"Belki bir yaşantıyı sonuna kadar sürekli izlemenin, bitirmenin bir çeşit ölüm olduğunu hissediyor. Yarım yaşantılar sürdürerek, bütün ölümlerden kaçıyor."
Dostoyevski’nin romanında çizdiği tablo oldukça karanlıktır. Ama bu karanlık içinde yine de bir ışık vardır. Bu, Raskolnikov’un insanlara gerçekten hizmet etmenin yolunu ve araçlarını bulacak ahlaki güce, cesarete ve kararlılığa sahip olduğuna duyduğumuz inançtır: Çünkü Raskolnikov her şeye karşın “insan” olarak kalmıştır.
“Bizim toplumumuz, çok farklı sosyokültürel seviyelerdeki insanlardan oluşuyor ve biz hep birlikte yaşıyoruz. İşçisi köylüsü, zengini fakiri, okumuşu okumamışı... Aynı ülkenin birbirine hem çok benzeyen, hem de birbirinden çok farklı doğruları, farklı alışkanlıkları, farklı dünya görüşleri olan insanlar bunlar... ve bu insanlar da bazen birbirine aşık olabiliyor.”