...bu fani dünyada yataklarında huzur içinde yatanlar sadece bilmeleri gereken şeyleri bilen talihli insanlardı. Birinin huzurunu kaçırmak için onu bilmediği bir şeyin var olduğuna inandırmak yeterliydi.
Bu haliyle o , Tanrı'nın insanlara öğrettiği iyiyi tanıyan, fakat iyiliğin tadını çıkarmak yerine başkalarını kötülükle itham eden bir ahlâkçı, gibiydi. Kısacası Güzellik, adamın içine bir türlü girememişti. Gerçi Güzelliğe aşıktı ama vâsıl olamamıştı. Kavuşunca meşk, kavuşamayınca aşk olduğu galiba doğruydu.