Penaber

Penaber
@multeci0
4 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Pesüs
Şöyle ki: Martılardan bir tanesi yalnız yaşıyormuşcasına boşlukta Dünyanın en heyecanlı çizgilerini çizdi Ve bulutlar doldurdu bu kıvrımları yavaştan Ve benim yarattığım tanrılar ki, geldiler Bir inip bir çıktılar, çocuklar gibi Çığlık çığlığa...
Şiir
Reklam
Cehennem ateşine ve cehennem azabına inanan biri değilim; fakat bu gibi anlarda inançsızlığım yüzünden hayıflanıyorum. Hayır, aslında bu gibi anlarda cehenneme inanmak geliyor içimden. Kuşkusuz bir cehennem olmalı, zira işlediğiniz suçların karşılığında cezanızı çekmeniz için cehennemden aşağısı paklamaz sizi. Sizler var oldukça kainatta cehennem ateşine büyük bir ihtiyaç duyulacak.
Sayfa 229·Kitabı okudu
Kimi zaman kavuniçi, kimi zaman Osmanlı yeşili Sabahtan akşama kadar seyrederim Ve derim ki biz Çok değerli bir yüzük taşının halkasında sıralanmışız Ana sütü gibi bir aydınlık içinde Yani şu yeryüzünü bir uçtan bir uca kuşatmışız Dik tutarak gövdemizi Umutla Bazan da yıkılarak kendiliğimizden ya da bir kurşunla Ve bu hızlı akışa yaşayıp ölmek deriz. Yaşayıp ölmek, deriz, ne denir daha başka Denir, çok şeyler denir, biliyorum Geçecektir hayatımıza mutlaka Çok inandığımız bir şeyin çocukluğu Sonra gençliği, sonra oturmuşluğu Sonra hayat hayat gibi olacaktır. Bakma sen, kuşlar bir uçumluktur ne de olsa Denizler bir fırtınalık görkemli Bizse kendimizi insan olarak Bir tohum gibi dikmişiz sonsuzluğa.
Şiir
Bu korkunç değişikliğin tek nedeni, kendine inanmayı bırakıp başkalarına inanmaya başlamasıydı. Kendine inanmaktan vazgeçmiş başkalarına inanmaya başlamıştı, çünkü kendine inanarak yaşamak zordu: Kendine inandığında sorunlarını kolay sevinçler arayan hayvansal "ben" in yararına değil, neredeyse her zaman bu hayvansal "ben" e karşı karşı koyarak çözmesi gerekiyordu; oysa başkalarına inandığında ortada çözümlenecek sorun kalmıyordu. Her şey zaten çoktan çözümlenmişti, hem de ruhsal "ben" e karşı, hayvansal "ben" in yararına çözümlenmişti. Ayrıca kendine inandığı sürece hep insanlar tarafından ayıplanmışken, başkalarına inandığında çevresindeki insanların övgüsünü kazanıyordu.
Sayfa 65·Kitabı okudu
Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana - sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin, iyi ya da kötü fark etmez, sadece "daha" sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi.
Sayfa 13 - Can yayınları
1000Kitap