İnsanların çoğu; umursanmamaya, terslenmeye, reddedilmeye, küçümsenmeye, kovulmaya, emir almaya, suçlanmaya, aşağılanmaya, terk edilmeye ve unutulmaya karşı derin bir hassasiyet duyar. Zayıf ve korkak primatlar gibi davranırlar.
Bu on ihtiyacı karşılamazsanız; ilgili, nazik, samimi, yücelten, davetkâr, eşitlikçi, toleranslı, sevecen, dostça ve vefalı davranmazsanız; şaşırır, dengesizleşir, öfkeye kapılır ve muhtaç oldukları kötülüklerin tümünü size reva görürler.
Hayatımızı sürdürebilmek için bir sürü ıvır zıvrla uğraşmak zorundayız. Bu yüzden şöyle bir geri çekilip hayatımıza bakarak, 'Bu mu yani? Hayattan istediğim her şey bu mu? Buradı eksik olan bir şeyler yok mu?' demek alışkanlığına sahip değiliz'
Hayatımızı sürdürebilmek için bir sürü ıvır zıvrla uğraşmak zorundayız. Bu yüzden şöyle bir geri çekilip hayatımıza bakarak, 'Bu mu yani? Hayattan istediğim her şey bu mu? Burada eksik olan bir şeyler yok mu?' demek alışkanlığına sahip değiliz' «Seni oraya yönlendirecek birisine ihtiyacın var.
Her şey tamam olsun, kendimi daha az yalnız hissedeyim diye, benim için artık, idam günümde seyircilerin çok kalabalık olmasını ve beni nefret çığlıklarıyla karşılamalarını istemekten başka bir şey kalmamıştı geriye.