Münevver Tuğba Karataş

Hiç kuşkusuz yaşam bir armağandır. Ama biz insanlar öyle aciz yaratıklarız ki, bize sunulan bu armağanın tadını çıkarmak yerine kendimizi acılara boğuyoruz.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hayatın bitmek bilmez binbir işlerinin arasında sahip olmamız gereken gerçek düşünceleri kaybediyoruz. Hiç durmaksızın en iyi yemek ve içecekleri, en rahat oturacak ve yatacak yerleri hazırlamayı düşünüyoruz. Hepimiz budalaca, giyinip süslenmeye ve değerli vaktimizi zevk ve eğlence içinde geçirmeye çalışıyoruz. Memleketimizde artık maneviyatla uğraşan neredeyse hiç kimse kalmamış gibidir. Yarınlarımızı düşünen idealist insanlar kayboldu. Herkesin aklında yalnız bir şey var, o da; nerede ve nasıl daha fazla kazanç sağlayabileceğini düşünmekten ibarettir. Herkes zevk ve sofaya dalmış bir haldedir. Şimdi insanlar, bir yangın ânında felâketzedelere yardım etmek yerine, yağmacılık yapıp, mal kaçıran soygunculara benziyorlar.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Hayat

Münevver Tuğba Karataş

, 2022 okuma hedefini güncelledi.
2022 OKUMA HEDEFİ
2/22 kitap - %9 tamamlandı
2 kitap okudu
22 kitap
2.538 sayfa
0 inceleme
3 alıntı
Stoacı bilgelik ideali de budu & İnsan toplum yaşam ı nda neyin kend i si n e bağlı olduğunu n ve ne­ yin kendisine bağl ı olmadığının bilincinde olarak evre nsel doğaya ve kendi doğasına uygun ol m ayan hiçbir şeyin pe ­ şi n de koşmayac a k, bunun için kendisini harap etmeyecekti t . Gerçek huzur ve mutluluk buradadı r .
Sayfa 14·Kitabı okudu
Felsefe
Konuyu biraz daha açmamı istiyorsan, aynı düşünceyi olması gereken, gerçek anlamını korumak şartıyla farklı şekillerde ifade edebiliriz, zira mutlu yaşamın aslında özgür, dik, korkusuz ve sağlam duran bir zihin olduğunu, keza bu zihnin korkunun ve şehvetin dışında konumlandığını, kendisi için tek iyinin ahlaki doğruluk, tek kötünün ise ahlaksızlık olduğunu, değersiz bir yığından ibaret diğer şeylerin mutlu yaşamdan hiçbir şey alıp götüremediğini ve ona katkı sağlayamadığını, en yüce iyiyi artırmak veya azaltmaksızın gelip gittiğini söylemekten bizi ne alıkoyabilir?
Sayfa 22
Felsefe