Mutsuzluğa dair
7/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 16:05
Modern dünya bize sürekli "mutlu olma" sorumluluğu yüklerken, kitap bu dayatmaya bir başkaldırıyla yaklaşır. Eser, mutsuzluğu bir zayıflık ya da kaçılması gereken bir hastalık olarak değil; insanın varoluşsal bir gerçeği, ruhun en dürüst çıplaklığı olarak masaya yatırıyor. Okuru sahte bir teselliyle avutmak yerine, acının kalbine doğru cesur bir yolculuğa çıkarıyor. Kitabın güzel yanı, hüznü acı ve kederi dramatize etmeden, onun sarsıcı gerçekliğini ortaya koyabilmesi. Yazar, bireyin iç dünyasındaki o tanıdık ama kelimelere dökülmesi zor olan boşluğu ilmek ilmek işlemiş. Sayfaları çevirirken hissettiğiniz şey yıkıcı bir depresyondan ziyade, derin bir anlaşılma hissi. Kitap size, "Yalnız değilsin, bu karanlık da insana dair," diye fısıldıyor. "İnsan bazen öyle bir noktaya gelir ki, onu ayakta tutan şey umutları değil, mutsuzluğuna duyduğu o tuhaf ve sadık aidiyettir." Neden okumalıyız? Bu eseri şahane kılan şey, okuyup bitirdiğinizde içinizde bıraktığı hafifleme duygusu. Kitap, mutsuzluğun da tıpkı coşku gibi, insanı dönüştüren, derinleştiren ve olgunlaştıran bir yakıt olduğunu söylüyor. Sonuç olarak yazarın ifadeleri gerçek dünya ile çok uyuşmasada mutsuzluğun kaçılması gereken bir canavar olmadığını anlatması açısından okunmaya değer. Boris Cyrulnik
İnceleme
Şahane Bir MutsuzlukBoris Cyrulnik · Monografi Yayınları · 2023108 okunma
Potansiyelini Gerçekleştiremeyen Kitap
8/10
·296 syf.··
2026 22. kitabı
Bu kitabı duymayanınımız yoktur çok yakın zamanda yazılmasına rağmen oldukça meşhur bir kitap. Kitabı eleştirmeden önce güzel yanlarını sıralayayım :). Kitap konusu gerçekten de çok dikkat çekici. Kitabın arka kapak yazısında geçmişte farklı seçimler yapsan şu an nasıl bir hayatının olacağından bahsediyor oluşu kitabı hemen okumama öncelik sağladı. Yazarımız konuyu fena işlememiş aslında geçmişte yaptığımız veya yapmadığımız şeyleri geri alabilsek nasıl bir hayatımızın olacağını bize farklı farklı örneklerle sunmuş. Ve hatta seçemediğimiz bize mükemmel gelen diğer seçenkelerin yaşansa aslında o kadar da beklentilerimizi karşılayamayabileceğini bize çok güzel gösteriyor. Başlıkta potansiyelini gerçekleştiremeyen kitap dememin sebebi. Kitabın bana biraz basit gelmesi. Yani bu kadar güzel bir konuyu daha güzel bir kurguda bu kadar da basite indirgemeyerek sonunun tahmin etmesini zorlaştırarak daha güzel hale getirilebilridi. Bir çok yerde tekrara düşüyor oluşu sıkmadı değil özellikler Nora nın birçok kez pişman olduğu ve düzeltirse hayatının daha güzel ve mutlu olacağını düşündüğü geçmişteki olaylara müdahale edince aslında çok da memnun olmayacağı durumlarla karşılaşmasına çok fazla değinilmiş. Tamam yeniden başladığı her senaryoda başarısız olmuyor hatta dünyaca ünlü kariyerlere de sahip oluyor evet ama hepsinin sonunda tatmin olmayışı daha kitabın ortalarında ilerisini tahin etmemize yol açıyor. Keşke kitapta, sonucunda bizi mutsuzluk beklese bile, insanın sadece kalbinin sesini dinleyerek gözü kapalı yürümek isteyeceği o 'büyülü' yollar da olsaydı. Çünkü insan basit bir varlık değil sonu kötü bile olsa hiç usanmadan aynı kararı almak isteyeceğimiz de konular var çünkü hayatta. Her şeye rağmen güzel kitaptı çevremdeki kişilere tavsiye edeceğim ve
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 20:57
MUHTEŞEMMMMM Erich Scheurmann ( 1878, - 1957) Alman yazar ve ressamdır. En çok Göğü Delen Adam adlı eseriyle tanınır. Eserin Yayın Tarihi: 1920 Kitap, Samoa yerlilerinin gözünden Batı uygarlığını eleştirir. Modern insanın: * Paraya aşırı önem vermesini, * Zamana köle olmasını, * Tüketim ve gösteriş peşinde koşmasını, * Doğadan uzaklaşmasını sorgular. Eser, insanın doğayla uyum içinde ve daha sade bir yaşam sürmesinin değerini vurgular. Samoalı bir kabile reisinin, Avrupalılar (“Papalagi” yani “göğü delen adam”) hakkındaki gözlemleri anlatılır. Reis, beyaz insanların yaşam biçimini dışarıdan bir gözle değerlendirir ve modern dünyanın tuhaflıklarını, çelişkilerini ve mutsuzluk kaynaklarını ortaya koyar.
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,2bin okunma
10/10
·392 syf.··
2026 22. kitabı
Herkese Selamlar Sıradaki eserim yazardan daha önce O kız ve Gerçeğin İzinde kitabını okuduğum ve çok çok beğendiğim bir eser oldu. Yazarın tarzı genelde hep merak ve gizem o yüzden ben ekstra çok seviyorum. Lyla’nın labaratuarda işlerinin yoğunluğu ve Nico ile ilişkisi sallantıda olduğundan biraz mutsuzluk vardı. Nico ise hayaller peşinde koşan bir kazancı olmayan bir sevgili idi. Onun tek hayali ekran karşısında ünlü olmak ve eline bir fırsat geçmişti. Ancak bu Tv programı eşler ile olmak zorundaydı. Nico Lyla’yı bu program için ikna etmeye çalıştı. Program ıssız bir adaya çift olarak gidilecek ve o adada verilen görevler yerlerime getirilecek. Her seferinde bir kişi elenecek ve sonunda kazanana büyük ödül var. Lyla kaptığını götürüp işlerini orada halledeceğini düşünerek kabul etmişti. Ancak daha adaya gider gitmez yapımcılar tüm teknolojik aletleri aldılar. Ve çekim sonrası yapım ekibi ada yerine farklı yerlerde kalacaklardı üstelik ekip oldukça az kişiden oluşuyordu. Lyla bişeylerin ters olduğunu anlamıştı. Ancak Nico o kadar heyecanlıydıki susmak zorunda kalmıştı.Ve ilk oyunda hiç beklenmedik bir şey olur ve ilk elenen Nico olur. Aralarındaki anlaşmaya göre ilk elenen Lyla olucaktı ve böylelikle işine geri dönebilecekti. Nico adadan ayrıldığının ertesi gününde fırtına çıktı… Ve heyecan,ölüm ve gizem bu fırtınadan sonda başlıyor… Çok çok severek okudum kesinlikle tam bana göre bir eserdi…
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202647 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 36. kitabı
Bir şeyin önemini onu kaybetmeden anlayabilen insan sayısı ne yazık ki çok azdır. O nedenle kendinizi ve değerinizi insanlara hatırlatmayı asla ihmal etmeyin. “İnce düşünen insanların en sık yaptığı hata, kişiliği küçük olan insanlara büyük anlamlar yüklemektir.” (Aldous Huxley) ”Olmayacak tam bir vazgeçiş kelimesi. Olmadı ise emek yüklü.” İşte o emeğin adıdır dopamin. Çabaladınız, denediniz ama olmadı. Sorun yok. İstediğiniz sonucu alamamış olsanız bile elinizden geleni yaptığınızı bilmenin verdiği o huzur hissi de ayrı bir dopamin kaynağıdır. Diğer taraftan. Peki ya olursa! Ya bu tarz yaşamayı başarırsanız. İşte o zaman bize her yer dopamin. Şimdiye kadar usul usul kitaplığımda okunmayı bekledi. Niye beklediğini okuduktan sonra daha iyi anladım. Gerçekten bazı kitapların vakti var. Öncelikle dili çok basit değil. Beynin bölgeleriyle ilgili biraz altyapınız olmalı. Kitapta açıklanmış aslında ama belli bir altyapıyla okursanız daha fazla kitaptan istifade edersiniz. Dopamine dair bildiklerimin ötesinde şeyler öğrendim. Mutsuzluk hâli de normaldir; neticede insanız, dediğimiz şeyin daha bilimsel hâli açıklanmış. Kişisel gelişiminize gerçekten katkı sunmak isterseniz alıp okuyabilirsiniz. Merak etmeyin; şans faktörü atlanarak saçma sapan genellemeler, yapamayacağınız tavsiyeler yok bu kitapta. Bilim var. Kitapla kalın. Serkan Karaismailoğlu Kalk Bi Dopamin Demle
1000Kitap
Kalk Bi Dopamin DemleSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 20246,6bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 13. kitabı
Geçmişe özlem ve yaşamak isteyip de yaşayamadığı hayatın sızısı,kendisine ölçüp biçilip giydirilen hayatın içinde sıkışmışlık,solmuş bir elbise metaforu ile işlenirken ilk öykü olan Soluk Sarı Elbise içime işleyen bir öykü oldu.Öykünün sonunda okunan salâ,mahallenin bakkalının salâsı iken aynı zamanda geçmişin, öykü karakteri Sinan’ın ve Müjgan’ın yaşanmamış yıllarının da bir salâsıdır. Genel olarak anlar içindeki duyguları,katmanlı olayların bir noktasını,odağını ve bir kesiti yalın bir dille anlatan öykülere sahip kitabın ikinci öyküsü ise Dilsiz Kırlent’tir.Öykünün diline adeta nesneler eşlik eder.Nesnelerin karakterlerle özdeşen varlıkları,kokuları vb ninimalist bir anlatıma sunulmuştur.İki kadının ağrısını,sızısını anlatan ve özlemek üzerine kurulu olan bu öykü,ilk öyküye de bir selam verir. Gençliğin Ertesi...Gençken beklediği beyaz atlı prens ile gerçekler çarpışırken İsmet,gerçeği gençliğinin ertesinde, olgunluk döneminin başlarında kavrar.”Beni okutun” dediğinde, “mutsuzum”diye haykırdığında kendisini dinleyen tek bir kişiyi bulamamış olan İsmet,boşanma kararı aldığında artık koca bir kadındır ama ataerkil düzen,kadın üzerinde o sessiz şiddetini çoktan kurmuştur.Yer yer bilinç akışı,yer yer de geriye dönüş teknikleriyleil anlatılan öykünün en etkileyici yanı,acının,karakterin kişilik özelliği olan “deli kız” üslubu ile aktarılmasıdır.Öykünün finali de bu bağlamda hayli absürttür.Bir gençlik illüzyonunun kaybı,sevgisiz hayatın peşin ödenen bedeli,ve gitgide artan hayal kırıklıkları,içe işleyen bir dille anlatılır. Genel olarak ölüm ve ölenin ardında kalanlar üzerine yazılan öykülerden biri olan Ada Rüyası, şiirsel bir anlatıma sahiptir.Doğrusal ilerlemeyen bu öykü tıpkı rüyalar gibi;atlamalı,sıçramalı, imgeseldir.Öykü boyunca sesler,renkler,kokular birbirine
Kelebek ÇalısıAslı Sökmen Gediz · Potkal Kitap Yayınları · 20262 okunma