Allah... o hakîkatin his ve şahâdet âlemine gelip zuhûr etmesini istediğinde o hakîkati Akl-ı Küll’de sûrete büründürür. Akl-ı Küll Allah’ın aynası ve ilmidir. O hakîkat Allah’ın dilediği müddet Akl-ı Küll’de kalır ve orada terbiye olur. Daha sonra Nefs-i Küll’e gelir. Ardından Arş ve Kürsî’ye geçer. Gökleri kat kat geçip Ay Feleği’ne gelir.
– Kalb katılığının alâmeti, Allah kulu kendi nefsinin yönetimine bırakır.. Ve.. o kimse de bu haline alışır kalır.. Yüce Allah’ın kendisini yönetmesini ve korumasını istemez.. Halbuki Resulullah (S.A.V.) Efendimiz, şöyle dua etmiştir:
– "Allahım, beni yeni doğan bir çocuğu korur gibi koru."