Puan vermedi·208 syf.··
2025 125. kitabı
YABANCILAŞMA/ EMRE TİMUR “Kendisi için yaşamayı beceremeyenler başkaları için yaşar ve ölür. “ Merhaba , Emre Timur ‘u okuyanlar bilir, öyle lafı dolandırmak gibi bir huyu yoktur. Pat diye döker içinde ne var yoksa. Ben yazarı okurken onun yazdıklarıyla hep bir diyalog halinde olurum. Bazı cümlelere “ evet evet çok doğru “ diye haklı bulur. Bazen de “yok artık , o kadar da değil be hocam “ diye karşı çıkarım. Yazardan habersiz ona çekiştiğim çok oluyor. Ancak kitabı bitirdiğimde de hep iyi ki okumuşum dedirtir. Kitap ne anlatıyor, ne var bu kitapta diye soracak olursanız, anlatamam, okumanız lazım derim. Yazar kalkmış sayfalarca yazmış, hem öyle basit meselelerde değil, ben size kalkıp 3/5 kelimeyle nasıl açıklayayım değil mi? Yabancılaşma, bir solukta okunup bitirilecek bir kitaptan ziyade, üzerine düşünülmesi gereken, sindire sindire okunacak bir eser. Hatta bir kaç okunacaklar türden. Emre Timur, günümüz insanının en büyük trajedisin, kalabalıklar içindeki kimsesizliği dökmüş sayfalara. He şunu da belirtmek isterim “Yabancılaşma”, herkesin okuyabileceği bir kitap değil, çünkü okuyucuyu kendi konfor alanından çıkarıp yüzleşmek istemediği gerçeklerle baş başa bırakıyor. Sizi alıp, duvardan duvara çalabilir. Gönlüm herkes okusun ister tabii ama işte gerçeklere hazır olmalısınız. Demedi demeyin. okuyun efenim, ufkunuz açılsın, uykularınız kaçsın azıcık. Psikolojik gerilim yaşayın. öyle deyince sakın, polisiye, gerilim romanı olarak algılamayasınız he. Bu hayatın ta kendisi. Yeni kitaplarda buluşmak üzere. ️“İklim krizi, kaplanlar, denizler, gezegenler filan değil... sadece insanlar mutsuz eder insanları, tanrı değil. “ ️“Aşırı mutluluk çok aptallara ve bilgesavaşçı’ya hastır. Bunun dışında herkes derinlerde mutsuzdur. Aptallar mutludur çünkü
YabancılaşmaEmre Timur · Epokhe Yayınları · 202575 okunma
Temizlik gibi ‘duygu işi’ de ‘kadın işi’
9/10
·199 syf.··
2026 3. kitabı
Uzun zaman sonra bir kitap bitirmenin mutluluğu ile yorumumu paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Uzun bir süredir kitap okumak konusunda bir istikrarsızlık yaşıyordum ve içten içe yaşadığım bir problemden kaynaklı olduğunu düşünüyordum. He bu kitabı okuyunca her şey yoluna girmedi girmeyecek ama kendimle ilgili ‘yaşadığım’ içten içe beni etkileyen ‘öfkemi’ nasıl ele almam konusunda bana bir bakış açısı kazandırdığı için kendimi daha iyi hissediyorum. Yazarın kadın olması ve özellikle kadınlar özelinde konuyu ele alması açıkçası bende kadın olduğum için kitapla daha farklı bir bağ kurmamı sağladı. Peki neden öfke hissederiz ? Daha önce neden bu kadar sinirlendiğimi ya da ilişkilerimde karşımdaki kişilere neden öfke hissettiğimi sorguladığımda sorunu karşı tarafta bulurdum. Bu duygu benim değilmiş gibi. Kitap aslında bunun böyle olmadığını ve ilişkiler de biz değil bir ben olduğunu size tekrar hatırlatıyor. Bu ‘benim’ duygummuş. Bunu karşı taraf yaratmıyor ve ben bunu yaşamıyormuşum. Bu yanılgıyı kitabı daha başından okurken yazar size empoze ediyor. Peki neden öfkeleniriz sorusunun cevabı ne ? Yazar bunun iki temel nedeni olduğundan bahsediyor. 1- fazla özverili olmak. 2-değiştirmeye çalışmak. Kitabı okurken yazar kendi seanslarından örneklerle durumları açıklayarak çözüme ulaşana kadar hastalarının hikayelerini anlatıyor. Bazen de çözüme ulaşamamayı anlatıyor ve bu da kitabın gerçeklikten uzaklaşmamasına katkı sağlıyor bence. Değişimin bir anda olmayacağını aslında içten içe bu ‘değişimin’ süreç içerisinde bizi huzursuz kıldığından bahsediyor. ‘Öfke duymak bir soruna işaret etse bile, öfkeyi açığa vurmak sorunu çözmeyecektir.’ Yazar öfkemizin var olan ilişki modellerinde değişim için harika bir fırsat olduğunu vurgularken var olan sorunlu ya da değiştirmek istediğimiz
Psikoloji
Öfke DansıHarriet Lerner · Varlık Yayınları · 20254,883 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Aradığın güç içinde -he içinde içinde
5/10
·304 syf.·
2025 32. kitabı
İyi niyetli ama fazla iyi niyetli bir eser. Sevgili ana karakter seni oraya bizi temsil etmen için yerleştirmişler rica ederim beni düzgün temsil et. Hazır reçeteler veriliyor iyi hoş ama duygusal olarak şişirilmiş başarı sahnelerine hemen düşüyorsun. Düşme. Kurguya yedirilmiş yazara ait olmayan hikayelerin hemen hepsini okumuştum okumadığım hikayelere de ciddi ciddi instagram reels videolarında denk gelmişliğim var. Basit, edebi olarak güçlü değil. Başlangıçta hiç değilse kurgusuna yükselmişken 160-180'den sonra kurguya olan ilgimi de kaybettim ve elimde süründü. Finalini de beğenmedim. Kişisel gelişim kitabı olmasa finalde yapacağı bir ters köşeye tav olurdum. Daha doğrusu yaptığı ters köşede finale bağlama şeklini değiştirseydi tamamdı ama bu lanet olasıca bir kişisel gelişim kitabı. Benzer dönüşüm sahneleri sık sık yineleniyor; karakterin her zorluk anında başka bir bilgelik kırıntısı ile karşılaşması bir yerden sonra bayıyor. Önemli anlatımları için hikayelere ve klişelere fazla başvurması... boğuyor. Her olaya bir hikaye örneği veremez mi verebilir ama ben sıkıldım. Karakterleri daha derin işleyip referans hikayelerin doğrudan değil karakterlerin yaşanmışlıklarına uyarlanmasını isterdim. Kurtlar vadisi ömer baba gibi bir başlıyor anlatmaya aha yine başladı diyorum. Romanın başında vaat edilen içsel yolculuğun ağırlığı, sonunda bir tür masalsı hafifliğe teslim ediliyor. Biz de diyelim ki "Ey zavallı insanoğlu! Mutluluk diye bir şey yok! Kendimden biliyorum, öyle bir şey yok!" —Poyrazcım Karayel
Bugün Kalan Hayatımın İlk GünüMaud Ankaoua · Yan Pasaj Yayınları · 20238,2bin okunma
Siyasi Birlik Öncesi
Puan vermedi·112 syf.··
2025 94. kitabı
Theodor Herzl (1860-1904), Yahudilere ait bir devletinin kurulması için gerekli fikri zeminin hazırlanmasındaki kronolojik olarak en sonda gelen isimlerden biridir. Bu tarihi gerçeklik ışığında dünya üzerindeki Yahudiler öyle ya da böyle bir siyasi birlik oluşturduklarına inandıkları bir devlet kurmuşlardır, Herzl'in ölümünden yaklaşık 50 yıl sonra. Benim bu kitabı okumamdaki temel çıkış aslında bu "terör devletinin kurucuları"nda da bir terör politikası görüp göremeyeceğimi kontrol etmekti. Açık konuşmak gerekirse matbu eser üzerinde buna dair direkt kanıtlar mevcut değil. He beyanı asıl almayacak olursak, çeşitli teviller ile terör politikalarının bu risalede mevcut olduğunu iddia edebiliriz. Ama bence öyle değil... Eserin usule uygun olarak muhtevasından bahsetmek gerekirse Herzl şunları aktarıyor. O dönemde dünya üzerindeki Yahudiler vatansız kaldıkları için çeşitli yerlere dağılmışlardır. Bulundukları yerlerde ya ikinci sınıf vatandaş olarak zorluklar içinde yaşıyorlardır ya da antisemitizm altında şiddete uğruyorlardır. Bu sorunların çözümü için Herzl dünya üzerindeki Yahudilerin bir devlet kurmaları gerektiğine inanmaktadır. Bu kapsamda da Herzl'e göre yapılması gerekenler bir toprak parçası bulmak ( o dönemdeki tartışmalar sırasında Arjantin ve Filistin var. II. Abdulhamid Han (Allah ona rahmet etsin), Filistin de bir Yahudi yerleşkesi oluşmasındaki en başat engel olmuştur), bir Yahudi derneği ve Yahudi şirketi kurmaktır. Bunlar Yahudilerin o toprak parçasına güvenli bir şekilde göçünü, oradaki imarı ve sosyal hayatı düzenleyecektir. Sonrasında ise "dünyaya barış ve mutluluk getirmek"... Hemen hemen her konuda bir plan tarifi de yapmış Herzl; burada detaylandırmaya gerek yok. Ama çıkış noktası çalışkan olmak ve paranın kontrolüne sahip olmak... Sanırım bir
Tarih ve Siyaset
Yahudi DevletiTheodor Herzl · Ataç Yayınları · 2018876 okunma
Finneganın Baldızı: (+18) Bir Özet
5/10
·672 syf.··
2025 87. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 17:15
[Hem de Ayranım Dökülmesin Babında Bir Sorumluluk Reddi]: Başta Campbell'in "A Skeleton Key to Finnegans Wake" adlı metni olmak üzere çeşitli kaynak eserlerin yalancılığını icra etmekteyim. Şimdi... En başta Finnegan diye bir arkadaş var, merdivenden düşüyor. Ancak o da ne: morte? Sonra curcuna kopuyor tabii, “Vay efendim, nasıl olur da bizim Finnegan ölür?” “Çünkü,” diyorlar, “Finnegan bir efsane ve efsaneler de… Bir de… Yav bak şimdi biz Allah sanıyorduk onu galiba ya; yalan olmasın, Allah da sanmış olabiliriz.” Cenazesinde ise kaç bahtın ahını aldıysa mevta bedenine içki dökülüveriyor; tabii hemen anında (ve çünkü illa ayyaşlığını yapacak ya) “Ahıağğbijm ölmedim yaubijm, içim geçmişm!” diye zıplıyor rahmetli. Gelgelelim etrafındakiler, ha merdiveni devirdi ha beynini dağıttı derken Finnegan’ın götünü toplamaktan sıkıldıkları için, “Şşş, tamam, yat, yok bir şey,” diyerek Finnegan çağını kapatıyorlar. İşte! Eşinizi dostunuzu iyi tanıyın. Finnegan’ın anlatıda bıraktığı boşluğa bu noktada pub işletmecisi Humphrey Chimpden Earwicker’ı (HCE) alıyoruz. Bu adamın adını (paşa keyfiniz uygun görecek olursa) “Here Comes Everybody” diye de açabiliyorsunuz. Sınırsız eğlenceye merhaba. Her neyse, işte bu adam, evet, bu adam yok mu, bu adamın iki oğlu bir kızı var. Kendisi de hem Hür İrlanda devletini hem de Tanrı’yı temsil ediyor. Takılmayın bunlara; gerçek değil bunlar, edebiyat. O değil asıl bak, asıl başka ne oluyor: Bir gün bunun yolunu kesiyorlar, diyorlar ki, "Seni askerler görmüş," diyorlar, "Ha, Humprey? Mahallemizin karısına kızına sırnaşıyormuşsun. Askerler görmüş seni, şahidiz diyorlar. Açıyormuşsun, buyrun bakalım haydiiii diye sallıyormuşsun. Üç askerimiz Humprey, sallıyormuşsun! Bu da ne demek oluyor?!" İşte, kim bilir ne demek oluyor, çünkü HCE de bir türlü
Finnegans WakeJames Joyce · Alma Books · 0104 okunma
Diziden bir tık daha iyi
8/10
·558 syf.··
2025 1. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 17:00
Müthiş bir kurgu. Devamı da varmış ama henüz onları okumadım. Dizisini önceden izlemiştim, ikisi de hemen hemen birbirine yakın. Diziyi beğenenler kitabı da muhakkak beğenir. He hangisi daha üstün, tabiki kitabı.
SiloHugh Howey · İthaki Yayınları · 2020873 okunma