When Harry Met Sally
Filmimiz Harry ile Sally 'nin New York'a birlikte gitmesiyle başlıyor. Ve kadınlarla erkekler arkadaş olabilir mi? sorusunun cevabını cevaplıyorlar. Yıllar geçiyor hayatlarına birileri giriyor. Ve tekrar yolları kesişiyor. Sally Harry ile arkadaşlığının tamamen bitmesinden korkarak ve yılbaşında yalnız kaldığı için yanına geldiğini düşünerek Harry'nin itirafına inanmaz. Ve filmin en sevilen repliği olan "Hava 20 dereceyken üşümeni seviyorum. bir buçuk saatte sandviç sipariş etmeni seviyorum. deliymişim gibi bakarken kaşını kıvırmanı seviyorum. seninle beraber olunca, giysime parfümünün sinmesini seviyorum. ve gece yatmadan önce konuştuğum en son insan olmanı seviyorum. ve yalnız olduğum için veya yılbaşı akşamı olduğu için değil. çünkü hayatının geri kalanını başka biriyle geçirmek istediğini anladığında, hayatının geri kalanının bir an önce başlamasını istiyorsun. anlıyor musun?" söyler. Tabi ki Sally'nin gönlünü fetheder, evlenirler. Mutlu Son...
Film
"Daha son sözü söylemedi hayat! Belki yarınlar, mutlu sonlar var. Yeniden başlamak yorar insanı; Ama sonunda kavuşmak, mutlu olmak var..." -Nazım Hikmet
Hayata Dair
Reklam
Şam'a Dönüş Kitabın son kısımlarını gözyaşlarıyla okuyorum, ne mutlu Müslümanım diyene.
En derinlerden…
Bir defa çıktım o kuyulardan, asla dönmem sanıyorsun. Sonra birden karşına başka bir kuyu daha çıkıyor, sanki, eski tanıdık bir dost görmüşsün gibi yeniden dibine iniyorsun. Karanlıktı ama nasıl oluyorsa mutlu ediyordu seni, son bir umuttu belki gibi ya da Şiddetli bir özlem… Ne farkeder ki, her kuyunun dibi aynı değil mi? Işığa karşı nefretidir ruhunun, sana karanlıkları sevdiren. Kimden ve nereden geldi bilmiyorsun! Gizliyorsun, renkleri ve çiçekleri sever gibi yaşıyorsun Oysa en huzur bulduğun yer soğuk ve karanlık bir kuyu…
Uyanan Güzel
Sonsuza kadar mutlu yaşanan masallar Karanlık bir sokakta ruhu sallar Loş ışığın altında köhne masalarda Bilmem neyi unutmaya çalışır insanlar Kaçıncı kez kaybettiği bi hatırayı Son kez bulmayı umar
“Kadın ve erkek farklılıklarına rağmen eşittirler”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan Kadın ve erkeğin beyin yapısı, ruhsal ve psikolojik yönden birbirlerinden pek çok farklı yönü olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ancak iki cinsten birinin diğerinden üstün değil, iki cinsin bir elmanın yarısı gibi bir birini tamamladıklarını söyledi. Üsküdar Üniversitesi Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, son dönemlerde yoğun bir şekilde süregiden kadın-erkek eşitliği konusundaki tartışmalara açıklık getirdi. Tarhan, “Kadın Psikolojisi” isimli kitabında iki cinsi biyolojik ve psikolojik yönleriyle tahlil eden Tarhan, önemli ayrıntılara dikkat çekiyor. Son 10-15 yıldır nörolojik bilimlerdeki devrim ve genetik bilimlerdeki olağanüstü gelişmelerin kadın erkek farklılıklarını yeniden ele almayı zorunlu hale getirdiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan şu değerlendirmelerde bulunuyor. Kadına biçilen roller yeniden değerlendirilmeli “Birinci önermemiz, kadının biyolojisini göz önüne almadan onun için en uygun olanın tanımlanamayacağı gerçeğidir” diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “İkincisi, kültürel ve geleneksel aktarımların kadına biçtiği rollerin, günün verilerine göre yeniden tanımlanması gerektiği gerçeği. Üçüncü önermemiz, modernizmin getirdiği sosyokültürel değerlere rağmen ruh sağlığımızdaki olumsuz gidişatın kadın psikolojisi üzerindeki sonuçlarını gözden geçirmek gerekliliği. Dördüncü ise, kadına ikinci sınıf olmayı öneren erkek egemen kültüre karşı, kadın erkek savaşlarını teşvik eden feminizmin yanlışı yanlışla düzeltmeye çalıştığının kanıtlanması” dedi. “Ortalama erkek, ortalama kadından daha üstündür” düşüncesinin Aristoteles’in tezi olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Aynı tez materyalizmin teorisyenlerinden Nietzsche tarafından da savunuldu. “Peki, günümüze gelindiğinde bu durumun alternatifi nedir?
Reklam
Reklam