Sanırım neye sahip olursan ol, bunu gösterdiğin ve paylaştığın zaman seninle mutlu olacak birileri yoksa sahip olduklarının hiçbir önemi yok.
Kendinden Daha Büyük Bir Şeyi Temsil Et Bugün gereksiz var olan hiç kimse yoktur. Her birimizin burada olmak için bir nedeni, özel bir amacı, bir görevi var. Kendin ve sevdiklerin için güzel bir hayat kur. Mutlu ol ve bol bol eğlen. Ve toplumun tanımlarına değil, kendi tanımlarına göre başarılı ol. Ancak hepsinden öte, önemli ol. Hayatını anlamlı kıl. İşe yara. Elinden geldiğince çok insana hizmet et. Sıradanlıktan ancak bu şekilde sıyrılıp sıra dışılığa yükselebilir ve gelmiş geçmiş en iyilerin arasında yerimizi alabiliriz.
Sayfa 225·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Oysa gerçek şu ki, en az mutlu olmak kadar mutsuzluk da hayatın bir parçası. Sürekli mutluluk dayatması ve bu illüzyon, beraberinde mutsuzluğu getiriyor. Sürekli mutlu olmayanlar (ki bu aslında herkes) kendilerinde bir gariplik olduğunu düşünmeye başlıyor ve bu da onları mutluluk yerine mutsuzluğun kollarına itiyor.
Sayfa 138 - Kronik Yayıncılık
Ancak gerçekten ilginç olan, bize sürekli mutlu olma zorunluluğunun pompalandığı bir yaşamı sürdürmemiz. Mutlu olmamak, sanki bizde bir gariplik olduğunun göstergesi gibi algılanıyor. Ve daha da ilginç olan, bu gariplik hissi ve herkesin mutlu olduğuna dair yanılgı, bizi daha da mutsuz hale getiriyor. Birçok insan kendinde bir sorun olduğunu düşünüyor.
Sayfa 138 - Kronik Yayıncılık
basit olan güçlüdür, açıktır, çözüm odaklıdır, mümkündür, dolayısıyla doğrudur. Huzursuz olma, sade ve yalın ol... Biri bir yanlış mı yapıyor? Her ne yapıyorsa kendine yapıyor... Başı­na bir şey mi geldi yoksa? Şaşırma. Olan her şey evrensel doğanın karar süzgecinden geçmiştir, hayata ilmek ilmek dokunmuştur. Hatırla ki hayat kısa. Şu anın ni­metlerinden adil bir şekilde faydalanmaya bak... Aklın karışıkken bile ayık ol... Hiçbir şeyi zorlaştırma, ko­laylaştır...
Felsefe
Ölüm kutsanmasın! Ulan öl, o zaman! Yani, kurşun girince ne sosyalizm kalıyor, ne Kürdistan, ne ülkücülük... İlk düşündüğün, kan nasıl durur, anlatabiliyor muyum? Ölümü kutsayan insanlar tarihin en büyük suçunu işliyor. Türk ordusundan, siyasilerden kimse bana Ahmet'in ölümünü açıklayamayacak. İki taraf da o çocuğun üç parça halinde annesinin kucağına gitmesini açıklayamayacak. Solculara kızıyorum. Belki bir ülkücü çok kolay ölüme götürür, dinci cihat için götürür. Solcular insanları biraz daha dikkatli ölüme göndermeli. Biz hayatı kutsayan insanlar olmalıyız. Kitaptaki ideolojilerden çok pratikteki hayatı yüceltmeliyiz. "Sonraki nesiller mutlu olsun, git öl" dememeliyiz. Belki kimse bunu demedi ama pratikte bu yaşanıyor, ucuz kahramanlık. Ölüyorsun, ailene biraz para gönderirler bitti, şehitlik hikâye. "Yaralanmamaya, ölmemeye dikkat edin, çünkü her ölen askerin ailesine şu kadar para yatırılıyor, devlet bütçesini sarsmayın" diye yazı gelmişti. İnsanın hayatı boyunca koşamamasının karşılığı ödenir mi, mümkün mü?
Sayfa 200 - Metis Yayınları·Kitabı okuyor
Anı