"(...) Onlar bir yüksek uygarlığa ne zaman inanırlar, biliyor musun? Bu yüksek uygarlık bizim seviyemize inip vızırdayan uzay gemilerinden kafamıza bomba yağdırmaya başladıklarında. O zaman inanırız, birleşiriz ve herhalde hemen değil ama başlangıçta, birbirimizle omuz omuza veririz. "
Boğazından yukarı iğrenç bir duygu yükseliyordu; kulaklarını tıkamak, yatmak, gerinmek, başını yastığa koymak istiyordu. Bu korkuydu. Sadece korku da değil, bir Kara Korku. Kaç buralardan. Kendini kurtar. Her şeyi bırak, gizlen, kendini göm, boğul... Hey sen, diye bağırıyordu kendisine. Kendine gel, aptal! Böyle yapamazsın, geberir gidersin...