İkimizin, rüzgarla kilometrelerce uzağa savrulan ama her ikimizi de döken ağacın iç içe geçmiş, derin kökleriyle birbirine sıkı sıkıya bağlı iki yaprak olduğumuzu hayal ederdim.
"Kafamı çıkarıp dolaba kilitlesem bir haftalığına
karanlığına boş bir dolabın
Omuzlarıma bir çınar diksem kafamın yerine
uyusam gölgesinde bir haftalığına..."
Şehit kanıyla sulanmış bereketli topraklarımızı, mimarimizi, asaletimizi korumamız gerekiyor laflarına inancımı yitirdim. Tek stratejimiz var kıçımızı kurtarmak... Strateji bu!