Yazar, kitabını wattpadde yazmaya başlamış, en başta üçleme olacak şekilde tasarlamış fakat ilk kitabı yayınlatamasa devamını yazmayacakmış. O yüzden bizi bu güzel eserden mahrum bırakmadıkları için Kent Kitap'a teşekkür etmeliyiz :)
Kurgudan biraz bahsedecek olursam; gelecekte yozlaşmış bir toplumla karşı karşıyayız. Dünyayı yerle bir eden büyük savaşlardan sonra hayatta kalanlar kendilerini tanrı ilan eden 7 insan tarafından yönetiliyor. Hayat, adalet, toprak, ticaret, keşif, savaş tanrıları ve tanrı kral. İnsanları yakalatıp köle olarak çalıştırıyorlar. Böyle bir dünyada geçen birbirinden bağımsız gibi görünen iki hikaye okuyoruz.
Biri Theodore ve Miriam'ın hikayesi, bir gemide doğup büyüyen iki arkadaş tüm sevdiklerini orada kaybettikten sonra karaya çıkmak zorunda kalıyorlar ve hayat tanrısının adamları tarafindan yakalanıp esir ediliyorlar.
Diğer hikaye ise Hakan, Zero ve babalarının tanrı kraldan kaçış hikayesi. İki hikayenin ne zaman kesişeceğini merakla bekledim ve kitabın ortalarına doğru beklediğim an geldi. Kurguyu bayağı sevdim, çok heyecanlıydı.
Başarılı bir distopik kurgunun yanı sıra kitabın felsefi bir yönü var. Yazar inanmak ve bilmek üzerine insanın yaşadığı çelişkiyi irdeliyor. Gerçek olduğunu düşündüğümüz için mi inanırız, yoksa inandıklarımız mı bizim gerçeğimiz olur? Peki insan neden inanır?
Kitabın karakterleri arasında inancını kaybetmiş olan da var, katıksız inanan da. Yazar, kendi fikrini okura dayatmaya çalışmadan konuyu her açıdan ele almış, bu yönünü de ziyadesiyle sevdim. Yalın anlatım dili ve son ana kadar gizemini koruyan olaylar da kitabı bir çırpıda okumanızı sağlıyor.
Bonus; serinin 2.kitabı Tanrılar Çağı 2: Melek ve Şeytan wattpadde yayınlanmaya başlamış . Hemen okumaya başladım. Son zamanlarda yerli yazarlardan başarılı distopyalar