Üç kişi okuduk insanlıktan soğuduk:))
7/10
·364 syf.·
2026 50. kitabı
✯Bellisperennis✯ Evet, beklenen inceleme sonunda geldi. Öncelikle bu yolculukta beni yalnız bırakmayan arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. Kitaba gelecek olursak; karşımızda küçük kız çocuklarını kendi sapkın düşüncelerinin merkezine koymuş bir adam var. Ve en korkutucu tarafı da bunun sıradan bir insan gibi aramızda dolaşması. Çocukların en güvenli olması gereken yerlerde bile onların masumiyetini kirleten düşünceler kurması insanın gerçekten midesini bulandırıyor. Kitap boyunca bu adamın zihninden geçenleri okumak sinir bozucu olduğu kadar tüyler ürperticiydi de. Sonrasında ise hayallerindeki iğrençliği gerçeğe dönüştürüp kendine bir kurban seçiyor: Henüz sekiz yaşındaki Lolita. İşte kitabın en ağır tarafı da buydu. Bir çocuğun masumiyetinin, bir sapığın gözünden anlatılması gerçekten öfke uyandırıyor. Okurken birçok yerde durup nefes alma ihtiyacı hissettim. Bence bu kitabı özellikle ebeveynler okumalı. Çünkü böyle insanların düşünce yapılarını, davranışlarını ve kendilerini nasıl gizlediklerini görmek açısından oldukça çarpıcı bir eser. Kitap rahatsız edici, evet. Ama bunu gereksiz açık sahnelerle değil; daha kontrollü, daha psikolojik bir anlatımla yapıyor. Yani mesele pornografik olmak değil, insanın içini karartan o zihni göstermek. Ve yazar bunu fazlasıyla başarılı bir şekilde hissettiriyor. Sadecemoonlight Humbert Humbert, manipulatif, kendini haklı çıkarmaya çalışan bir suçluyken; Lolita, bu sapkın tutkunun kurbanı, çocukluğu elinden alınmış bir karakter. Yasak aşk, çocuk istismarı hibi iğrenç bir konuyu son derece, şiirsel ve karmaşık bir dille anlatıyor. Kitap boyunca okunan şey, bir yandan statüsünü korumak isteyen diğer yandan kendi fantezilerini tatmin etmek isteyen bir adamın ikiyüzlülüğü. Belki konu rahatsız edici fakat yazarın anlatımı çok iyi. Okurken
LolitaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 20193,522 okunma
Bir Sapığı Anlamak
9/10
·364 syf.··
2026 1. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 18:14
Lolita. Lo-li-ta. Ya da resmi adıyla Dolores Haze. İnanılmaz bir kitap gerçekten. Hemen bakalım istiyorum. Humbert Humbert, ana karakterimiz, en kibar tabirle bir pedofili hastası. Yani kız çocuklarına cinsel ilgi duyan bir adam kendisi. Yazarın buna hızlıca bir psikolojik temel kazandırması ve HUmbert’e bunun yarı farkındalığını vermesi de güzel olmuş. Yani Humbert gerçekten küçükken ki sevgilisi Anabel ile yaşadıklarının gerçekten onu bu hale getirdiğine dair fikirlere ne kadar kuvvetlice inanıyor bilemiyoruz. Güvenilmez anlatıcı tekniğinin zirvesi kullanılmış. Humbert ile ilgili bildiğimiz şey ise şaşırtıcı derecede estetik bir aşık olduğu. Nabakov en sevdiğim konulardan birine değiniyor bu kitapta. Bir sapığı işliyor. Hem de çok iyi işliyor. O kadar özgüvenli ki o sapığın kendi ağzından yazıyor bu yazıları. Ben kitabın yarısına kadar falan geldiğimde yazarın ya sapık olduğunu ya da sapıklarla dostluk ettiğini düşünmeye başladım. Öteki türlü bu kadar iyi yazması mümkün değildi çünkü. Şu an bir sapık olarak yazmak daha kolay elimizde imkanlar var ama bu adamın bu konuda okuyabileceği kaynklar bile muhtemelen o zamanlar yok denecek kadar az. O yüzden kitabı kaynak kalitesinde yazmaya karar vermiş. Humbert, bir pedofili ve çok amansız bir aşık. Bu hastalığını da “aşık” başlığı altında inanılmaz iyi sunan bir adam. Dersek elbette yanılmış oluruz çünkü Humbert hiçbir şeyi sunmuyor aslında. Elbette yine güvenilmez anlatıcı dolaysııyla bilemiyoruz ama Humbert’in yaşadığı “aşk” gerçek bir aşk. Kendisi aslında amansız bir sapık olduğunu ancak kitabın sonlarına doğru “kabul eder gibi” oluyor. Yaşadığı şeyi şu an bizim sevidğimiz insanlara karşı yaşadğımız duygulardan ayıran birisi değil. İşte gerçek sapıklık da böyledir zaten ve o yüzden Nabakov çok başarılı bir yazar.
LolitaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 20193,522 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Son
Puan vermedi·364 syf.··
2025 15. kitabı
Hayatımda okuduğum ilk Nabokov kitabıydı. Hayatımda okuduğum son Nabakov kitabı olacak. Bu kitap ve yazar hakkında iğreti ve kötü sözler dışında yapılabilecek bir duyguya sahip değilim.
2025 Okuma Raporları
LolitaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 20193,522 okunma
Puan vermedi·294 syf.·
2025 270. kitabı
"Nabakov Don Kişot'u bölüm bölüm inceleyip sıkı bir eleştiriye tabii tutuyor. Ayrıca Don Kişot'un yazıldığı dönemle ilgili ayrıntılı bilgiler var Cervantes'in hayatını, 16. yüzyıl İspanyası'nı, romanın edebiyattaki yankılarını ve yazarın geçmiş edebiyattan faydalandığı her bir unsuru da mercek altına alır. Don Quijote Dersleri bu klasiği okuyacakların başucunda bulundurmaları gereken bir kılavuz, Nabokov severler için de usta bir eleştirmen ile bir edebiyat devinin destansı bir karşılaşması. "Vladimir Nabokov, 1951 yılında Harvard Üniversitesi’ne misafir öğretim üyesi olarak geldiğinde, Don Quijote üzerine altı ders vermiştir. Yıllar sonra “Zalim ve kaba, eski püskü bir kitap olan Don Quijote’yi Memorial Hall binasında, muhafazakâr meslektaşlarım dehşet ve utançla seyrederlerken paramparça edişimi keyifle hatırlıyorum” diye yâd ettiği bu derslerde Nabokov, romanın tatlı ve taşlamalı bir güldürü olduğuna dair yerleşik düşünceyi tamamen reddeder. Aksine, Don Quijote’nin “en acımasız ve insanlıkdışı kitaplardan biri” olduğunu söyler. Paramparça ettiği bu kitabı bir “zulüm aksiklopedisi” olarak yeniden inşa ederken, kataloglama görevinde" okurua sunuyor yazar
Araştırma inceleme edebiyat eleştiri kuram
Don Quijote DersleriVladimir Nabokov · İletişim Yayınları · 201631 okunma
Puan vermedi·331 syf.··
2024 35. kitabı
JOSE SARAMAGO OKUMAK: V. Nabakov, gerçek bir yazarı şöyle tanımlar: “Yazarın değerlendirilebileceği üç farklı bakış açısı var: Bir hikâye anlatıcısı, bir öğretmen ya da bir büyücü olarak düşünülebilir. Büyük bir yazar bu üç kimliği kendinde barındırabilendir. Ama özellikle büyücü kimliği en ağır basandır ve onu iyi bir yazar yapandır. Büyük bir yazarın üç yönü (büyü, hikâye ve ders), birleşik ve eşsiz bir görkemin etkisinde harmanlanmaya meyillidir. Çünkü sanatın büyüsü, hikâyenin bütün kemiklerinde ve düşüncenin iliklerinde mevcuttur. Biz de büyük bir duygusal ve entelektüel zevkle sanatçının kartlardan kalesini inşa etmesini ve bu kart kalesinin nasıl çelikten ve camdan muhteşem bir kaleye dönüştüğünü izleriz.” Jose Saramago, bu yönüyle gerçek anlamda bir büyücüdür de. Kitaplarında aslında sıradan insanlara anlatır. Ama öyle bir anlatış tarzı uygularlar ki, o sıradan insanlar okuyucunun gözleri önünde olağanüstü kahramanlara dönüşürler. Jose Saramago, yaşayarak kendi hayatının romanını yazmış bir yazardır da. Özgürlükçü bir komünist olarak her zaman zulme karşı durmakla kalmamış, gerektiğinde bedel ödemeyi bile göze almıştır. O, roman gibi yaşayarak romanın ta kendisine dönüşmüştür. Saramago, kendi yazım dilini yaratan büyük ustalardandır. Dili oldukça sade ve derindir. Anlatımında hep bir ince ironi vardır. Yazdıklarının geri cephesinde köklü bir Siyasal zemin olsa da, insana odaklanır, insanı inceler ve insan olmanın ne demek olduğunu anlamaya çalışır. Öte taraftan Okuyucuya kelimelerden bir ayna da tutar. Acımasız bir aynadır bu. Ama Derinlerde sarıp sarmalayan bir şefkat duygusu da barındırır. Jose Saramago, yazdıklarıyla da hayata karşı bir duruşun sahibi olmuştur. Elbette Körlük romanı en çok bilinen kitabıdır. Ama İsa’ya göre İncil, Kabil, ölüm bir varmış bir
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
"Yaratıcı okur lazım bana. Palto, onun için."
Puan vermedi·72 syf.··
2025 1. kitabı
Birçok kişinin Fyodor Dostoyevski'nin sözü üzerine okumasının yanı sıra ben tesadüfen aldım ve okudum. Başlığa yazdığım V. Nabakov'un sözünü göz önünde bulundurduğumda "yaratıcı bir okur değilim." düşüncesiyle baş başa kalıyorum. Çünkü Palto'dan pek bir şey anladığım söylenemez. Olay örgüsü kafamı karıştırdığı gibi, sonunu da bir yere bağlayamadım. Bundan dolayı ilerleyen dönemde bir kez daha okuyup yeniden inceleme yazacağım. Spoi içerebilir! Sıradan bir memur olarak çalışan Akakiy Akakiyeviç, uzun zamandır kullandığı paltosunu eskidikçe terzide yama yaptırıp kullanmaya devam ediyor. Lakin bir gün terzisinden, artık yenisinin dikilmesi gerektiğini duyduğunda güç bela parasını toparlayıp yeni bir palto diktiriyor. Birkaç gün sonra başına talihsiz bir olay gelir ve paltosu çalınır. Paltosunun bulunması için çeşitli yerlere başvurur ama son başvurduğu tanınmış kişi tarafından azarlanınca, yaşadığı hüzün ve korkudan ötürü hastalanır ve ölür. Ölümünün ardından Akakiyeviç'in ruhu şehirde dolaşmaya ve insanların paltolarını almaya başlar, ta ki onu azarlayan adamın paltosunu alana kadar...
PaltoNikolay Gogol · İtihaki Yayınları · 201746,2bin okunma