söyleyelim: Bu özgürlük kavramı; en netameli, en kaypak kavramlardan biri. Cemil Meriç'in ifadesini kullanalım, tam kaypak bir kavram. Bugün herkes özgürlükten bahsediyor ama özgürlükle hiç ilgileri yok. İçeriğini deşifre ettiğinizde gönüllü kölelik olduğunu görürsünüz. Gönüllü kölelik, özgürlük olarak algılanıyor. Tüketim, tüketme alışkanlığı özgürlük olarak pazarlanıyor. Egonun öne çıkarılması, insanın hızın, hazzın, arzunun peşinde koşturulması özgürlük olarak lanse ediliyor. Bu, tam bir köleleşme biçimi ve üstelik gönüllü köleleşme biçimi:
Postmodern ironi, dromokrasi'nin zaferi!
Bitirelim. Çok sevdiğim ve sahibini bilmediğim bir söz var: "Ağaçlar canlı kaldıkça meyve verir, insanlar ise meyve verdikçe canlı kalır."
Doğrudur. Öte yandan, sevgi yoksa, meyve de yoktur. Vardır da, acıdır, yenmez.
Batı, kalben ölüdür. Bunu ne zaman anlayacak, kabul edeceğiz? Demokrasi deyip darbeyi savunurlar, insan hakları deyip katliamlara göz yumarlar. Menfaatleri, kıbleleridir ve sürekli değişir.