10/10
·224 syf.··
2026 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 17:44
Günümüzde sıkça duyduğumuz, hatta çoğu zaman gelişigüzel kullandığımız bir kavram belkide "narsistlik" ama bu kitapla bir kez daha fark ediyoruz ki narsistlik yalnızca kendini beğenmişlik ya da bencillik değil. Bazen bir insanın ruhuna usul usul işleyen, onu kendi benliğinden uzaklaştıran, hislerini ve hatta gerçeklik algısını bile kaybetmesine neden olan görünmez bir savaş gibi.. Melal ve Sadberk'in hikâyeleri ile ele almis Funda hanim bu konuyu. Bu iki hikayede karakterlerin yaşadıkları kırgınlıklardan çok bu kırgınlıkların onların iç dünyalarında açtığı yaralar oldu. Bir süre sonra insanın karşısındaki kişiyi sorgulamayı bırakıp kendisini sorgulamaya başlaması, kendi hislerinden şüphe duyması ve attığı her adım için suçluluk hissetmesi öylesine gerçekçiydi k, birçok okurun satırlar arasında kendinden parçalar bulacağından eminim. Bir insan ne zaman kendinden vazgeçmeye başlar? Bir ilişkinin içinde kendi sesini kaybettiğini ne zaman fark eder insan? Ve daha da önemlisi, kaybettiği o sesi yeniden bulmak mümkün müdür? Sizce... okuru rahatsız eden ama üzerine düşünmeye mecbur bırakan bu soruları karakterlerin yaşamları üzerinden başarılı bir şekilde bizlere aktarmış Funda hanim. Karakterlerin yaşadığı kırılmaları, hayal kırıklıklarını ve iç çatışmaları okurken aslında yalnızca onların hikâyesine tanıklık etmiyoruz. Bir insanın adım adım nasıl yıpratılabileceğini, sürekli eleştirilmenin, değersiz hissettirilmenin ve duygusal manipülasyonun insan üzerinde nasıl bir etki bıraktığını da görüyoruz. İnsan bir sabah uyandığında kendini kaybetmiş olmuyor. Bazen küçük cümleler, bazen görmezden gelinen davranışlar, bazen de yıllarca taşınan yükler birikerek insanın omuzlarına çöküyor.. Melal ve Sadberk iliskillerinde kendini surekli sorgulamalari, kendi hislerinden suphe
Kocam Bir NarsistFunda Uçuk Er · Hayy Kitap · 2025426 okunma
Vicdan, İnanç ve Ahlak
Puan vermedi·1025 syf.··
2026 6. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 13:13
Karamazov Kardeşler, sadece bir aile hikâyesi değil; insanın vicdanını, inancını, ahlakını ve iç çatışmalarını sorgulatan derin bir romandır. Ancak bu derinlik, orta seviyedeki bir okuyucu için zaman zaman zorlayıcı olabilir. Romanın en güçlü yanı karakterleridir. Baba Fyodor Karamazov ile oğulları Dmitri, İvan ve Alyoşa birbirinden tamamen farklı dünya görüşlerini temsil eder. Özellikle İvan'ın akılcı ve sorgulayıcı yapısı ile Alyoşa'nın inançlı ve merhametli kişiliği arasındaki çatışma okuyucuyu düşünmeye sevk eder. Kitabın dili günümüz romanlarına göre daha ağırdır. Uzun diyaloglar, felsefi tartışmalar ve karakterlerin iç dünyalarına yapılan derin yolculuklar sabır ister. Bu nedenle hızlı akan bir olay örgüsü bekleyen okuyucular zaman zaman sıkılabilir. Ancak sabır gösterildiğinde romanın sunduğu düşünsel zenginlik fazlasıyla karşılığını verir. Cinayet etrafında şekillenen olaylar merak unsurunu canlı tutsa da Dostoyevski'nin asıl amacı katilin kim olduğunu buldurmaktan çok, insanların neden suç işlediğini ve vicdanlarıyla nasıl hesaplaştıklarını göstermektir. Orta seviyedeki bir okuyucu için kitap: İlk 200 sayfada biraz zorlayıcı olabilir. Karakterleri tanıdıkça daha akıcı hâle gelir. Felsefi bölümlerde yavaş okunmayı gerektirir. Bitirildiğinde insana uzun süre düşündürecek sorular bırakır. Bu roman herkese hitap etmeyebilir; ancak insan ruhunu anlamaya çalışan, sorgulamayı seven ve klasik edebiyata ilgi duyan okuyucular için hayatlarında en az bir kez okunması gereken eserlerden biridir. Dostoyevski burada sadece bir hikâye anlatmaz; insanın iç dünyasına ayna tutar. İnsanın asıl savaşı, başkalarıyla değil kendi vicdanıyla yaptığı savaştır." düşüncesi romanın ruhunu en iyi özetleyen yaklaşımlardan biridir.
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·139 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 21:20
Kabil karşımıza bir zaman gezgini olarak çıkarılmış. Bildiğimiz hikayelere farklı gözle bakmamıza neden oluyor. Yaratan'ı çok ciddi sorguluyor. "Beni böyle yaratan sensin. O zaman suç kimin ?" Yazarın kendine has yazım kuralları, bol virgülleri, uzun cümleleri yine sahnede. Saramago alaycı bir bilge edasıyla sorguluyor. Ben çok beğendim.Dini metinlerin veya karakterlerin eleştirilmesinden, sorgulanmasından hoşlanmıyorsanız tavsiye etmem.
Edebiyat
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,3bin okunma
10/10
·210 syf.··
2026 4. kitabı
Ana karakterimiz Fugui, bütün servetini bir kumar masasında kaybeden bir mirasyedi olarak karşımıza çıkıyor. Bu kırılma noktasından sonra hayatında gerçekleşen her şey tam bir trajedi: yoksulluk, savaş, devrim... Tüm bunlar yetmezmiş gibi, sevdiği herkesi teker teker kaybetmeye başlıyor. Bu kayıplar Fuguiyi bambaşka bir insana dönüştürüyor. Başlangıçta kibirli ve umursamaz biriyken; acıların içinden geçerek mücadeleci ve sarsılmaz bir karaktere evriliyor. Aslında Fuguinin bu değişimine, büyük ölçüde, Çin'in o dönemki despot siyasi yapısı ve toplumsal dönüşümü neden oluyor. Kitap, Mao dönemi Çin'inde geçiyor; "Büyük İleri Atılım" projesinin halk üzerinde yarattığı tahribatı ve eşitlik vaat eden bir rejimin, sırası gelince halkı nasıl baskı altına alabildiğini çok net bir şekilde aktarıyor. Kitabın ana teması aslında tek bir kelimede gizli: Mücadele. Hepimiz hayatımızın belirli dönemlerinde "Yaşamak nedir?" diye sorguluyoruz Sahip olduklarımızı beğenmeyip "Bu da yaşamak mı?" diyerek isyan ediyoruz. Oysa bazen insanın en büyük başarısı, sadece hayatta kalabilmektir. Hayat bazen sadece nefes alıp vermekten ibaret kalabilir. Herkesin Fugui kadar ağır savaşları olmayabilir ancak her yaşam kendi içinde bir mücadele barındırır. Fuguï'nin yaşadıklarının yarısını bile yaşamamışken yaşadıklarımıza dayanamıyor kaçmak veya yok olmak istiyoruz. Buradan bakınca anlıyoruz ki asıl mesele zorluğun derecesi değil, o zorluk karşısında nasıl bir duruş sergilediğindir. "insan bazen hiçbir şey için değil, yaşamak için yaşar"
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,7bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 12:27
Neden bu kadar az okunmuş bu kitap, anlayamadım doğrusu. Tadımlık, hoş bir öykü kitabıdır kendisi. Kısa kısa güncel hayattan özellikle Diyarbakır'da geçen öyküler mevcut. Yazar Dicle Üniversitesi tıp fakültesi mezunu imiş, öykülerin akışını ve yazarın kalemini sevdim.
Geçkin Bir KadınAltay Martı · Chiviyazıları Yayınevi · 19975 okunma
Puan vermedi·556 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 12:14
Sonunda bitirdim.. Ve öyle bir ikircime düştüm ki şimdi... Bir tarafım neden bu kadar geç kaldım diyor, diğer tarafım nereden de okudum seni! Ben şimdi nasıl unuturum okuduklarımı ve nasıl devam ederim eskisi gibi. Hem etkili hem tepkili hem de zihin dünyama allak bullak eden bir kitap oldu benim için. "Aklımın içinde adım atacak yer yoktu" Joad ailesinin hikayesi bu... Küçük ama sıcak hayalleri olan, yegane arzusu çalışmak, küçük bir ev ve toprak sahibi olmak olan geniş bir ailenin hikayesi. İnsanın doğduğu, anne babasının doğduğu, çocukluğunun geçtiği topraklardan ayrılmak zorunda kalması oldukça zor değildir midir? Bazen gözler hep arkada kalır, ya eski topraklarında ya eski zamanlarında. En kötüsü her ikisinin de birlikte olması. Hem eski zamanların hem de yaşadığın toprakların bir daha gelmeyecek üzere elinden kayıp gitmesi. İşte Gazap üzümleri, bu kayboluşun hikayesiyle sizleri bekliyor.
1000Kitap
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,7bin okunma