Puan vermedi·192 syf.··
2026 76. kitabı
Bu kitabı okurken sık sık yaşlılığı düşündüm. Şimdi bile yılların nasıl geçtiğine şaşırırken seksen yaşına geldiğimde neleri hatırlıyor olurdum acaba? Mediha dönüp geçmişine baktıkça ben de bunu düşündüm. Ölümden söz ettiği yerlerde, eski günleri hatırladığı bölümlerde ben de ölümü ve geçmişi düşündüm. Mediha’nın gençliğiyle yaşlılığı arasında uzun yıllar var ama bazı şeyler hiç değişmemiş gibi geldi bana. Gençken de sevilmek istiyor, yaşlandığında da. Gençken de kırılıyor, yaşlandığında da. Yoksulluk, babasının ölümü, annesinin verdiği mücadele, sahneye çıkışı, yanlış insanlar, kayıplar… Hayatı boyunca başına gelmeyen kalmıyor. Herkes Mediha’yı eski bir assolist olarak görüyor ama ben daha çok evindeki halini sevdim. Eski eşyalarının arasında dolaşmasını, yıllar önce tanıdığı insanları hatırlamasını, bazen aynı anının etrafında dönüp durmasını. Okurken kendi büyüklerim geldi aklıma. İsmet’i de çok sevdim. Kitapta birçok kişi gelip geçiyor ama o hep aynı yerde duruyor. Lafı uzatmıyor, kendini öne atmıyor. Ne zaman ihtiyaç olsa yanında. Yangın, hastane günleri, yeniden sahneye çıkışı… Kitapta bunlar da var. Ama ben dönüp dolaşıp yine Mediha’yı düşündüm. Onca şey yaşamış, defalarca canı yanmış bir kadın. Buna rağmen sabah uyanıp hayatına devam ediyor.
Mediha Hanım Ölmek İstiyorEmre Saraçoğlu · The Kitap · 2024122 okunma
Bazı doğrular bir tartışmada değil bir karşılaşmada kaybedilir.
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 17:41
Babalar ve Oğullar ilk bakışta kuşak çatışmasını anlatan bir roman gibi görünse de, bence asıl anlattığı şey insanın kendi fikirleriyle verdiği mücadele. Romanın merkezinde Bazarov var. Her şeyi sorgulayan, hiçbir otoriteyi tanımayan, gelenekleri, romantizmi ve duygusallığı küçümseyen bir genç. Ona göre yalnızca akıl ve bilim önemlidir; geri kalan her şey insanın kendi kendini kandırmasından ibarettir. Kitabın büyük bölümünde ona hak vermemek zor. Çünkü Bazarov yalnızca yıkmak için yıkmaz; insanların sorgulamadan kabul ettiği birçok şeyi cesurca masaya yatırır. Ancak romanı unutulmaz yapan şey fikirleri değil, o fikirlerin kırılışıdır. Çünkü hayatın garip bir huyu vardır. İnsan bazen mantığıyla alt edemediği şeylerle karşılaşır: bir duygu, bir insan, bir aşk… Ve bir anda yıllardır kurduğu bütün cümleler yetersiz kalabilir. Belki de bu yüzden Bazarov hala bu kadar canlı bir karakter. Çünkü onun yaşadığı çatışma yalnızca ona ait değildir. Hepimizin içinde, dünyanın mantıkla açıklanabileceğine inanan bir yanımız vardır. Hepimiz bir gün o inancı sınayan bir şeyle karşılaşırız. Ve bazı doğrularımızı bir tartışmada değil, bir karşılaşmada kaybederiz.
Edebiyat
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202556bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İvan ilyiç’in Ölümü
9/10
·83 syf.··
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 11:39
Kitaba puanım 10 üzerinden 9 oldu. Bunun sebebi eserin herhangi bir eksikliği değil; tam tersine çok çabuk bitmiş olmasıydı. Okurken o kadar büyük bir keyif aldım ki İvan İlyiç’in iç dünyasında biraz daha kalmak, Tolstoy’un kaleminden birkaç sayfa daha okumak istedim. Belki de kırdığım o bir puan, kitabın bana yetmemesindendi. Çünkü bazı eserler vardır, son sayfasına geldiğinizde bitmesini istemezsiniz. İvan İlyiç’in Ölümü benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Bazı kitaplar vardır; bittiğinde “iyi ki okudum” dersiniz. Bazıları ise son sayfasını kapattığınızda sizi uzun süre düşünmeye mahkûm eder. İvan İlyiç’in Ölümü benim için ikinci gruba giren kitaplardan biri oldu. Sadece 83 sayfalık bir eser olmasına rağmen, birçok kalın romandan daha fazla düşündüren, daha fazla sorgulatan ve insanın içine daha derinden işleyen bir metin. Kitabı bitirdiğimde sayfa sayısına değil, içinde taşıdığı düşünce yoğunluğuna hayran kaldım. Üstelik Tolstoy’un bu eser üzerinde yaklaşık dört yıl çalıştığını öğrenince, her cümlenin neden bu kadar güçlü ve etkileyici olduğunu daha iyi anladım. Bir yazarın eserine verdiği emeği ve önemi görmek, kitabı benim gözümde daha da değerli hâle getirdi. Tolstoy’u zaten dünya edebiyatının en büyük romancılarından biri olarak görüyorum. Bu kitabı okuduktan sonra bu düşüncem daha da pekişti. Çünkü Tolstoy burada yalnızca bir insanın ölümünü anlatmıyor; yaşamı, insan ilişkilerini, toplumun ikiyüzlülüğünü ve ölüm karşısındaki çaresizliği anlatıyor. Bunu yaparken de okuyucuyu sarsmayı başarıyor. Sayfalar ilerledikçe kendinizi yalnızca İvan İlyiç’in hikâyesini okurken değil, aynı zamanda kendi hayatınızı sorgularken buluyorsunuz. İvan İlyiç karakteri, dışarıdan bakıldığında başarılı ve düzenli bir hayat sürmüş bir insan. İyi bir kariyeri, toplum içinde
Roman
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,2bin okunma
İnceleme
Puan vermedi·384 syf.··
2026 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 14:58
Türk mitolojisini, efsaneleri ve alternatif tarih kurgusunu seven biri olarak Oz’un Kalbi Mu Kıtası benim için oldukça farklı bir okuma deneyimi oldu. Kitap, Mu ve Atlantis gibi gizemli uygarlıkları merkezine alırken, Boğa, Börü, Gök Geyik ve Aslan gibi semboller üzerinden güç, bilgelik, adalet ve liderlik kavramlarını işliyor. Mu kıtasının görkemi, Oz Birliği'nin kudreti ve Atlantis ile yaşanan büyük mücadele kitabın temel çatışmasını oluşturuyor. Okurken en çok hoşuma giden şey, yazarın Türk kültüründen ve mitolojik unsurlardan beslenen zengin bir dünya kurmuş olmasıydı. Sadece bir savaş hikâyesi okumuyorsunuz; aynı zamanda sadakat, inanç, ihanet ve medeniyetlerin yükselişine dair düşünmeye sevk eden bir anlatının içine giriyorsunuz. Özellikle karakterlerin temsil ettiği değerler ve kutsal güçler, hikâyeye epik bir hava katıyor. Bununla birlikte kitap zaman zaman yoğun bilgi aktarımı ve geniş evren tasviri nedeniyle dikkatli okunmayı gerektiriyor. Fantastik ve mitolojik kurgulara alışkın olmayan okurlar için bazı bölümler karmaşık gelebilir. Ancak sabırla ilerledikçe olayların ve karakterlerin birbirleriyle olan bağlantıları daha anlamlı hâle geliyor. Genel olarak Oz’un Kalbi Mu Kıtası, Türk mitolojisini fantastik bir kurgu içinde okumak isteyenler için oldukça ilgi çekici bir eser. Ben kitabı okurken kendimi bazen bir destanın içinde, bazen de kadim uygarlıkların kaderini belirleyen büyük bir savaşın ortasında hissettim. Özellikle tarih, mitoloji ve epik anlatıları seven okurların şans vermesi gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum.
Duygu ve Düşünce
Oz’un Kalbi Mu KıtasıÇağlayan Yılmaz · Panama Yayıncılık · 2017624 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2026 188. kitabı
Kitap Atatürk'ün Milli Mücadele zamanını anlatıyor. Ancak oldukça kısaltılmış ve basit yer yer eksik ve hatalı olabilecek bir şekilde ele alınmış. Çizgi romanın boyutuna da değinmek istiyorum normalden çok büyük bir boyda. Son kısımda ise çizgi romandan bağımsız bir şekilde bilgiler veriliyor. Harita ve kronoloji de var. Son yorum olarak da şunu diyebilirim. Benim sevdiğim bir çizgi roman olmadı ancak yine de okunabilir.
AtatürkMarie Bardiaux-Vaïente · Alfa Yayınları · 202534 okunma
7/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
Merhaba kitap sever dostlarım, kitabımız bizi 1960'li yılların Bulgaristan'ına götürüyor. O yıllarda komünist rejimin Türk azınlığa yönelik uyguladığı isim değiştirme, dil ve din yasakları, eğitim üzerindeki kısıtlamalar ve kimliksizleştirme politikaları romanın konusunu oluşturuyor. Bu dönemde Ruslar ve Bulgarlar tarafından Türklere uygulanmış insanlık dışı politikalara, baskı ve dayatmalara şahit oluyoruz. Sırf Tük oldukları için az bir maaşla köle gibi çalıştıklarına, kendi dillerini istedikleri gibi konuşup yazamadıklarına, inanç ve ibadetlerini gizleyerek yapmalarına, kendi topraklarında mal mülk sahibi olamadıklarına şahit oluyoruz. İlay milli mücadele duygusu ile büyütülmüş bir kız. Kitabı da onun ağzından okuyoruz. Milliyetçi, idealist, azimli ve baskılara karşı boyun eğmeyen biri. Mehmet Ali, İlay'ın çok sevdiği nişanlısıdır. Kendisini Bulgar olarak gören, benliğini unutan biri. Birbirlerini çocukluktan beri tanırlardı ve aşıklardı. Ama sayfalar ilerledikçe aslında İlay ile Mehmet Ali'nin hayat görüşlerinin ne kadar da farklı olduğunu göreceğiz. Biri milli duyguları uğruna her şeyi göze alırken, diğeri sırf arzuları uğruna kendi benliğinden vazgeçebiliyor. Ilay'ın hem vatan aşkından hem de gönül aşkından vazgeçmemesi için vermiş olduğu mücadele çok etkileyiciydi. Kitabın ismi, yaşadıkları tüm zulümlere rağmen Türk toplumunun her bahar yeniden yeşereceğine, yani "çiçeklerin yeniden büyüyeceğine" olan inancı simgeler. Kitapta milli duygular ön planda. Bu da benim çok hoşuma gitti. Aynı zamanda aşk, isyan, nefret her türlü duygu var. Emine Işınsu, bu eseriyle Bulgaristan Türklerinin yaşadığı dramı sadece siyasi bir belge gibi değil, bir kadının iç dünyası ve mahrem acıları üzerinden edebî bir dille anlatmıştır. "Bedenler,beyinler ve sevdalar bu toprağa
Çiçekler BüyürEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 20121,948 okunma