9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:25
Yerdeniz serisinin ilk kitabı olan Yerdeniz Büyücüsü’nü bir tavsiye üzerine okudum. Açıkçası bana çok yabancı olan bir tarzda konuya sahip. Okurken bu açıdan başlarda zorlandım . Çok farklı bir dünyanın içerdiği isimleri,kuralları,yaşanmışlıkları, efsaneleri anlamlandırmaya çalışıyor insan. Bu dünyadaki anlatılan olayların ana kaynağı büyümek kavramı etrafında şekilleniyor. Serinin diğer kitaplarına başlamadan bu kitap hakkında düşüncelerimi yazmak istedim. Olay örgüsünden ziyade kitabı okurken üstünde düşündürten kavramlar ve olayları yazmak istiyorum. İsimlerin önemi, anlamı oldukça üzerinde durulan bir konu idi. Bir şey üzerinde eylemde bulanabilmek ya da herhangi bir sonuç doğması için onun gerçek isminin bilinmesinin gerekliliği kelimeler ve anlamları üzerine düşündürtüyor. Birine gerçek ismini verebilecek kadar güvenebilmek çok nadir.( günümüzde en çok kıskandığım duygulardan.) Bir diğer konu da denge vurgusu. Yapılan her şeyin bir yansıması ve geriye dönen bir bedeli var. Evrenin bir bütün olması ve en ufak bir değişimin dengeye dönmesi için yarattığı farklı etkiler vardır. Bu yüzden basit gözüken bazı eylemler bile bazen yapılması tercih edilmez. bu da uçarı olmaktan ziyade temkinli ve bilinçli olmanın önemini gösteriyor . Kitabın genel olay örgüsü de bir çocuğun yaşadığı yerden büyücülük okuluna ordan da farklı farklı adalara yönelen bir arayış üzerine. Geldiği büyücülük okulundaki bir sürtüşme sonucu gücünü göstermek için yapmış olduğu bir büyü sonucunda gölgesinin peşine düşeceği , kendiyle savaştığı, varlığını bütün haline getirip, kötü tarafa çekilmemek ve yenilmemek için verdiği bir mücadeleye dönüşüyor. Serinin ilk kitabı benim için sürükleyici ve okuması keyifli bir kitaptı. Serinin diğer kitaplarını da okuyacağım.( Allah bilir ne zamana.) Bu
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,5bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 612. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 16:06
Her biri yarasını kendince yaladı iyi etti.. kendimce en vurucu cümlesi diyebilirim. Olgunlaşmayı, “Kamil” insanı tek satırda bu denli özetleyebilen bir cümle, nadir olsa gerek. Sıradan insanların, sıradan yaşamlarını destanlaştırarak anlatan bir eser. Yalın akıcı bir dile sahip. Ufak tefek kültürel farklılıklar dışında, insanın heryerde aynı olduğunu okuyunca anlayacağınız bir roman. ..
Ve Durgun Akardı Don 1Mihail Şolohov · Kor Kitap Yayınları · 20191,640 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gen Bencildir - Richard Dawkins
9/10
·329 syf.··
2026 227. kitabı
Richard Dawkins’in Gen Bencildir eseri, popüler algının iddia ettiği gibi sadece biyolojik bir mekanizmayı tasvir eden kuru bir bilim kitabı değildir; insan eylemlerinin en derin, en karanlık ve en rasyonel kökenlerine inen deterministik bir başyapıttır. Kitabın ortaya koyduğu çıplak gerçeklik nettir: Bizler, genlerin kendilerini kopyalamak ve korumak adına inşa ettikleri birer "hayatta kalım makinesiyiz." Ancak bu mekanizmanın dış dünyaya yansıması, bireyin ve toplumun bilinç filtresine göre sarsıcı kırılmalara uğrar. Kitap boyunca evrimsel kararlı stratejiler ve rasyonel detaylar üzerinden anlatılan bu sistem, insan zihninin ve kültürün devreye girdiği noktada devasa bir deterministik kumar alanına dönüşür. Gen, istisnasız her insana aynı temel ve ilkel donanımı yükler: Açlık, cinsellik, kabileye ait olma arzusu, ödül (dopamin) mekanizması ve her şeyin ötesinde bir "sonsuz olma/hayatta kalma" dürtüsü. Sistem, bu ham kodların çevreyle etkileşimi üzerinden yürür. İşte tam bu noktada, bireyin algı, zeka ve sorgulama kalitesi, genin nihai kaderini belirleyen en büyük filtre haline gelir. Bu deterministik ağın en radikal ve uç örneği, kör inancın pençesindeki bir intihar bombacısının eylemidir. Nesnel ve biyolojik gerçeklik açısından bakıldığında, kendini patlatan bir birey kendi genlerini saniyeler içinde küle çevirerek mutlak bir evrimsel başarısızlığa imza atar. O, Dawkins’in tabiriyle "Mem" adı verilen zihinsel bir inanç virüsü tarafından hacklenmiş, sistemi çökertilmiş bir robottur. Ancak olaya eylemi gerçekleştiren öznenin içsel ve algısal gerçekliği açısından bakıldığında, mekanizmanın motoru yine genin yüklediği o ham "sonsuz yaşama ve üreme" kodudur. Düşük bilinç ve dogmatik algı filtresine sahip bir zihin; cennet, ebediyet ve huriler gibi soyut vaatlerle
Biyoloji
Gen BencildirRichard Dawkins · Tübitak Yayınları · 02,072 okunma
Team Ryannnnnn
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 20:01
Biraz uzun sürdü okumam ama kitapla alakalı değil benim zaman sıkıntımdan kaynaklı. Ay neyse boşverin sanırım hayatımda okuduğum ikinci ya da üçüncü romantik/aşk her neyse kitabı olabilir. Normalde hiç sevmem yani ilgimi çekmez hadi dedim değişiklik olsun hem adı da kitapevli üç beş kitap tavsiyesi çıkar en kötü. Amaaaaa hiç öyle olmadı gerçekten sonsuz tavsiye edeceğim aşırı keyifli fakat fazlasıyla smut içerik var onu da belirteyim beni çok rahatsız etmedi ama yazarımız araya cinsellikte sıkıştırmak istemiş demek ki. Konu inanılmaz klişe ama karakterler şahane gerçi kızımız Josie pek sevimli bir karakter olmasa da sonunda yaptığı şeylerden kaynaklı biraz sevdim diyebilirim. Ryannnnnnn şu an emoji olarak kalp gözler koyduğumu hayal edin, böyle bir erkek modeli varsa türünün nadir örneklerindendir herhalde:D yani üzümlü kek işte ya da koala yavrusu ya da sonsuzluğa kadar uzar. Unique bir erkek işte shahaha al pamuklara sar AHAHAHA daha uzatmıyorum ve iyi ki okudum diyorum gerçekten çok keyifli bir okumaydı. 9/10 verdim 1 puanı klişe davranışlardan ve diyaloglardan kırdım ihihihi . Herkese keyifli okumalar diliyorum. Sevgiler.
Kitabevi SavaşlarıAli Brady · Nox Yayınları · 202636 okunma
10/10
·416 syf.··
2026 23. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 17:19
Nietzsche Ağladığında - Kitabın en güçlü yanı, kuru ve anlaşılması güç bir anlatımla değil; akıcı, sürükleyici ve duygusal bir hikâyenin içine ustalıkla yerleştirmiş olması. Sayfalar ilerledikçe karakterlerin değişimine tanık olmak, aslında insanın değişebilmesi için önce kendisiyle yüzleşmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Neredeyse her sayfasının altını çizdim. Felsefe, psikoloji ve insan ruhunu böylesine akıcı anlatabilen nadir eserlerden.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470,1bin okunma
SİNİR KRİZİ FİNALİNE HEPİNİZ HOŞ GELDİNİZ! | 4/10
3/10
·608 syf.··
2026 105. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 02:18
Medusa'nın Ölü Kumları 4 Maral Atmaca Büşra ​"Şükürler olsun, bitti!" diyerek derin bir nefes almak isterdik ama içimizdeki sinir harbi henüz yatışmadı. Sena ile birlikte ilk kitaptan beri karakterlerin olgunlaşmasını bekledik, araya sıkıştırılan gereksiz uzatmalara katlandık, "ikinci kitap ilkinden beter çıktı" dedik, üçüncü kitapta sırf Itır'ın hatrına biraz umutlandık..Meğer sorun tek bir kitap değil, serinin ta kendisiymiş. Hayatım boyunca yüzlerce karakter okudum ama bu kadar itici, kibirli, narsist ve tahammül sınırlarımı zorlayan bir karakterle çok nadir karşılaştım. Güçlü kadın karakter yazmak istemişsiniz ama ortaya çıkan şey güçlü değil; sürekli kendini öven, herkesi aşağılayan, karşısındakini insan yerine koymayan yürüyen bir ego olmuş. Karakter değil, yazarın dokunulmazlık zırhı resmen. Herkes aptal, bir Elzem akıllı. Herkes güçsüz, bir Elzem güçlü. Herkes hata yapıyor, bir Elzem kusursuz. Yeter ya! Ve en sinir olduğum şey şu: Kitap sürekli bana Elzem'e hayran olmam gerektiğini söylüyor. Hayır. Hayran olmadım. Aksine okudukça karakterden daha fazla nefret ettim. Bir noktadan sonra Elzem'in konuştuğu her sahnede göz devirmeye başladım. Baş ağrısı yaptı resmen. Değişmeyen Kibir, Bitmeyen İşkence: Yazar dört kitap boyunca bize "güçlü kadın" okutuyorum adı altında, hayatımızda görebileceğimiz en egoist, en narsist ve en tahammül edilemez karakter olan Elzem’i dikte etmekten bıkmadı. Dört kitap boyunca karanlık fantastik sat, ölüm sat, travma sat, savaş sat... Son sayfalarda ise sanki romantik komedi finali yazıyormuş gibi herkesi evlendir, çocuk sahibi yap, mutlu sona bağla. Bunca kitaplık kaosa, çekilen onca çileye ve sinir krizlerine böyle vizyonsuz, klişe bir evlilik cümbüşüyle son verilmesi resmen okurun sabrını sınıyor. Bu seri benim için tam anlamıyla
1000Kitap
Medusa'nın Ölü Kumları 4Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 2025852 okunma