6/10
·856 syf.··
2026 17. kitabı
Kalın olmasına rağmen cok hızlı okunuyor. Keşke gerçek tarihi kişiler yerine kendi karakterleriyle yazsaymış çünkü onları büyücu olarak düşünmek cok garipti (daha da garipleşecek) Resimlere emek vermiş. Damien cok cirkin ve cok atarlı. Ayda yılda bir kere görüşüyorlardı ne ara bu kadar aşık oldular anlamadım. Son bölümlerde aşkı falan anlatışı biraz garip geldi herkes hayvan gibi olmak zorunda mı ve Damien gelince ailesini unutuverdi. Olan yine Damien'in ailesine oldu valla.
AnastasiaSophie Lark · Nemesis Kitap · 202437 okunma
10/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 87. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 15:43
꧁ঔৣ☬ ĐɄⱤɄ₥₳Vłł~♡~₭łⱫłⱠ ₲Ɇ₵Ɇ ☬ঔৣ꧂ Selamlar, bugün sizlere evrenine bayıldığım bir serinin ilk kitabı #kızılgece ile geldim. @_durumavii kalemini zaten çok seviyorum bu seri ise beni benden aldı. Benim seriyi ilk okumam bu güzel baskısı ile okumak ayrıca mutlu etti. Nefretten aşka,zorunlu birliktelik rahatlıkla diyebiliriz. Rozelin'in :)) bitmeyen itirazlarını dikkate alınca kesinlikle zorunlu birliktelik!! Ama haklı şimdi, kimsenin de, "ya tamam hadi öyle olsun" diyeceği bir durumda değil! Bence yinede en büyük şansı bu evrene düştükten Lenoran dan sonra Kimpras a geçmesi oldu. Kimpras Lideri Biran Nuh ve kız kardeşi Perla, Mirel, Efraim ve Mestan bence ona fazlasıyla yardımcı da oldular. (Ah bazıları tam nefretlik onları okurken tanırsınız.)Tabii önce keşke Rozelin i kaçırmamış olsalardı! Biliyorum şimdi diyeceksiniz, "Sen ne diyorsun?" Nasıl ve niye kaçırdılar? Bambaşka bir evren, detaylı bir kurgu çok fazla gizem ve bilinmeyen var! Ama bir baklava sahnesi vardı ki ben ona bayıldım:) Kıyamam ya.. Ben kesinlikle Biran Nuh tarafıyım bu net! Bir yerde durmam lazım:)) Hadi şimdi sizler için kısaca konusuna geçelim. Rosalin Demir, İzmir'de yaşayan beş kardeşli, kalabalık ve mutlu bir ailede genç kız. Üniversite okuyor ve babasının yakında geçirdiği bir kazanın sonucu çalışamaması sebebiyle bir yandan okuyup bir yandan çalışıyor. Ama bu geniş aile için asla yeterli gelmiyor. Tam bu esnada arkadaşı Gupse'nin bahsettiği bir vakıftan yardım alabileceğini düşünerek gitmesi ile olaylar başlıyor. Safornikon Vakfı ilk anda bile içine sinmese de vakfın ondan beklentisi sadece kan vermesiydi, ne olabilir ki; diye düşünerek kabul etti. Fakat ertesi gün geç bir saatte acil kana ihtiyaçları olduğunu belirten bir telefonla Safornikon Vakfı'na giden Rosalin vakıfta ne olduğunu anlamadan
Kızıl GeceDuruMavii · Vera Kitap · 2026210 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·448 syf.·
2026 16. kitabı
Anne ile ergen kızı arasında geçen çatışmaları okuyacağımı sanırken, beni bambaşka konuya götüren kitap oldu. Kitap da günümüz de yaşlı hastalığı olarak bilinen Alzheimer'e 56 yaşında yakalanan annenin hastalığı kabul etmekte zorlanmasını ve anneye karşı suçluluk duyan kızının kendini affetmek için çabalaması anlatılıyor. Kitapta annenin yaşına 56 deseler de bana göre anne de 45/ 50 yaşında hastalık baş göstermiş sorumluluğu fazla olduğu için kadınının davranışları bu şekilde algılanıp göz ardı edilmiştir. Nitekim yeni nesil doktorlar Alzheimer testlerinin 50 yaşında başlaması gerektiğini söyler oldular. Eminim burada yaşı 50 ve üzeri bir çok kişi (daha çok kadınlar tabi) buzdolabının kapağını açıp ben şimdi bu kapağı niye açtım ne alacaktım diye düşünmüştür tıpkı benim gibi. Yaşım gereği bu kitap beni önce korkuttu daha sonra gözümü açtı diyebilirim. Çünkü hiç birimiz böyle bir hastalığın var olduğunu bildiğimiz halde ne kendimize ne de çok yakın canlarımıza konduramıyoruz. Kondurmadığımız için de hastalığı yok sayıyoruz.
Sensiz Bir HayatKatie Marsh · Olimpos Yayınları · 201777 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 14. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:49
"Evlenip aynı çatı altında yaşıyorlar diye karı koca olur mu insanlar? Aynı ana babadan oldular diye birbirlerine sahiden kardeş olur mu çocuklar? Her şeyi aşikâr olanların sakladıkları sırlar daha mı çoktur?" Şermin Yaşar Söyleme Bilmesinler kitabında bu soruların peşinden gidiyor. Aile içindeki o görünmez bağları, herkesin birbirine karşı takındığı tavırları ve saklanan sırları anlatıyor. Kitapta her karakterin kendi hikâyesini anlatmasına izin verilmiş. Bu durum, sanki yan komşumuzun evinde yaşananlara kulak misafiri oluyormuşuz gibi hissettirdi. İnsanın her rolde mükemmel olamayacağını, bazen kendi hatalarını görmenin ve bunları kabullenmenin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan bir eser. Kitabı kapattığımda, ruhumuzu yoran ne varsa anlatmanın, en azından kendimize itiraf etmenin bir iyileşme yolu olduğunu düşündüm. İnsanları doğru anlamak ve doğru anlaşılmak dileğiyle...
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,5bin okunma
Puan vermedi·690 syf.··
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:28
Harry Potter 11 yaşımdan beri çok sevdiğim bir seriydi ama bir türlü kitaplarını okumamıştım ve okuduktan sonra da filmlerin ne kadar eksik olduğunu fark ettim. Birçok yan karakter yok, birçok ana karakterin derinliği yok, çoğu "haa ondaan..." diye aydınlanacağımız detay yok. Tabii ki filme her şeyi sığdırmak mümkün değil ama 'kitaplar ne kadar farklı olabilir ki' adlı savım geri döndürülemez bir şekilde çürütüldü. Kitap serisi ve karakterler bende filmlerde olduğunda çok çok farklı yerlere sahip oldular. Sevdiğim karakterleri daha çok sevdim ve anlayamadığım ilişkileri anladım (ör. ginny&harry, hermione&ron) spoiler içerebilir!! Yazar yanlışlıkla mutlu falan olursak diye savaş sonrasını beş satır yazmış neredeyse. Açıkçası sonrası için merak ettiğim tonlarca şey vardı. En basitinden golden trio 7. sınıfı sonradan okudu mu, hangi meslekleri seçtiler, savaş sonrası insanlar nasıl toparlandı, neler yaşandı , travmalarını nasıl atlattılar, nasıl mutlu oldular? 19 yıllık zaman atlaması baya insafsızcaydı bana göre...Mesela George Fred'in ölümüne ne tepki verdi? Lupin'in oğlu nasıl büyüdü? Grimmauld meydanı kimsesiz kalmaya devam mı etti? gibi gibi. Tabii ki tüm sorularım cevaplanamaz ama bir Voldemort tehlikesi olmadan, korku ve endişelerinden özgür karakterlerin mutluluklarını biraz daha görebilirdik. Bu kitap serisine o kadar alıştım ki başka kitap okumak bana çok garip gelecek bir süre sanırım....
Harry Potter ve Ölüm YadigarlarıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 201628,8bin okunma
Yazım değil klavyem bozuk.
Puan vermedi·501 syf.··
2026 62. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 08:14
Bence Zweig, "Dünün Dünyası" sancısını çektiği için, güvenli, medeni ve kendine hak gördüğü bir dünyanın yok oluşunu bizzat tecrübe ettiği için, Filistin'de nesillerdir devam eden bu yıkımı modern barbarlığın bir kanıtı sayardı. Biliyorum dan diye girdim ama bu budur. Zweig öldüğünde Filistin halkı zaten acı çekiyordu. Ancak Zweig bu acıyı örgütlü bir Yahudi devletinin zulmü olarak değil, İngiliz sömürgeciliğinin ve Nazi zulmünden kaçan çaresiz mültecilerin yarattığı trajik bir bölgesel çatışma olarak gördü, bence. Ve oraya sışınan yahudiler ile zaten orada olan azınlığın arasındaki farkı da bilirdi. Eğer 1948 sonrasını ve bugünkü iğrenç askeri işgali görebilseydi, Theodor Herzl'in o "saf rüyasının" nasıl bir kanlı pisliğe dönüştüğünü fark edip çok daha büyük bir yıkım yaşayacaktı. 1 2 yıl erken intihar edebilirdi belki. Şu adama temasını okuduğum yerde kitanı bırakabilirdim. Yine Zweig, bir mektubunda Filistin'de bir Yahudi yaşamı kurma çabalarını eleştirerek genel olarak gençlere "Filistin'e gitmek yerine diller öğrenmesini ve küresel bir serbest ruh olarak kalmasını" tavsiye etmiştir. Zweig, Yahudilerin o topraklara gidip yerleşmesini yapay ve zorlama bir milliyetçilik projesi olarak gördüğünü anlıyorum. Zweig, Siyonizm'in Filistin'de bir devlet kurma fikrine karşı çıkarken en büyük savunusu dayanağı argumanı da barış barış barıştı. O dönem Filistin'e yapılan zorunlu göçlerin, ki bana göre bu sığınmadır ve toprak satın alımlarının ki bu konu da fikrim de çoğunluğa uymuyor, yerel Arap nüfusla bir çatışma ve şiddet doğuracağını biliyordu. Doğurdu da. İntihar ettiği için birinci nakba felaketini göremedi. Ama evet felaket yaşandı. Zweig, Yahudiliğin tarih boyunca orduya, silaha ve sınırlara ihtiyaç duymadan hayatta kalmasını bir gurur kaynağı olarak görüyordu zaten
Edebiyat
Dünün DünyasıStefan Zweig · Can Yayınları · 20242,684 okunma