9/10
·184 syf.··
2025 5. kitabı
su an senaryo analizi konusunda daha gelistigim icin tekrar okudum daha da zevkliydi zaten bergman is my n1 fm wild strawberries de en sevdigim bergmanlardan biri
Yaban Çilekleri-Aynadaki GibiIngmar Bergman · Kırmızı Kedi Yayıncılık · 055 okunma
8/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2025 11:16
Nevil Shute’ün Kumsalda adlı romanı, nükleer savaş sonrası insanlığın kaçınılmaz sonla yüzleşmesini anlatan etkileyici bir eser. Shute’un mühendislik geçmişinin getirdiği mantıklı olay kurgusu, teknik detaylara verdiği önem ve karakterlerin gerçekçiliği, romanın gücünü artıran unsurlar arasında. Ancak, benim elimde bulunan İthaki Yayınları tarafından yayımlanan 2019 tarihli Türkçe çevirisi, özellikle askeri denizcilik terminolojisi ve teknik ifadelerin yanlış aktarılması nedeniyle ciddi sorunlar barındırıyor. Daha da önemlisi, bu hataların editör ve redaktör tarafından fark edilmemesi, çeviri sürecinde yeterince özen gösterilmediğini düşündürüyor. Kitapta, ana karakterlerden Peter Holmes’un rütbesi yanlış çevrilmiş. Orijinal metinde "Lieutenant" (Yüzbaşı) olan bu rütbe, Türkçe baskıda "Kıdemli Yüzbaşı" olarak geçiyor. Oysa "Lieutenant", kara kuvvetlerinden farklı olarak, deniz kuvvetlerinde "Yüzbaşı" anlamına gelir ve "Kıdemli Yüzbaşı" ile hiçbir ilgisi yoktur. Benzer şekilde, "Commanding Officer (CO)" ifadesi "Komutan" ya da "Gemi Komutanı" olarak çevrilmesi gerekirken, "Komutan Subayı" gibi anlamsız bir ifadeye dönüştürülmüş. Türkçede böyle bir terim bulunmaz; bu, çevirmenin askeri terimlere hâkim olmadığını ve kelime kelime çeviri yaptığını gösteriyor. Bunun yanı sıra, John Osbourne karakteri kitapta "civilian scientist" (sivil bilim insanı) olarak tanıtılmasına rağmen, çeviride "sivil subay" olarak geçiyor. Türkçede "sivil" ve "subay" kavramları bir arada kullanılmaz; çünkü "subay" kelimesi doğrudan askeri bir rütbeyi ifade eder. Kitapta nükleer denizaltı yerine "atomla çalışan denizaltı" ifadesi kullanılmış. İngilizcede "nuclear-powered submarine" ifadesi "nükleer denizaltı" olarak çevrilmelidir. "Atomla çalışan denizaltı" gibi bir kullanım Türkçede yoktur ve
KumsaldaNevil Shute · İthaki Yayınları · 2019418 okunma
Reklam
celal şengör: armstrong az bile anlatmış (!)
Puan vermedi·125 syf.··
2024 249. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2024 22:42
(bu uzun bir incelemedir. okuyana/okuyanlara şimdiden teşekkür ederim.. incelemeyi uzun diye okumaya üşenen varsa incelemeyi ses kaydına alıp da buraya ekleyebilirim. maksat inceleme konusunda daha fazla insan bilgi/fikir sahibi olsun..) 12 haziran 2024 tarihinde uygulamada Varsayalımismail • İTC adlı kullanıcının şu alıntısını gördüm; #243283138 alıntıda adı geçen Bozkurt adlı kitapta yazarın bahsettiği yalan yanlış düşünce ve iddialara karşı Mustafa Kemal Atatürk'ün dönemin akşam gazetesinde verdiği yanıtların bir araya getirilmiş hali olan Atatürk'ün Armstrong'a Cevabı adlı kitap geldi sonra aklıma.. Bozkurt adlı kitap genelde eleştirel gözle değil de Mustafa Kemal Atatürk'ü, onun ülkeye kazandırdıklarını ve türk milletini karalamak isteyenler tarafından belirli bir art niyetle okunuyor.. bunun üzerine yukarıda bahsettiğim alıntıda da dile getirildiği gibi bu kitap Mustafa Kemal Atatürk'ü seven, sayan, onun devrimlerine bağlı olan (söylem ve eylemleriyle bunu gösteren) Celâl Şengör tarafından da Atatürk okuması/okumaları yapmak isteyenlere tavsiye kitap olarak sunuluyor.. bu incelemeyi celal şengörün bu düşüncesinin ne derece sağlıksız ve tehlikeli olduğunu göstermek, armstrongu incelememi okuyanlara tanıtmak, onun yazdığı kitabıyla (bence) neleri amaçladığını göstermek, Mustafa Kemal Atatürk'ün armstrongun bu kitabına karşı söylediklerini, yaptıklarını göstermek, armstrongun kitabının başka hangi Atatürk'ü karalayan kitaplara öncülük ettiğini göstermek, armstrong üzerinden türkiye cumhuriyeti-ingiltere arasında geçen olaylara bakmak gibi düşüncelerden hareketle yazıyorum.. konuyu, olayı okuyucunun aklında netleştirmek için adım adım gidelim ve önce H. C. Armstrong un kim olduğuna kısaca bir göz
Atatürk'ün Armstrong'a CevabıH. C. Armstrong · Kaynak Yayınevi · 20001,880 okunma
Uçantürk - Ocak 1992 - Sayı: 356
10/10
·48 syf.·
1992 1. kitabı
Türk Hava Kurumu Yayın Organı UÇANTÜRK Dergisinin Ocak 1992 - Sayı: 356. Askeri Havacılık "F/A-18 HARV'ın İlk Uçuşu, Teknoloji "Gelişmiş, Kanat İçi Fan Motorları İle Donatılmış Vtol Konsepti, Sivil Havacılık "Cessna'nın Büyük Modeli", Sicil Havacılık "Mayday Hazırlığı", Uzay "Sovyetler N1 Ay Roketinin Üzerindeki Sır Perdesini Kaldırdı", Askeri Havacılık "Çok Yönlü Şahin", Saab 2000, Sivil Havacılık "Flamboyant Firefly", Paraşütçülük "Yamaç Paraşütü", THK'dan Haberler, Anılar "Sakat Kalmak İstemiyorum", Araştırma "Havacılık ve Uzay Endüstrisinin Tarihi Gelşimi-3", Eski Uçaklar "Bristol Blenheim", Meteoroloji "Türkiye'de Meteorolojik Açıdan Yelken Uçuş Koşulları", Türk Hava Kuvvetleri Tarihi başlıklı makalelerin bulunduğu ve Ocak 1992 itibari ile Havacılık-Uzay meraklılarının okuduğu ve okuması gereken güzel bir dergi idi.
1000Kitap
UçanTürk - Sayı 356 (Ocak 1992)UçanTürk Dergisi · Türk Hava Kurumu Yayın Organı · 19922 okunma
10/10
·352 syf.·
2018 34. kitabı
Bir Psikiyatri Felsefesi alt başlıklı Beynin Gölgeleri(2016) adlı çalışmanın üzerine eğildiği, yoğunlaştığı ana problem, psikiyatrideki "eş ölçümlü olmama" problemidir. Bu eş ölçümlü olmama durumu neyi ifade etmektedir ona bakalım; psikiyatride insan davranışına ilişkin iki farklı açıklama tarzı vardır; sebep-gerekçe veren açıklama ve fiziksel-kimyasal nedensel açıklama. Yani uzanıp şu ötede duran sigara paketine yönelmem, fiziksel-kimyasal bir çerçevede doğal bir olay olarak açıklanabilir fakat bu fizik biliminin epistemik sınırları içinde benim ötemde duran sigara paketine uzanmamın herhangi bir "anlamı" yoktur ("anlamsızdır" değil). Fizik biliminin teorik çerçevesi anlama kördür ve ve benim sigara paketine uzanmamı "Nasıl?" sorusuna yanıt olarak açıklamaya çalışır. Oysa bizim "sebep-gerekçe veren açıklama" dediğimiz şey ise benim sigaraya uzanmamı, "Niçin?" sorusuna yanıt olarak açıklamaya çalışır. Şimdi bu fiziksel-kimyasal açıklama bize diyecektir ki şu şu nörotrasmitterler şu şu nöral aktiveteler şu yolakla, şu assasyonlarla lokalize olup periferik sinir sistemini harekete geçirerek organizmayı harekete geçirmiştir; sebep-gerekçe veren açıklama ise şöyle diyebilecektir, kişi sigara paketine uzandı çünkü sigara içmek "istiyor (önermesel tutum [ö. t.]), sigara paketine uzandı çünkü pakette kaç adet sigara kaldığını" merak ediyor" [ö. t.], sigara paketine uzandı çünkü sigarayı bırakmaya karar verdiğinden paketi atması gerektiğine "inanıyor" [ö. t.]. Görüldüğü üzere bu iki açıklama tarzı birbirinden oldukça farklı dünyaları betimler gibidirler. Tura'nın kitaptaki hedefini de bu farklı epistemolojik temellerden yükselen iki açıklama tarzı arasında köprüler kurmaktır diyebiliriz sanırım. Elbette tözcü düalizme yer vermeden biyofonksiyalizm tezinden hareketle bir
Beynin GölgeleriSaffet Murat Tura · Metis Yayıncılık · 201641 okunma