Nasıl katlanacaktım içimdeki bu yabancıya? Aslında kendimden başkası olmayan bu yabancıya? Onu nasıl görmezden gelecektim? Başkaları onu gördüğü halde ben görmezken onu daima beraberimde taşımaya nasıl mahkum edilecektim?
Askerlerin bizden kat kat güçlü olduklarını bilmiyor değildim. Ancak garip olan, onlarınkinden daha güçlü bir şey beni etkisi altına almıştı.
Vicdan.
Kesinlikle vicdan.
Dünyadaki en korkunç şey odur.
Ona göre çocuğun zihnini mucize öyküleriyle kirletmek, kaba gücü, cinayet ve yağmacılığı insanlık ve yurttaşlık görevlerinin en yücesi olarak göstermek en büyük suçtu. Böyle bir eğitim ve öğretimden ancak kimi zaman cinayet ve zulüm bunalımlarına kapılan aptal, tembel ve sefil bir toplum doğabilirdi.
Odaya hapsedilen pahalı bir sanat eserinin aslında hiçbir değeri yoktur; çünkü o eser, hapsedildiği bu odada ya solacak ya da ölecektir. Bu yüzden sanat, ancak sevgiyle kuşatılırsa ışıldayabilir. Zenginlerin zamanının, eğitimlilerin işe parasının olmadığı bir dünyada sanat ancak solmaya mahkumdur.