Her yeni yaş geçmişi farklı yorumlar
Puan vermedi·95 syf.··
2026 8. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 13:51
ailesine, anılarına ve özellikle geçmişle kurduğu duygusal bağa odaklanan otobiyografik metinler diyebiliriz. olay örgüsünden çok duygular, anılar ve gözlemler üzerinden Çocukluk anıları,Aile büyükleri ve akrabalar, Mardin’in kültürel atmosferi, Yoksulluk, para ve toplumsal sınıf ilişkileri ni anlatmış.şöyle bir Mardin’e gittim. Diyarbakır’da dolaştım geldim. Kitabın ismi, paranın insanlar üzerindeki görünmez etkisini ve ekonomik güçlerin aile yaşamını nasıl şekillendirdiğini anlatmak için aslında bir aile anısından almış. Bu minik anı ise şöyle; Büyükbabası, paraların içine gizlenmiş cinleri hapsetmek için banknotları parçalayıp elmaların içine saklıyorlarmış. Ben kitabı okuduğum zaman dilimi boyunca çocukluk anılarının aslında bir yetişkinken nasıl daha farklı yorumlanabildiğini düşünüp durdum. Çünkü çocukken farketmediğimiz his ve davranışlarımız biz büyüdükçe daha detaylı görünüyor. Geçmişi belki değiştiremeyiz ama her yaşımızda farklı yorumlayabiliriz. Şimdi koşup yeni kitap alışveriş listeme Cenk hikayeleri kitabını ekliyim de geleyim. Cenk hikayeleri kitabının yayınlama öyküsünü bu kitapta okuyunca içerledim. En kısa zamanda onu da okuyalım.
Paranın CinleriMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20221,740 okunma
10/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 243. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 07:38
(Işıklar yeniden yandığında, Heja Ağa, kasrın avlusunda tek başınadır. Mazgallardan birinin önünde durmuş, ellerini arkasında kavuşturmuş, dışarıyı seyretmektedir. Dimdiktir. Bir süre fotoğraf donukluğu. Sessizlik. Az sonra bir ulak girer. Bir süre sessiz, korkak durur. Konuşmaz. Az sonra Heja Ağa başı- ni usulca ondan yana çevirir. Bambaşka biri olmuştur.) ULAK- Yıkanmıştır, duası okunmuştur. Buyurursan huzura getireceklerdir ağam. HEJA AĞA - (Az sonra) Getirsinler! (Ulak çıkar. HejaAğa yeniden dışarıyı seyreder. Gene ses- sizlik. Az sonra dört köylü kişi, omuzlarında bir taht, üstünde bembeyaz kefenle Fasla Kadın'ın ölüsünü getirirler. Kısa bir süre dururlar eşikte. Heja Ağa döner bakar, başını sallar. Dört köylü kişi, az önce Bedirhan Ağanın ölüsünün bulunduğu yere koyarlar cesedi. Geri geri çekilirler. Heja Ağa yaklaşır.) HEJA AĞA- Herkes çekilsin huzurdan! Ağlayıcı Kadınlar da gelmesin! Onların iniltili dudaklarına düşürmem anamın taziyesini. Hiç kimse gelmesin! Buyruğumdur bu. Herkesçe biline! Bu avluya her kim ki bir adım atar, alnının çatından vururum onu. Tek başıma tutacağım anamın taziyesini. Bir başıma ve sessiz. Havar ki gayrı acılarımı sak- layacak bir ıssızlık bulamam. Haydi herkes çekilsin huzurdan!
Hayata Dair
TaziyeMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 2012351 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 237. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 20:06
Mahmud ile Yezida, Murathan Mungan’ın kaleme aldığı, biri Müslüman diğeri Yezidi olan iki düşman köyün gençleri arasındaki imkansız aşkı ve törelerin yıkıcı etkisini konu alan bir tiyatro oyunudur :Konu: Yıllardır süren kan davaları ve dinsel/kültürel farklılıklar nedeniyle bir araya gelmesi imkansız olan Mahmud (Müslüman) ve Yezida (Yezidi) adlı iki gencin destansı aşkı anlatılır. İki aşık kavuşmak için gizlice plan yapar. Mahmud, Yezida'nın saçlarına kırk gün boyunca her gün bir örük örer ve kırkıncı gün Yezida'yı kaçırmaya karar verirler. Aşklarının önündeki tek engel toplumsal tabular değildir. Aynı dönemde Müslüman köyün ağası, Yezidi köyünün arazilerine el koymak için bölgeyi Yezidi inancına göre dışına çıkamayacakları bir çember içine alır. Mahmud, Yezida'yı kaçırmak için sabırsız davranıp dilek ağacının yanına erken gidince yakalanır. Bu aceleci adım, iki gencin trajik sonunu hazırlar
Hayata Dair
Mahmud ile YezidaMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 20131,273 okunma
8/10
·136 syf.·
Beğendi
·
2026 59. kitabı
#neokudum Ne yazsa okurum dediğim yazarlardan biri olan Murathan Mungan, kelimeleriyle beni masallar diyarına götürdü, yine büyüledi. Lal Masallar, adından da anlaşılacağı gibi suskunlukların, dile gelmekte zorlanan duyguların ve içimizde sakladığımız hikâyelerin peşine düşen üç masaldan oluşuyor: Âzer ile Yadigâr, Muradhan ile Selvihan ve Ulak ile Sadrazam. Buradaki “lal” yalnızca konuşamamak değil; bazen bir aşkı, bir özlemi, bir yarayı ya da insanın içinde taşıdığı sesi farklı yollarla anlatmak demek. Mungan, masal geleneğinin büyüsünü korurken her hikâyenin içine insanın kendi yüreğine açılan bir kapı bırakıyor. Karakterler bazen söyledikleriyle değil; hissettikleri, sakladıkları ve kendilerini var ettikleri yollarla iz bırakıyor. İçlerinden beni en çok etkileyen Âzer ile Yadigâr oldu. Âzer’in sazında, Yadigâr’ın dokuduğu kilimlerde aynı duygu yankılanıyor: Yüreğin kendine ait dili. Muradhan ile Selvihan, sevdanın dile geldiği hâlde kader karşısında nasıl sınandığını anlatırken; Ulak ile Sadrazam, sadakatin, iktidarın ve insanın kendi içinde verdiği sessiz mücadelenin başka bir yüzünü gösteriyor. İlk iki masalda beni en çok etkileyen şey; aşkın yalnızca kavuşmakla değil, hissetmekle, hatırlamakla ve insanın kendini ifade etme biçimiyle de var olabileceğini görmekti. Belki de Lal Masalların en güzel yanı; bazen suskun kaldığımız yerlerde bile içimizde anlatılmayı bekleyen hikâyeler olduğunu hatırlatması.
1000Kitap
Lal MasallarMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20231,763 okunma
Yarımlara…
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:58
Murat Eken’i yıllar önce daha çok Çok Güzel Hareketler ve BKM dönemindeki işleriyle tanıdım. Oyunculuğunu sevdiğim kadar yazdığı skeçleri de hayranlıkla takip ediyordum. Olaylara bakışı, yaptığı durum tespitleri ve günlük hayatın içinden çıkardığı detaylar her zaman dikkatimi çekmiştir. Daha sonra farklı bir alana yöneldi ve kitap seslendirmeye başladı. Bana göre bugün kitap seslendirme konusunda Türkiye’deki en başarılı isimlerden biri. Onlarca kitap okudu, binlerce sayfaya ses verdi. Her dinlediğim eserde aklımdan aynı düşünce geçiyordu: Böyle güçlü skeçler yazan, hikâye anlatmayı bu kadar iyi bilen biri neden kendi kitabını yazmıyor? Neyse ki sonunda beklediğim oldu ve Murat Eken kendi hikâyelerini kaleme aldı. Yarım Kalanlar, dokuz farklı öyküden oluşuyor. Ortak noktaları ise yarım kalan insanlar, eksik kalan duygular ve tamamlanamayan hayatlar. Kitap boyunca en çok dikkatimi çeken şey anlatımdaki tasvirler, benzetmeler ve yerinde kullanılan ifadeler oldu. Özellikle üçüncü öykü olan “Noksan”, içerdiği toplumsal eleştiriyle ayrı bir yerde duruyor. Bazı satırlarda “Buradan oraya nasıl bağladın?” diye durup düşündüğüm oldu. İnce bir zekâ ve güçlü bir gözlem gücü hissediliyor. Murat Eken sevenlere ayrıca duyurmak gerekir ki kitap şu an yalnızca Storytel’de yer alıyor ve yazarın kendi sesinden dinlenebiliyor. Açıkçası böyle bir çalışmanın neden sadece Storytel’de kaldığını ben de merak ettim. Umarım ileride büyük yayınevleri de Murat Eken’in yazarlığına kapılarını açar ve kendisinden daha çok öykü, hatta roman okuma fırsatı buluruz.
Yarım KalanlarMurat Eken · Sesli Kitap · 2026128 okunma
Puslu Zamanlar
7/10
·264 syf.··
2026 300. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 18:51
1990’lı yıllarda her şeyin birbirine karıştığı,ölenin de öldürenin de nedeni bilmediği cinayetlerin işlendiği karanlık günleri kurmaca şeklinde anlatan kitap.Murathan Mungan gibi çok yönlü bir sanatçının,yazım süreci 30 yıl sürmüş romanından beklentiler haliyle yüksek oluyor.Başlangıçta gerilim dozu ve karakter analizleri beklentileri karşılasa da devamında uzun ve tekrara düşen zorlama cümleler odak kaymasına neden oluyor.Bir süre sonra,özellikle ikinci bölümde neden romana dahil edildikleri belirsiz karakterlerin doluşması okumayı daha da zorlaştırıyor. Romanın baş karakteri isimsiz tetikçi,işlediği gazeteci Saim Baran(Musa Anter) cinayetinden sonra Diyarbakır’dan Alanya’ya gidiyor.Romanın adı da iki şehir arasındaki uzaklıktan geliyor. Tetikçinin ruh hali ve karakteri muazzam işlenmiş.Tüm karakterler gerçekte var olan kişiler yani aslında gerçekle kurgu iç içe geçmiş.Bazı klişe laflar ve zamansız şiirsellik, romanın gerilim havasını bozup metnin okunmasını zorlaştırıyor.Romanın ortalarından itibaren,bildiğimiz şeyleri tekrar okuyormuşuz hissi oluşuyor.Nihayetinde çetrefilli konusu itibariyle merak uyandırsa da bunu karşılayabilen bir roman olamıyor maalesef.
995 kmMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20231,531 okunma