"bir gün bütün değer yargıları değişecek ve yargılananlar yargıç, eziyet edenler de suçlu sandalyesine oturacaklardır ve onlar o kadar utanacaklar, o kadar utanacaklardır ki utançlarının ve suçlarının ağırlığı yüzünden ayağa kalkamayacaklardır."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
çay boyunca yüzüp gittin çocuğum. şimdi ben sana yalnız şunu söyleyebilirim: "çocuk kalbinin, çocuk ruhunun bağdaşmadığı her şeyi reddettin. işte beni teselli eden de budur. bir şimşek gibi yaşadın sen. bir defa çaktın ve söndün. şimşeği çaktıran göktür. ve gök ebedidir. işte budur beni teselli eden. bir başka tesellim daha var: insandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir. ve o öz olmadan tohum filizlenmez, gelişmez. yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır."
"hiçbir şeyin asıl özünü gözlerle göremezsin. duyu organlarımız bizi yoldan çıkarmaya bayılır. en kandırıkçı olan da gözlerimizdir. onlara fazla bel bağlarız. etrafımızdaki dünyayı gördüğümüzü sanırız., ama algıladığımız ancak yüzeydir. nesnelerin gerçek tabiatlarını, özlerini bulmayı öğrenmemiz gerekir, ama gözler bu konuda bize yardım etmekten çok bizi engeller. dikkatimizi dağıtırlar. gözlerimizin kamaşmasına bayılırız. gözlerine fazla güvenen bir kişi, diğer duyularını ihmal eder. bununla işitme ya da koklama duyularından fazlasını kastediyorum. içimizdeki isimsiz organdan bahsediyorum. şimdilik ona, kalbin pusulası diyelim."