Murat Demirci

Murat Demirci
Coğrafya Öğretmeni
Eskişehir, İzmir, Şanlıurfa
Eylül 4, Konak
130 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Her şey sevgiden
Puan vermedi·592 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2025 02:30
İnsanlar seni, istedikleri kadar iyi bilsinler, ama kendi kendini aldatabilir misin? 140. Sayfada geçen bir söz. Nehludov kendisini sorgularken düşünüyor bu sözü. İçime oturdu. Zaten Tolstoy öyle bir yazar ki, tıpkı Dostoyevski gibi içimizden geçenleri, kendimize söylemekten çekindiğimiz, başkası fark eder diye ödümüzün koptuğu şeyleri suratımıza suratımıza çarpıveriyor. Bu konu özelinde benim merak ettiğim ise, nasıl kayıtsız kalabiliyoruz iç muhasebemize. Yapıyor muyuz ki? Yapıyor gibi mi yapıyoruz? Onu da mı hiç yapmıyoruz yoksa? Yapıp nasıl ilk fırsatta yapmıyormuş gibi yapabiliyoruz? Dostoyevski’nin Ölü Evinden Anılar’ını anımsattı, özellikle başından sonuna kadar karşımıza çıkan, her biri farklı bir hayat hikayesi barındıran karakterler. Ölü Evinden Anılar daha önce yazılmış Diriliş’ten. Rusya’da Sibirya’ya sürülmek en ürkütücü cezalardan, karakterler de tam olarak ‘kader mahkumları’. Tren yolculuğunda yaşananlar ve anlatım soluksuz okunmalı. Yolculuk bitince soluğunuzun kıymetinin farkına varmalısınız. Her şey sevgisizlikten oluyor aslında. Sevginin insana zarar verdiği nerede görülmüş? İnsanlara karşı sevgi duymuyorsan, otur oturduğun yerde! Teşekkür ediyorum.
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201921,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gökten Ne Yağdı da Yer Kabul Etmedi?
Puan vermedi·460 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2025 18:36
İçime dokundu deriz bizi derinden etkileyen şeyler karşısında. Kar, büyüleyici güzelliğe sahipse de soğuktur nihayetinde. Bu kitap da öyle bir etki yarattı içimde. Soğuk ve derinden etkili. Kitapta yer alan ülkemizde yıllarca ve hala da yüzeyden yanmıyormuş gibi görünen ama içten içe etkilerinin devam ettiği siyasi yangın konularına girmek istemiyorum. Bunu yapmanın ne kadar zor olduğunu da kitabı okuyan herkesin anlayacağını düşünüyorum. Kar küresi geldi aklıma. Hani güzelliğini bize göstermesi için ters çevirip tekrar düzeltmemiz gerekir ya biz de öyleyiz. Duygularımızı, insanlığımızı canlı tutmamız için ters çevrilip düzeltilmemiz gerekiyor maalesef. Düzken de güzellikleri gösterebileceğimiz zamanlarımız olur diye temenni ediyorum. Ka, Kadife, İpek, Sunay Zaim, Lacivert isim seçimleri hakkında Orhan Pamuk’un özel bir çalışma yaptığına inanıyorum. Karakterlerin içine girince, ‘evet kahramanın adı Ka olmalı’ dedirtti bana. Kars’ın mistik bir havası olduğunu düşündürmeye çalışıyor kitap. Ancak Anadolu baştan aşağı mistik, derin ve anlamlı. Kars bir parçası sadece. Şehirleri anlamlı kılan insanlarıdır ve onların kültürüdür. Araştırın, keşfedin, sorgulayın! Kars içimizde, Anadolu içimizde ve damarlarımızda akan asil kanda! Teşekkür ediyorum.
Edebiyat
KarOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202517,8bin okunma
İçimizdeki çocuk
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2023 28. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2023 17:57
Çocukken sokaklarda dolaşırken etrafında herhangi bir şey olmadan tek başına duran taşlara çok üzülürdüm. Hemen onları diğer taşlarını yanına götürüp yalnız kalmasınlar isterdim. Bazen saatlerce bu taşlarla uğraşırdım. Kimseye de söylemezdim ne yaptığımı deli zannetmesinler diye. Yetişkinliğimde de bazen böyle tek başına kalmış taş gördüğümde buruk bir acı duyumsarım hala. İnsanlara kızarım, kimse kimseyi bile isteye yalnız bırakmamalı. Günümüzün popülist yaklaşımı olan bireyselleşme, kendine alan açma gibi kavramları çok yanlış yerlerde yaşıyoruz bazen. Daha çok keyfime göre dönüyor bu maalesef. Çocuğun o güzelim dağ köyünde yalnız kalması ve etrafındaki cansız objelere isim verip onlarla konuşması yüreğimi burktu. Çantasına masal anlatan bir çocuktan bahsediyoruz. Şehir insanlarında hep bir doğa güzellemesi görürüz: “Şuralarda yaşamak vardı be” derler, anlık duygular uyanır, hemen fotolar çekilir ve kapanış. Doğayla bir olmanın ne demek olduğunu çok çok acı bedeller ödeyerek öğreneceğiz. Bundan hiçbir şüphem yok. Oysa nasıl olmalı doğa sevgisi, bakın çocuğumuz ne düşünüyor: “Çünkü geceleri ormandaki ağaçlar da çok korkarlar. Kimi kimseleri yoktur. Çıplaktırlar. Soğuktan tiril tiril titrerler, sığanacakları bir yer de yoktur. Ormanda gezer, korkmasınlar diye her birini okşardım. Yazın tekrar yeşermeyen ağaçlar, kesinlikle korkudan dönüp kalanlardır.” Çocuk saftır, temizdir. Kirletmeyelim ne olur hiçbir çocuğu. İçime işledi bu eser. Yaşadım okurken. Siz de yaşayın. Hep o içimizdeki çocuktan bahsetmez miyiz? İçimize tekrardan işlesin bu çocuk. Yazar da onu istiyor. Teşekkür ediyorum.
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma
Ruh Ressamı
10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2023 03:17
İnsan ruhunu ve onun derinlerde gizlediklerini yüzümüze yüzümüze daha iyi çarpan biri var mı acaba? İnsana insanı kelimelerle canlandıran bir tiyatro eseri gibi Yeraltından Notlar. Eseri okurken -özellikle Yeraltı bölümünde-parça parça o kadar çok düşünce geliyor ki insanın aklına, not etmekten başka çare bırakmıyor. Ömür boyu içinizde taşıyabileceğiniz bir eser. Zaten taşıdığımız da bir eser. Neden mi? Çünkü birçoğumuzun varoluşsal sancılar çekiyorum diye gezmeyi adet edindiğimiz dünyada, yazar yerin altından bildiriyor. Yeraltı diye bahsettiği yer ise beynimiz. Freud ona bilinçaltı demişti. Dostoyevski ise yeraltı diyor. “Evet efendim 19.yüzyıl insanı en başta karaktersiz olmalı, böyle olmaya manen mecburdur; karakter sahibi, çalışkan bir insansa oldukça dar kafalıdır.” diyor kendileri. Yıllar öncesinden günümüze ayna tutuyor. Şener Şen’in “Namuslu namussuz” filmi geliyor aklıma. İyilerin hep kaybedeceğini düşünmedik mi hiç? Tüm çıplaklığıyla anlatıyor yerin altından. “Yemin ederim ki, her şeyin fazlasını anlamak hastalıktır” diyor. Günümüzde ne geliyorsa başımıza fazlasıyla anlamaktan gelmiyor mu zaten? Ekliyor da devamında : “İyiyi, güzel ve yüksek şeyleri ne kadar çok anladıysam, o kadar derinlere battım, sıkıştım kaldım içlerinde.” İyi ile kötünün içimizde, insanlık var olduğundan beri çarpıştığını gösteriyor hepimize. Deliriyorum kitabı bitirdiğimde, ancak bu kitap hiç bitmez, bitemez. İçimizde daima iyi ile kötü çarpışacak, bundan kaçışımız yok. Yerin altına da girsek böyle girmesek de böyle. Başucu eseri değil “başiçi” eseri. Teşekkür ediyorum.
Edebiyat
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma
Küçücüğüm, insanlığım!
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2023 18. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2023 16:28
“Senin büyüklüğün, küçük adam, bize kalan son umut” Bildiri olarak dağıtabileceğimiz mesajlarla dolu bir eser. Yayınlama amaçlı yazılmaması da daha da ilgi çekici hale getiriyor seslenişi. İnsanlığa yapılmış büyük bir çağrı. Kitapta sürekli küçük adama da söylüyor zaten bu çağrının yapıldığını: “Sana bu sözleri ehil insanlar zaman zaman söyledi ancak hiçbir zaman dinlemedin küçük adam!” Alan fark etmeksizin birçok konuda “insanca” davranışlarımızın olması gerektiğinden ağır dert yanılıyor. Kendimizin de içinde küçük adam veya küçük kadın olmasından şüphe ediyoruz. Bu tanımlamaya uyan davranışlarımız elbette olmuştur. Buna hiç şüphe duymadan okumanızı ve okkalı tokatlamamızı isterim benliğimizi. Çünkü sarsılmadan asla kendimize gelebilecek bir insanlık olmadık tarihin hiçbir döneminde. İçimizdeki küçük adamlarla ve küçük kadınlarla yüzleşip, onları insanlık adına “büyütebilmek” dilekleriyle. Teşekkür ediyorum.
Psikoloji
Dinle, Küçük AdamWilhelm Reich · Cem Yayınevi · 202115,4bin okunma