İnsandan kaçmak kolay, kendinden kaçabilirsen.
Puan vermedi·704 syf.··
2026 213. kitabı
Romana başlamadan gizemli bir cinayet bekliyordum ama suçun psikolojik yönüne bu kadar dokunacağını tahmin etmiyordum açıkçası. Suç nedir? Başkalarına zarar vermek mi yoksa kişinin ve toplumun vicdanına ters gelen herşey suç mudur? Suç işleme isteği kişide doğuştan mıdır? Yoksa fırsatını bulan herkesin suça eğilimi olabilir mi? Suçun cezası hapis, kürek cezası vesaire fiziksel zorlamalar mıdır? Yoksa kişinin vicdanının dayanılmaz bir ağırlıkla tepesine binmesi mi? Romanın ana kahramanı Raskolnikov ilginç bir karakter. İşlediği cinayet para için mi, hastalığından mı, öldüreceği kişinin yaşlı ve topluma faydasız olduğunu düşünmesi mi? Ya da hepsi birlikte mi cinayete sebep olmuştur? Aslında niyeti ilk aşamada para olsa da sonrasında iç sesi ve hisleriyle karşı karşıya kalınca çaldığı paraları dahi ne saymıştır ne de kullanmıştır. Kitaptan benim anladığım tek cümle ile En büyük mahkeme insanın kendi vicdanıdır orda aklanmayan rahat edemez. Dostoyevski müthiş bir yazar, eseri de kendi gibi tâbi. Derler ki: Kısa bir mutluluk döneminden sonra büyük romancı ölünce, cenaze töreninde eşi Anna’ya, “Çok genç bir kadınsınız, yeniden evlenecek misiniz?” diye sordular. Anna bu soruyu, müthiş bir karşı soruyla yanıtladı: “Dostoyevski öldü, Tolstoy ise çok yaşlı. Dünyada evlenecek başka erkek var mı ki?” Suç ve CezaSuç ve Ceza Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma
9/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 21:06
VADİDEKİ ZAMBAK (Roman) HONORÉ DE BALZAC 1799-1850 yılları arasında yaşamış, realizm (gerçekçilik) akımının en etkili temsilcilerinden biri kabul edilen Fransız yazar Honoré de Balzac’ın başyapıtlarından Vadideki Zambak romanıyla hem yazarı hem de eserini tanıma yolculuğumuza devam ediyoruz. Vadideki Zambak, gerçekleşmeyen bir aşkın insan hayatını nasıl şekillendirdiğini anlatan etkileyici bir romandır. Aşkın yalnızca kavuşmak olmadığını; bazen vazgeçmek, beklemek ve fedakârlık yapmak anlamına geldiğini son derece zarif bir şekilde ortaya koyar. Bu yönüyle aşkı en hüzünlü ve en ince biçimde anlatan romanlardan biri olarak değerlendirilebilir. Romanın başkahramanı ve anlatıcısı Félix’tir. Çocukluğunda annesinden sevgi görmemiş, yalnız ve kırılgan bir karakterdir. Annesinin zoruyla katıldığı bir davette evli ve aristokrat bir kadın olan Henriette ile tanışır ve ona derin bir aşkla bağlanır. Henriette ise Kont de Mortsauf ile mutsuz bir evlilik sürdürmektedir. Ruhsal olarak Félix’e yakınlık duysa da ahlaki değerleri ve toplumsal sorumlulukları nedeniyle duygularını bastırır. Roman boyunca Félix ile Henriette arasında yoğun fakat platonik bir aşk yaşanır. Eserde tutku ile görev arasındaki çatışma, ideal aşk, fedakârlık, toplumsal baskı ve insan ruhunun karmaşıklığı son derece gerçekçi bir dille işlenmiştir. Félix’in hayatına daha sonra giren İngiliz kadın Lady Dudley ise Henriette için hem fiziksel aşkın hem de kadınlık kimliğinin farkına varılmasını sağlayan güçlü bir rakip olarak karşımıza çıkar. Anlatıcı, yaşananları mektup tekniğiyle aktarır. Romanın sonunda ise Félix’in hayatındaki üçüncü bir kadın devreye girer. Bu kadının Félix’e yazdığı mektupta Henriette ve Lady Dudley daha gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirilir. Üstelik bu değerlendirmeler, bir
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202552,9bin okunma
Reklam
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 19:37
Avustralyalı yazar Meg Mason’ın 2022’de Women’s Prize for Fiction ödülüne aday gösterilen kitabı Keder ve Mutluluk'ta, 17 yaşından itibaren kronik depresyonla mücadele eden Martha’nın hayatını kendi ağzından okuyoruz. Martha, alkolik bir anne, sevgi dolu ama başarısız bir şair baba, deli dolu bir kız kardeş, çocukluğundan beri ona aşık olan bir koca, yardımsever bir teyzeden oluşan bir ailenin içinde başlarda kendini anlaşılmamış, değer görmemiş gibi hissetsede sonradan her koşulda ne kadar sevilip desteklendiğini itiraf eder. Romanda Martha'nın hastalığının ismini bilmiyoruz, yazar hastalıktan bahsederken .... kullanmış. Sanırım yazar, okuyucunun bu hastalıkla özel bir bağ kurmasını engellemekibu tür bir yol izlemiş. Romanın başlangıç sayfalarında biraz sıkıldım, hatta romanı yarım bırakma noktasına da geldim.Ancak okumaya devâm ettikçe elimden bırakamadım. Keder ve mutluluğun iç içe geçtiği, zaman zaman hüzünlendiğim, zaman zaman gülümsediğim, zaman zaman kızdığım bu romanı okumanızı tavsiye ederim.
Keder ve MutlulukMeg Mason · Timaş Yayınları · 2023825 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 152. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 00:00
"İSTEDİĞİM İNSAN OLMA YOLUNDA" "İnsanın ruhsal yolculuğu bir merdiven gibi değil, bir sarmal gibi ilerler; aynı noktaya benzer duygularla dönsek de her dönüşte yeni bir farkındalık kazanmış oluruz." Hayat uzun bir yolculuk. Kimimiz dümdüz yolda giderken kimimiz kaygan, taşlı, dik yokuşlardan geçiyoruz. Bazen bir tümsek sarsıyor bizi, bazen uzun bir düzlük yanıltıyor. Biz ise bu yolculukta sadece sınırlı yolcularız. Bu yolculukta en çok ihtiyaç duyduğumuz şey nedir? Çoğumuz “reçete” deriz. Bize ne yapacağımızı söyleyecek, bizi hızla iyi hissettirecek bir cümle, bir formül ararız. Ama ya iyi hissettiren cümleler, tam da bu yüzden bizi asıl gerçeklikten uzaklaştırıyorsa? “Kendine güven”, “pozitif kal”, “kimseye ihtiyacın yok”, “her şey senin elinde”… Bu cümleler kulağa ne kadar tanıdık, değil mi? Ancak bu reçetelerin çoğu, insanın kırılganlığını yok sayan, eksik ve indirgemeci bir dil taşıyor. “İstediğin insan olmak” denildiğinde akla gelen ilk şey, çoğu zaman “daha başarılı, daha güçlü, daha mutlu” olmak oluyor. Oysa istediğimiz insan, belki de tam tersine, kırılganlığına evet diyebilen, başarısızlığıyla yüzleşebilen ve mutsuzluğunu inkar etmeyen biridir. Her insanın içinde sessizce yankılanan bir soru vardır: Gerçekten ben kimim? Ve daha da önemlisi, kim olmak istiyorum? Bu soruların peşine düşmek, insan olmanın belki de en kadim ve en kıymetli yolculuğudur. “İstediğim insan olma yolunda” olmak, bir varış noktasına ulaşmaktan çok, yürüdüğümüz yolun kendisidir. Ve bu yol, göründüğü kadar düz ve aydınlık değildir; inişleri çıkışları, kaygan taşları, derin tümsekleri ve bizi bekleyen karanlık virajları vardır. Gerçek yolculuk, popüler söylemlerin dayattığı bu “kusursuz insan” illüzyonundan sıyrılmakla başlar. Çünkü sahte bir hedefe yürümek, insanı kendi gerçekliğinden
Edebiyat
İstediğim İnsan Olma YolundaEsra Oras · Timaş Yayınları · 202620 okunma
8/10
·128 syf.··
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 17:47
Yaşadığımız, yürüdüğümüz sokaklarda, mahallelerde, çevrelerde geçen , kültürümüze, dilimize ait, okuması keyifli öykülere, hele korku-fantastik- bilimkurgu öykülerine denk gelmek ayrıca bir mutluluk kaynağı benim için. Bu üç yazarımız da vampir öykülerine kültürümüzün imzasını üç farklı tarzda ve güzel atmışlar. Demokan Atasoy, sürpriz sonlu ve aksiyonlu öyküsüyle, I. Beril Tetik mizah tonu yüksek öyküsüyle ve Galip Dursun gerilimi her sayfada yükselen bir intikam öyküsüyle başarılı bir derleme sunmuşlar okuyucuya.
Gerisi Hikâye’den Vampir ÖyküleriGalip Dursun · İthaki Yayınları · 202258 okunma
9/10
·304 syf.··
2026 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 17:22
Gece Yarısı Kütüphanesi evrenine geri dönüyoruz. Bu defa pişmanlıklarımızı, eğer böyle yapsaydım, keşke şöyle olsaydı dediklerimizi yaşama fırsatı elde ettiğimiz bir kütüphaneye değil, ölüm anında hayatımızın bir film şeridi gibi gözlerimizin önünden geçtiği bir trene biniyoruz. Wilbur Budd hayatının önemli anlarını yeniden gördüğü bu yolculuğu yaşarken okur bu evrene dönmekten büyük mutluluk duyuyor zira burada Nora Seed de bizi bekliyor. Kitapta önemli bir yeri olmasa da bir yeri var. Bu kitap Kütüphane kardeşine göre daha dramatik ve hüzünlü bana göre. O kitapta bir umut vardı. Kök yaşama bağlanma işi, her şeyiyle kendi yaşamını sevme durumu vardı. Burada yaşanan zaten yaşanmış. Siz başka bir senaryoyu denemek değil de, yaşananı izlemek gibi bir roldesiniz. Böyle düşünün. Benzer konular olsa da bambaşka mekaniklere sahip iki kitap. Ben zaman, kader, araf, ölüm, özlem, pişmanlıklar, keşkeler üzerine beni bu kadar düşündüren fazla kitap okumadım. O yüzden bu kitapları çok seviyorum. İlkini de çok sevmiştim. Buna da bayıldım. Mutlaka okunmalı.
Edebiyat
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202658 okunma
Reklam
Reklam