Sizi merak ettim... Nasılsınız?” suali olurdu. Bu merak genç kızın içinde tatlı bir akis yapıyordu. Ömer hiçbir zaman karısını merak ettiğini söylememişti. Ömer çok kereler karısını fark bile etmiyordu. Onun sevgisi, bütün hisleri gibi ani ve şiddetliydi. Birdenbire coşuyor, belki dünyada hiçbir insanın muktedir olamayacağı kadar kuvvetle Macide'yi aşk fırtınalarına boğuyor, fakat bu tufandan sonra, bazen günlerce, sanki evdeki kadın uzak bir akraba, yahut ev sahibi madammış gibi lakayt bir hal alarak muhayyilesinin dünyasına çekiliyordu. Macide bu coşkunluk ve aşk anlarının tesiriyle ona ne kadar yakınlaşsa, içinde mevcut olduğunu inkâr edemediği birtakım ihtiyaçların el sürülmeden kaldığını düşünerek bir sızı duymaktan da kendini men edemiyordu. Onun tabiatı bu hususta Ömer'e hiç benzemiyordu. Hislerinde daima ölçülü, en çılgın anlarında bile kendine hâkim olmayı bilen, sık sık iradesini kullanmaktan zevk ve gurur duyan bir insandı. Kendinde bulunmayan coşkunluğun, şiddetin, ani ve kuvvetli heyecanların Ömer'de çok olarak mevcut oluşu, ona daha ziyade bağlanmasına sebep oluyor, fakat kendisinde olup da Ömer'de bulunmayan vasıfların noksanlığını da acı acı hissediyordu
Sayfa 219·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
seni istediğim gibi dinleyemeyeceğim daima aklım bir çalıya takılacak huzursuzluğum beni bir gölge gibi takip edecek bu yükü taşıyamazsın boşuna çırpınma senin gibi bir insanla birlikte yaşamayı ilk
Sayfa 519·Kitabı okuyor
Sıcaklar birden bastırınca; :')
"Çok iyiyim, diye karşılık veriyor, siz nasılsınız?" "Ben ölmek üzereyim ama onun dışında fena sayılmam."
Nasıl olacaksınız Ruhi Bey Bugün de erkencisiniz Ruhi Bey Şarapla bira mı içiyorsunuz Ruhi Bey Böyle sabah sabah Ruhi Bey Akşam akşam Ruhi Bey Akşam sabah Ruhi Bey Cıgara alır mıydınız Ruhi Bey Yakalım Ruhi Bey, yakalım Böyle üşümüyor musunuz Ruhi Bey Benim de ayakkabılarım su alıyor Ruhi Bey Ne olur ne olmaz Önümüz kış Ruhi Bey Ee, daha nasılsınız Ruhi Bey - İyiyim, iyiyim.
ayrılırsak bir daha tanışamayacağız asla nasılsınız.. diye ince bir tülle örteceğiz camlarımızı. Gazete kâğıtlarıyla kaplayacağız ellerimizi. Eskiyeceğiz sevgilim. Ekşiyeceğiz! Albinomi'nin Adagio'sunu dinleyeceğiz farklı farklı yatak odalarında, farklı, farklı hazlarda görüyorsun kerem gün geliyor bütün sevdalar kirleniyor bütün gökler, bütün balerinler, bütün nilüferler hatta beyazlar da... bırak peşimi, lütfen, peşin hükümleri.. bırak! kerem, kuşlar kadar özgür ve güzel olsak da göğe bak sevgilim! göğe bak! Görüyorsun, şu mavi ve hayat bizi içine alamayacak kadar ufak.. kalbimdeki kazığı sökebilirse eğer beklemek yeniden dirileceğim senin dudaklarında bir ibadet olacak hasret
Sayfa 92
Hayatımda tanıdığım insanların çoğu yüzeysel içeriklerle ve küçük hoşbeşlerle yetinirdi. Aynı, "Nasılsınız?" Sorusunun ezberlenmiş yanlış cevabının, "iyiyim" olması gibi.
İnsan İlişkileri