"mücevher takmamıştı ama gözleri vardı..."
Alıntı
Horos’un Gözü
Horos’un Gözü, mücevher ve heykellerde koruyucu bir arma olarak kullanılır, gemilerin pruvalarına resmedilirdi. Horos’un gözlerinin Güneş’e ve Ay’a benzediği söylenirdi. Her şeyi gören gözler yalnızca Mısırlılar için önemli simgeler değildir. Benzer ikonlar Hristiyan kader gözü’nde, Amerikan dolarlarının arka yüzünde ve tabi ki- Yüzüklerin Efendisi’nde Sauron’un gözünde mevcuttur.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Siyer
Altın bir duygu, güneşi içmiş bir mücevher, Havası bol, meltemi çok, merhemi hep siyer! Nazar boncuğu bir gök, mümbit bir yer, Açık bir ruh, ferah dimağ, hayat dolu ciğer!
Din
Bir Ömrün İki Yakası
Bir yanım kadar yakın, göğe bırakılmış bir dua kadar uzak. Aynı semânın altında büyüdük, başka başka ufuklara bakarak. Sen baharı dallarında taşıyan bir ağacın gölgesinde dinlendin, Ben rüzgârın bile uğramadığı kurak mevsimlerde kalarak. Çehrende çocukluğundan kalma güneşli hatıralar vardı, Benim geçmişimse akşam vakti kapanan eski bir han gibiydi. Sen dönüp baktığında yüzüne tebessüm düşüren yollar buldun, Ben hangi sokağa varsam biraz daha eksiliyordum sanki. Hayata bakışın berrak bir nehir gibi akıp giderdi, Ben her düşüncenin dibinde çöken tortularla yaşardım. Sen yarınları konuşurken sesinde açan güller duyardım, Ben dünü susturabilmek için gecelere sığınırdım. Bir sofrada otursak ekmeğimiz aynı ekmek olurdu belki, Aynı göğe baksak yıldızlar ikimize de görünürdü. Yine de aramızda, haritalara sığmayan bir mesafe vardı; Senin hatıraların yurt tutmuştu kalbinde, benimkiler sürgündü. Kader ne tuhaf nakkaş... Aynı dünyaya bırakıyor insanları, başka başka masallarla. Kimi çocukluğunu bir mücevher gibi taşıyor ömrünün sonuna dek, Kimi, kaybettiği bir cennetin kapısını arıyor yıllarca. #Şeyda Keren
Şiir
Kaçıp giden yaşam..
"Sonsuzluğun bir anında her şey değişip başkalaşıyor. Meçhul bir odadan çıkıp gelen bir müzik parçası, insani şeylerin akışı içinde az da olsa bir kusursuzluk. Başımı hafifçe eğiyorum, tapınak yosunu üzerindeki kamelyayı düşünüyorum, bir fincan çayı düşünüyorum, o sırada rüzgar, dışarıda, yaprakları okşuyor, elimizden kaçıp giden yaşam yarınsız ve projesiz bir mücevher halinde donuyor, insanların yazgısı, günlerin soluk ardışıklığından kurtulmuş, nihayet ışıkla çevriliyor ve zamanı aşarak, dingin yüreğimi tutuşturuyor." Syf.91 Kirpinin Zarafeti youtu.be/ThulukLSBP8?si=... 🤍
1000Kitap
Yetmedi mi şu dünya hayatı için kendinizi değersizleştirmeye? Yetmedi mi mücevher değerindeki benliğinizi, köşe başındaki bir hurdacıya satmaya çalışmak? Yorulmadınız mı kendinizden daha azına razı olmaktan?”