10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 18:05
"Ölmek İstiyorum Ama Tteokbokki de Yemek İstiyorum" (Baek Sehee), insanın derin bir depresyon ve tükenmişlik yaşarken bile hayata tutunacak küçük nedenler bulabileceğini ve kusurlarıyla barışması gerektiğini anlatır. Yazarın kendi psikoterapi seanslarından yola çıkarak kaleme aldığı bu anı-anlatı kitabı, özellikle şu temel mesajları öne çıkarır. *​Dışarıdan normal ve başarılı görünen insanların da iç dünyalarında sürekli bir boşluk, yetersizlik ve mutsuzluk hissiyle savaşabileceğini gösterir. Acı çekmek için "büyük bir trajediye" gerek yoktur. ​*İnsanın hayattan vazgeçmek isteyecek kadar dipteyken bile en sevdiği yemeği (tteokbokki) canının çekmesi çok doğaldır. Yaşama arzusu ve umutsuzluk aynı anda var olabilir; bu ikiyüzlülük değil, insan olmanın ta kendisidir. *​Kişi,sürekli başkalarının kendisi hakkında ne düşündüğünü umursamanın ve kendini acımasızca eleştirmenin ruh sağlığına verdiği zararları gözler önüne serer.Kendimizi olduğumuz gibi, kusurlarımızla kabul etmenin önemini vurgular. *​Hayat her zaman çok parlak olmasa da, bizi o gün yataktan kaldıracak ya da hayata bağlayacak küçük, sıradan zevklerin (güzel bir yemek, bir kahve, bir hobi) küçümsenmemesi gerektiğini hatırlatır. *​Kitap genel anlamda okuyucuya yalnız olmadığını hissettirmeyi ve "tamamen iyi olmasan da bu haliyle de sorun yok" diyebilmeyi amaçlar. *Bu kitabı okuyacak kişilerin, kendilerini bu kadar iyi tarif edecek bir kitap buldukları için her bir cümlenin altını çizerek "ah benim gibi birisi daha varmış" düşüncesinin verdiği rahatlama ile ilgiyle okunacağını düşünüyorum. *Bu kitabın (yazarın) düşüncelerinin ve yaşadığı zorlukların her insanda olacağını düşünenler için şöyle söylemeliyim ki;"herkes bu kadar hayattan umudunu kesip kendini sevmeyecek kadar ileri düşüncelere girmeyecektir diye
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Sehee · Nova Kitap · 20248,6bin okunma
Modern İnsanın Sessiz Mutsuzluğu
Puan vermedi
Genazino'nun kitabı mutluluğu öğreten bir kişisel gelişim metni değil; tam tersine, modern insanın sıradan, kırık ve çoğu zaman anlamsız görünen hayatının içine bakmaya çalışan edebi bir sorgulamadır. Kitabı okurken bende oluşan ilk izlenim şu olmuştu: Genazino'nun kahramanı büyük trajediler yaşamaz. Bir savaşın ortasında değildir, aç değildir, ölüm kalım mücadelesi vermez. Ama buna rağmen mutsuzdur. İşte romanın asıl meselesi burada başlar. Çünkü modern çağın insanı artık çoğu zaman felaketlerden değil, anlamsızlıktan yorulur. Sabah kalkar. İşe gider. İnsanlarla konuşur. Eve döner. Ama bütün bunların içinde eksik olan bir şey vardır: yaşadığı hayatla kurduğu bağ. Genazino'nun kahramanı dünyaya biraz yabancı gözlerle bakar. Sokaklarda yürürken insanların görmediği ayrıntıları görür. Bir vitrinin önünde durur, yoldan geçen bir yüzü izler, bir parkta oturan yaşlı bir adama takılır. Sanki hayatın dışında kalmış biridir. Bu yönüyle roman bana hep Albert Camus'nün "absürd insanını" hatırlatmıştır. İnsan yaşamak için bir anlam arar ama evren ona sessizlikle cevap verir. Psikolojik açıdan bakarsak kahramanın yaşadığı şey klasik bir depresyondan çok varoluşsal bir boşluktur. Günümüzde birçok insanın hissettiği ama adını koyamadığı duygu... Her şey vardır ama yine de bir şey eksiktir. İşte Genazino'nun başarısı burada ortaya çıkar. Mutluluğu büyük başarıların, büyük aşkların veya büyük dönüşümlerin içinde aramaz. Bazen küçük bir yürüyüşte, bazen tesadüfi bir karşılaşmada, bazen de birkaç saniyelik bir fark ediş anında bulur. Roman sanki şu cümleyi fısıldar: "Hayatın anlamı büyük cevaplarda değil, dikkatle bakılmış küçük anlarda saklı olabilir." Benim kitabın sonunda vardığım düşünce şu oldu: Genazino mutluluğu bir varış noktası olarak görmüyor. Mutluluk, mutsuzluğun ortadan
Duygu ve Düşünce
Mutsuzluk Zamanlarında MutlulukWilhelm Genazino · Ayrıntı Yayınları · 20205,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Üç Yıl — Anton Çehov
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:55
Üç Yıl — Anton Çehov Üç Yıl, ilk kez 1895 yılında yayımlanmış bir novelladır. Konusu: Bir tüccarın oğlu olan Laptev, yerel bir doktorun kızına aşık olur. Yulia, Laptev’i sevmek bir yana başta adeta ondan iğrenir. Ama gariptir ki yine de evlenirler. Kitabın genel hikayesi evliliğe bakış, kadın - erkek ilişkileri üzerine ilerliyor. Sevgisiz evlilikler, aşkın ömrü, zamanla değişen duygular, hayat, ölüm, ihanet, mutsuzluk gibi temaları var. Laptev karakterini başta sevmesem de sonradan kendini sevdirdi. Çünkü hikaye ilerledikçe Laptev’in daha bir olgun, idraki daha yüksek birine dönüştüğünü gördüm. Çehov’un bu novellası bana çok ince bir ruhla işlenmiş gibi geldi. İnsan duygularını, fikirlerini abartısız, ham şekilde ve büyütmeden gösteriyor. Düşündürüyor, bazen öfkelendirip bazen güldürüyor. Ayrıca eser Çehov’un en iyi novellarından biri olarak adlandırılıyor. Okurken tek şikayetim isimler nedeniyle kişileri bir ara karıştırmış olmamdır ama o da benim kendi kabahatim. :slight_smile: Kitabı okumak dönemin Rusyasına kısa bir yolculuk yapmak gibi hissettirdi. Klasikleri seviyorsanız, özellikle de Rus Klasiklerini seviyorsanız, okumanızı tavsiye ederim.
Üç YılAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20186bin okunma
Puan vermedi·952 syf.··
2026 31. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 16:18
Bazı romanlar öyle bir cümle ile başlar ve öyle bir cümle ile biter ki;bende ‘’Anna Karenina’’romanın cümlesi ile başlayıp ‘’ Middlemarch’’son cümlesi ile bitireyim "Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır." Herkes birbiri ile mutlaka bir yerde bir iletişimi vardır metaforu ile başlayan uzunca bir roman.. Kasabadaki her birey, farkında olsun ya da olmasın, birbirinin hayatına dokunur. Birinin mali çöküşü, diğerinin evliliğini; birinin dedikodusu, ötekinin kariyerini etkiler. Eliot, toplumu biyolojik bir organizma gibi ele alır. Middlemarch, büyük kahramanlıkların veya tarihi zaferlerin romanı değildir. Aksine, "isimsiz ve sıradan hayatların" dünyaya yaptığı katkıyı yüceleştirir. Romanın o meşhur, sarsıcı final cümlesi eserin tüm özünü özetler: "Dünyanın iyiliği, kısmen tarihe geçmemiş eylemlere bağlıdır; eğer işler sizin ve benim için olduğu kadar kötü gitmiyorsa, bu yarıda kalmış sadık hayatlar yaşayan ve kimsenin ziyaret etmediği mezarlarda dinlenen insanlar sayesindedir." George Eliot, hayatta büyük ideallerimizin çoğunun toplumsal gerçeklerin duvarına çarpıp kırılacağını, ancak yine de şefkat, empati ve küçük de olsa doğru eylemlerle yaşamanın hayatı anlamlı kıldığını söyler. Döneminin ötesinde bir psikolojik derinliğe sahip olan bu eser, bugün bile insan ilişkilerini anlamak için en iyi rehberlerden biri olabilir...
MiddlemarchGeorge Eliot · Yapı Kredi Yayınları · 2025533 okunma
Abartmaya Gerek Yok !
Puan vermedi·61 syf.··
2026 14. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:26
Halil Cibran'ın okuduğum 2. Kitabı. Gezgin'in içeriği kısa hikayelerden oluşuyor. İçerik olarak; sevgi, arkadaşlık, mutluluk-mutsuzluk, güzellik-çirkinlik, din, emek ve ölüm gibi konularda günlük hayatta uygulanması zor olan şeyleri teorik olarak kaleme almış. Millet ayılıp bayılıp öve öve bitirememiş ama bence abartmaya gerek yok. Kısa hikayeler olması açısından sıkıcı ilerlemiyor. Çerez niyetine bir kaç saate okunabilir..
1000Kitap
GezginHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,1bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 10:10
"Biz hepimiz Bir mutsuzluk töreninde Varlığıyla yaralı Birer yeryüzü ağrısıyız." Esasında Şükrü Erbaş’ın kitap kapağına iliştirdiği bu dizeler kitabın geneline dair bir inceleme için kâfi nitelikte. “İnsan Bir Eksik Sözdür” , sindire sindire, her dizenin altını çizerek okunacak hayata insana dair bir muhasebe kitabıdır. İnsanın kendi geçmişiyle, eksiklikleriyle ve kalbindeki kırıklarla yüzleşmesini sağlar. Eğer sakin, derin, felsefi derinliği olan ve doğrudan kalbe dokunan modern Türk şiirinden keyif alıyorsanız, kılavuz vasfında bir kitap.
1000Kitap
İnsan Bir Eksik SözdürŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20213,629 okunma