Osmanlı'da çeşitli mesleklerde, sanatlarda kabiliyetli kişilerin oluşturduğu birlik ehl-i hiref olarak isimlendirilmiştir. Bozdoğaniyan ( بوزدغانیانcemâat-i bozdoğaniyân-ı hâssa): Saray için gürz adı verilen, topuz, şeşber gibi savaş silahları hazırlamakla muvazzaf olan bölük. Destivan دستوان (cemâat-i destivane-i hâssa): Sultanın ve maiyetinin av esnasında giydikleri destivan adı verilen özel eldivenleri üretmekle vazifeli olan bölük. Efsârdûzân اسفار دوزان (cemâat-i esfârdûzân-ı hâsaa): Yularlar, dizginler yapan grup. Kardgeran كارد گران (cemâat-i kardgerân-ı hâssa): Kârd كاردFarsça bıçak demektir. Sultan ve sarayın ileri gelenleri için sanatsal değeri olan bıçak, hançer vb. kesici aletleri üretmek ve bunların süslemeleriyle vazifeli bölük. Niyamgeran ( نیامگرانcemâat-i niyâmgerân-ı hâssa): Niyam kın demektir. Kılıç, bıçak, hançer gibi aletlerin kınlarını hazırlamakla vazifeli bölük. Müşâharehoran (cemâat-i müşâharehoran-ı hâssa): Sarayda görev yapan şairler, müzisyenler ve çeşitli ulema sınıfı mensuplarının yer aldığı bölük. Müteferrika ( متفرقەcemâat-i müteferrikagân): Müteferrika, diğer sanatçı ve zanaatçıların toplanmış olduğu grup. Arşivlerde cemaat-i müteferrika-i ehl-i hiref olarak da geçer.
Sadrazam Damat İbrahim Paşa,mason olduğunu bildiğimiz Sait Çelebi ve İbrahim Müteferrika ile de iyi ilişkiler içinde olmuştur.Daha önce de söylediğimiz gibi Sait Çelebi ve İbrahim Müteferrika ilk Türkçe kitap basan matbaayı kurmuş isimlerdir.İlk Türkçe basan diyoruz çünkü İstanbul'da daha önce de matbaa kurulmuş,ancak Türkçe değil,Latince,Rumca,Ermenice, İspanyolca ve hatta Arapça kitaplar basmıştır.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İlk Türk masonlarına gelince, elimizdeki belgelere göre bu kişiler,1720 yılında Fransa'ya elçi olarak giden Yirmisekiz Mehmet Çelebi'nin oğlu Sait Çelebi ve İbrahim Müteferrika'dır.Biliyorsunuz İbrahim Müteferrika,Sait Çelebi ile aynı zamanda Osmanlı'da ilk matbaayı kurmuştur.
Sayfa 67·Kitabı okudu
Alıntı
“Nâimâ Tarihi’nin sonunda yer alan bilgiler, İbrahim’in yönetimindeki matbaanın o devirdeki verimi hakkında aşağı yukarı bir fikir vermektedir. Vankulu Sözlüğü’nden ve Hacı Halife’nin eserinden 4000 adet, diğer bütün eserlerin her birinden de 500 adet basılmıştır. Bundan sonra İbrahim’in matbaası 23 ciltlik 17 kitabı 12.500 adet basmıştır. Tüm koleksiyonun fiyatı 120 kuruştur.”
İbrahim Müteferrika devrimciymiş.
Sözü edilen Usûlü’l-hikem fî nizâmi’l-ümem’in amacı, Osmanlı devlet kuruluşunun bozulmasının, Avrupa devletlerinin güçlenmelerinin nedenlerini araştırmak, kalkınmak için Osmanlı devletinin neler öğrenmesi ve alması gerektiğini belirtmektir. Yazar, önce üç siyasa düzenini anlatır: monarhiya, aristokrasiya, demokrasiya. Bunları tanımlama biçiminden bellidir ki, İbrahim bunların asıl üçüncüsü ile ilgilidir. Batı’da kendisinden az önce yaşamış devrimci düşünürler gibi o da sözünü ettiği demokrasi, parlamento, halk egemenliği yöntemlerinden ihtiyatla söz ettiği, yargısını sakladığı halde, üç düzen içinde onu üstün gördüğünü gözümüzden saklayamamıştır. O zamanki Avrupa’da en ileri ulusların demokratik düzende bulunan uluslar olduğunu (Hollanda ve İngiltere’yi gösterir) bunların yasalarının Tanrı’dan gelme şeriat ilkelerine göre değil, akıl yoluyla bulunmuş ilkelere dayandığını da sözlerine katar.
Sayfa 53·Kitabı okudu
Patrona Halil isyanı; halkın fakirliği
Sabunsuz ve mumsuz halk elbet ki İbrahim Müteferrika Matbaası’nda basılmış Vankulu Lügati ile Naima Tarihi'ni okuyacak değildi ve elbet ki bu halk Sadabad, Asafabad, Şerefabad, Mihrabad gibi mamureleri uzaktan uzaktan kinle seyredecekti. Yalın ayaklı Patrona ile yalın ayaklı avanesi halkı elbet ki kolaylıkla ikna edecekti.
Tarih