7/10
·72 syf.··
2025 29. kitabı
İçinde insana ait olay, durum, olgu, , duygu ve an’lar üzerine metaforik/ felsefik küçük hikayelerin bulunduğu küçük bir eser. Öylesine okuyup geçebilir ya da her hikayeden sonra bir arkadaşınızla bir çay sohbetinin konusu yapabilirsiniz. Hikayeler her olay/durumun iki/çok yönlü olmasıyla ; kişinin söylediği şeyi ne kadar yaşayıp yaşamadığının sorgulamasıyla ilgili.İğneyi kendinize batırıp batıramayacağınızın vicdanını yaptırıyor yazar. Ayrıca şu notu da düşmek isterim : Son zamanlarda Instagramda gördüğüm o edebi/felsefi içerikli görmüş geçirmiş insanlara has ders içerikli videolardaki söylemler çok da “özgün” değillermiş. Okuduğum böylesi kitaplardaki bir cümleyi, bir hikayeyi biraz allayıp pullayıp bize sanki özgün bir şeymiş gibi sunuyorlar. İnsan okudukça gözü açılıyor. Son olarak kitapla ilgili bazı hikayelerin sembolik anlatımlarını tam olarak kavrayamasam da geneli güzeldi. Bir yolculukta okunası eserlerden . Giysiler, Heykel, Narlar özellikle beğendiğimi de eklemek isterim.
GezginHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,1bin okunma
Puan vermedi·72 syf.·
2025 138. kitabı
Bloğumdan alıntılama yapıyorum. Gezgin, Elbiseler, Kartal ve Tarlakuşu, Aşk Şarkısı, Gözyaşları ve Gülüşler, Panayırda, İki Prenses, Şimşek, Keşiş ve Hayvanlar, Ermiş ve Çocuk, İnci, Beden ve Ruh, Kral, Kumun Üstünde, Üç Armağan, Barış ve Savaş, Rakkase, İki Koruyucu Melek, Heykel, Takas, Aşk ve Nefret, Rüyalar, Meczup, Kurbağalar, Yasalar ve Yasama, Dün Bugün ve Yarın, Filozof ve Ayakkabı Tamircisi, Köprüleri İnşa Edenler, Zaad Tarlası, Altın Kemer, Kırmızı Toprak, Dolunay, Münzevi Ermiş, Eski Çok Eski Şarap, İki Şiir, Ruth Hanım, Fare ve Kedi, Beddua, Narlar, Tanrı ve Birçok Tanrı, Sağır Kadın, Arayış, Asa, Yol, Balina ve Kelebek, Gölge, Bulaşıcı Huzur, Yetmiş Yaş, Tanrıyı Bulmak, Nehir, İki Avcı, ve Başka Gezgin isimlerinde hikayeler bulunmakta. İçlerinden en çok Elbiseler, Aşk Şarkısı, Gözyaşları ve Gülüşler, Üç Armağan, İki Koruyucu Melek, Aşk ve Nefret, Sağır Kadın, Arayış, Bulaşıcı Huzur, Nehir ve Başka Gezgin hikayelerini çok sevdim. Araya böyle kitap almak çok iyi oldu. Çünkü rahatlattık ve çocukluğuma, ilkokul yıllarıma götürdü. Keyifli okumalar ve iyi, güzel bir hafta di
GezginHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,1bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kısa kısa yolda karşılaşılanlar
8/10
·72 syf.··
2025 26. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2025 20:42
Kısa hikayelerin günlük hayatta karşımıza çıktığı noktalarından derlemeler: Giysiler: gerçek güzelliğin ve çirkinliğin kıyafette ,makam ve mevki de değil gerçek benliktedir. Kartal ve Çayırkuşu: iki kişi arasında problemler olsa bile bu sadece onları ilgilendirir. Üçüncü bir kişiye söz söylemek düşmez ve ‘kol kırılır yen içinde kalır’. Aşk şarkısı: bir merhaba nişan hazırlıklarına kadar gidebilir:) Gözyaşları ve gülüşler: timsahın acı acı ağlaması ve bunun” timsah gözyaşları “ olarak algılanması, sırtlanın güzelliğine gülmesi ve bunun’ sırtlanın gülüşünden başka bir şey olmaması’ ; kısaca insanların her şeyi sahte algılaması. Panayırda: insan iyi veya kötü fark etmeksizin her daim karşısındakine karşı duyduğu hoşnutsuzluk ve nefret söylemi. İki prenses: insanlar dışardan gördüklerini güzel ve mükemmele yorar. Kendi hayatını ve hayatında olanları ise talihsizlik olarak algılar. Aslında herkesin hayatı kendine göre kötü ve mutsuzlukla doludur. Kişi nasıl bakarsa öyle anlar. Şimşek: kurtuluş insanın tasarrufunda olan bir şey değildir. Yaratan dilerse kurtuluşu dilediğine bahşeder. Keşiş ve hayvanlar:keşişin duyduğu aşkı anlamayıp onu küçümseyen varlıklar ve keşişin pişmanlığı. Ermiş ve çocuk: herkesin kaybolduğu bir an ve bulunduğu bir zaman vardır. İnci: bazen çekilen sancılar gelecek güzelliklerin habercisidir. Beden ve ruh: insan sevilecekse beden ve ruh olarak ortak sevilmeli. Kral: kendilerini yönetmek üzere yönetilenler ve kendi elinde taç ve asasını taşıyan kral-halk vardır. Üç armağan: bazen simgeler söylenen sözlerden çok derin anlamlar ve incelikler gösterir. Anlayana!!! Barış ve Savaş: uygar varlıklar ve canı kurtarmak için uygarlıktan kaçan canlılar?! Rakkase: her şeyin ruhu ilgi alanının yaşadığı yerdedir. İki koruyucu melek: herkes kendi işinin daha zor ve
Hayata Dair
GezginHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,1bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2024 126. kitabı
Suya yansıyan durulmuş, beklemiş , yorulmuş, içinden zamanlar geçmiş bu suret bana yabancı geliyor , benliğimin , düşlerimin , hayallerimin ve düşüncelerimin geçici olduğunu gösteriyordu. Varlığımız, yokluğumuz, yansımamız, ağırlıklarımız , dallarda kurumuş çatlak narlar ,nişte duran paslanmış nallar , kuyulara atılmış kemikler, testine kalmış bir avuç su, yüzüm ... Vardım... Var mıydım ? Kuşların , ağaçların , çiçeklerin , havanın , toprağın , ateşin ve suyun dilini konuşabiliyorduk ama insanla konuşmaya gelince dilimiz ya ters dönüyor ya da tutuluyordu. İnsanı insan anlatmak zordu. Çoğumuzun hayatı belli rutin hareketleri tekrarlamakla geçiyor . Peki kaçımız yaşamı anlamaya, giden zamanın bizden neler götürdüğünü sorguluyoruz? Kitap aslında roman tarzında yazılmış olsa da okuyan herkesin kendi içsel yolculuğunu başlatmasını sağlıyor. Kitabın ana karakteri 48 yaşında ingilizce çeviriler yapan , basit bir hayat yaşayan biridir. Bir gün kardeşinden bir telefon gelir ve ailesinden son kalan büyüklerden üvey halasının öldüğünü öğrenir . Cenaze için köye gider . Kardeşi ve kuzeni ise ailenin evinden pay alma peşindedir. Halasının ölümü karakterin bir nevi uyanışı olur. Hem aile yadigarına sahip çıkmak hem de genetik işitme sorunundan kaçmak için eve tadilat yapıp yerleşmeye karar verir. Geçmişten kalan izler evden çıkarıldıkça karakterin geçmişe bir penceresi açılır. Beş kuşağın yaşadığı hayattan kesitlerin olduğu kitapta 1926 sürgünleri , 68 kuşağının yaşadığı olaylar ve farklı siyasi düşüncedeki kişilerin çatışmasına da yer verilmiş . Geçmiş ve gelecek uzun zaman dilimi olsa da anılara dalınca bir rüzgarlık mesafe değil mi zaten ?
İki Meltem ArasındaMehmet Veysi Boran · Everest Yayınları · 2024151 okunma
Beyazı Boyayan Nar Tanesi
8/10
·107 syf.··
Beğendi
·
2024 69. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2024 01:24
Balım, böceğim, kuzum, nar tanem, nur tanem, bir tanem, karadutum, çiçeğim... Bunları okuduktan sonra kitabın atmosferinin ne kadar yumuşak ve ponçik olduğunu tahmin etmişsinizdir. Bazı kitaplar vardır, sezgilerimizi kuşanarak bağ kurabiliriz onlarla. Duygularımıza ya da düşüncelerimize doğrudan hitap etmez de ikisinin tam arasında bir noktayı bulup gizliden gizliden içimizi oyar sanki. Bazen tam olarak ne yapar, anlamayız. Bilincimizin arkasından akıp giden sayıklamalar gibidir bunlar. Üzerini perdelediğimiz ölüm dürtüsü mü yoktur bunların içinde, çektiğimiz acılar mı, isteklerimiz, hayallerimiz mi.. Hepsini buluruz. Ölülerimizi gömemeyiz, ölüler sadece dış dünyada topraktır çünkü. İçimizde ise diriyken olduklarından bin kat fazla yaşarlar. Onları gül suyuyla yıkarız, güzelleştiririz. Hatıralarımızda güzel kalsınlar isteriz. Kapatırız üstlerini. Ölü oluşlarıyla değil de yaşayışlarıyla hatırlarız çünkü onları. Ancak böyle mutlu edebiliriz kendimizi. Ceset kokusunu bastırsın diye gül kokusuyla maskeleriz cesetleri. Ölülerin ölü oluşlarını da kendi ölümlülüğümüzü de unutmak için böylece. Fakat bazen yaralarımız kanar. Değil mi ki bazı ani hareketlerde yırtılırlar yaralar? Zerreciklerinden kan sızar yaraların. O zerrecikler narlar gibidir. Narların lekeleri bulaşır o özenle giydiğimiz beyaz bembeyaz gömleğimize. O zaman da ölümü hatırlayarak hıçkırırız. Şule Gürbüz gibi haykırırız var olmanın bize verdiği sancıları. Rengimizi belli ederiz: Hayattan kopmuşuzdur. Toparlanmak için güç alırız sonra Bugün'den, Şimdi'den. İşte budur bir Kalbin Arka Odası. Kendini teskin etmek isteyen ruhun zarif dalgalanmalarıdır. Huzurunu arayan, hayat yolculuğunu hazırlıklı geçirmek isteyen bir ruhun etrafını gözleyişidir. Roman değil mektup denmeli bence bu kitaba. Bir taya (dadı, sütnine)
Edebiyat
Kalbin Arka OdasıAyşegül Genç · Muhit Kitap · 2020339 okunma
Puan vermedi
"İşte bu benim dilim" diyorum, "kendim seçmediğim ama içinde doğduğum, öğrendiğim, büyüdüğüm ve kendimi ifade ettiğim anadilim..." Ve ölüm budur işte; nar çatlıyor ve kan rengindeki damlacıklar damlamaya başlıyor. Ve ince beyaz tüller dalga dalga kızıla boyanıyor. Ve kızıl rengin dalgaları durmadan genişliyor ve genişliyor ve genişliyor... Mehmed uzun'un üslubuyla tanışmanizi çok isterim, tavsiyemdir Niye bu kan, bu kin, bu öfke, bu nefret, ey geçmişinden, deneyimlerinden hiçbir ders çıkarmayan, hemencecik çılgınlığın ve şiddetin cazibesini kapılan, “hep ben hep biz” diyen unutkan insanoğlu Her insan ayrı bir cihan“ Açlık, kıtlık, sürgün, göç; Pogrom, Auschwitz, Hiroşima, Nagazaki, Sibirya, Lunyinka, Halepçe ve daha neler neler... Sanki dünya, dünya değil bir ölüm tarlası, ölüm üreten, ölüm saçan bir makine. Nasıl nar ağaçları, çiçekleri ve renkleri, tüm farklılıklarını rağmen, insana huzur veren bir uyum içindeyse, insanlık da, kıtalar, renkler, farklı diller, kültürler, dinler, alışkanlıklar, gelenek ve görenekleriyle Renkli bir uyum içindedir. Milliyetçiliğin ve ırkçılığın taşlaştırdığı yüreklerin yol açtığı, anlatılması olanaksız insani dramlarla dolu, çılgınlıkların sonucu ne oldu?   Her insan ayrı bir cihan. Yüzyılımız, ırkçı, milliyetçi, şovenist dalgalar ve savaş rüzgarlarıyla tüm insanlığı kasıp kavuran canı ve çılgın bir yüzyıl, canilerin ve çılgınların cenneti bir yüzyıl oldu. Sanki dünya, dünya değil bir ölüm tarlası, ölüm üreten, ölüm saçan bir makine. Yaşam buydu işte, çatlayan olgun narlar, bembeyaz tüller ve kan kırmızısı damlalar. Ve ölüm budur işte, nar çatlıyor ve kan rengindeki damlacıklar damlamaya başlıyor. Ve ince beyaz tüller dalga dalga kızıla boyanıyor. Ve kızıl rengin dalgaları durmadan genişliyor ve genişliyor ve genişliyor.
Nar ÇiçekleriMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20124,623 okunma