Seneca,okuduğum ilk yazar fakat siyaset felsefesi alanında benzer devlet adamların kaleme aldığı türden okuduğum bir kaç türden kitaptı.
Bilgenin sarsılmazlığı üzerine ve İnziva üzerine iki bölümden oluşan kitabın felsefe severler için sıkılmayacak ölcüde üslubu ve derinliği elbette var.
Fakat kısmen bu kitapla yetinilecek ölçüde stoaizm 'e değinilmemiştir..
Burada Bilge, hakikat, bilgenin iç dünyası ve dış dünya arasında değişenler değişmeyenler,bilgenin elinde olanlar olamayanlar, bilgenin değiştirebildikleri,değiştiremedikleri üzerinden bilgenin de doğaya, onu yaşamı temaşa üzerine yaratılan dünyaya bakabilmesi üzerine kısa bir Stoa yolculuğu niteliğindeydi...
Aslında hepimizn adını öyle yada böyle duyduğu Stoacılık, Stoa felsefesi bizlerin bugün,yıkıcı duyguların , olayların, duygu durumumuzu kontrol edebilmek, ve belkide psikolojik olarak daha dayanıklı olabilmenin yolunu açabilmeyi savunan görüştür.
Antikçağın Atina agorasında, Helenistik dönemde Kıbrıslı Zenon tarafından kurulan bu ekol, doğaya uygun yaşayarak geçirilen bir hayatla özdeşleştirmeyi benimsemiştir...
"Zenon, bilgi anlayışında, sözcüklerin düşünceleri ifade ettiğini, düşüncelerin ise, bir nesnenin zihin üzerindeki etkisi sonucu ortaya çıktığını söyler. Zihin, doğuştan boş bir levhadır ve düşünce dağarcığını dış dünyadaki nesnelerden etki aldıkça doldurur. Zenon, insan ve ahlak anlayışında, dünyanın bir parçası olan insanın da aynı şekilde maddi bir varlık olduğunu ve tanrısal ateşten pay aldığını söyler. İnsandaki bu ateş, onun ruhunu meydana getirir. O, insan ruhunun en iyi ifadesini akılda ve akıllılıkta bulduğunu savunur. Zenon'un ahlâkı ise, bir yandan akla ve bilgiye, bir yandan da doğal düzene boyun eğmeye dayanır. "
Stoacılar, erdeminin tek iyi, üzerinde hareket edeceği malzeme"