Kendim de dahil, çok konuşarak çok şey kazanan birine pek rastlamadım. Aksine insan, dilinin alıp götürdüklerini fark ettikçe suskunluğun kıymetini anlıyor.
Ne yazık ki bizler anlamakta zorlanıyoruz. Konuşursak anlaşılacağımızı, konuşursak haklı çıkacağımızı sanıyoruz. Oysa her sözün bir hesabı, her susuşun da bir hikmeti var.
Gazali, çok konuşmanın zararlarını dinî yönleriyle birlikte anlatıyor. Nefsim bunların ne kadarını uygular bilmiyorum; fakat anladıklarımı hayatıma geçirmek için çabalamaya niyetliyim.
Rabbim gücümü eksik etmesin, nefsime de beni mağlup etmesin.
Dil Belasıİmam Gazali · Semerkand Yayıncılık · 202216,9bin okunma
Şiddetle tavsiye edilir.
Nefsi konusturarak nefsi ve mertebelerini tanıtmak çok iyi ...
Hele ki bunu aziz Mahmud Hüdayi hazretlerinin hayatından esinlenerek anlatmak kitaba çok büyük anlam katmış...
Kütüb-i Sitte/Muhtasarı Tercüme ve Şerhi 15. Cilt
"Ceza verecekseniz, uğradığınız muamelenin misliyle ceza verin. Eğer sabrederseniz, bu sabır, sahipleri için daha da hayırlıdır."
(Nahl, 126)
Hayata tam şuradan bakmasam çoktan kendimden nefretlik bir insana dönüşmüştüm. Elhamdulillah diyeceğim ne diyeceğim?
Ben her zaman iyiler cennete gitsin demişimdir. Kimsenin ben iyiyim ben iyiyim çırpınışları bana gelmez. İnsanoğlu önce yaptıklarına bakacak, sonra "bana yapıalanlar" kısmına odaklanabilir. Düşünüyorum. Tamam kesinlikle hak etmişimdir ve de ALLAH beni bu şekilde istemiyor diyorum. Ve de Allahın hakkımda istemediğini ben de istemem zaten. Bedelini ödemediğim bir günahla gitmeyeyim derim. Allah herkesin hakkını benden alıyor diye düşünürüm. O yüzden kimseye bir nefret beslemiyorum. BU kısım kendimle ilgili. Ama sevdiklerime yapılanlar o kadar müsamahalı olamıyorum. O zaman insanlardan soğuyorum ben. Onların umurunda olup olmaması umurumda değil. AMA bana göre bir insanı benim sevmemem, hayatta böyle koruma kalkansız gezmek dolaşmak gibi bir şey :D Çünkü ben bana yapılana öyle büyük tepkimem ama sevdiğim insanlara yapılan şeylere on misliyle tepkirim. Yine gidip bir şey yapmam belki ama ışık hızıyla soğurum. Tarafımdan sevilmek diye bir ayrıcalık var yani.Sıfır tevazu.
Şimdi bu ciltte, özellikle bu hislerimin depreşmesinin sebepleri var tabii. Barbata yakın bir bayram. Ama umut bulduğum şeylerle karışık. Ölüm var ölüm. Kendinizi bu dünyada ortadan ikiye ayırsanız da, bütün benliğinizi dünyaya serip kişiliğinizi beş paralık etseniz de ölüm var ahiret var hesap var. Hep ettiğim bir x-duam var bu tip insanlara. Allah size versin. İstediğiniz kadar, taptığınız, sevdiklerinizi değiştiğiniz kadar mal mülk versin. Çok versin. İmtihanınızı oradan bulun. Bitti gitti
Aziz Mahmud Hüdayi'nin hayatı çerçevesinde dönemin önemli şahsiyetleri hakkında bilgiler içermekle birlikte, esas olarak insanın gerçek hayatına can alıcı bir şekilde dokunan, sarsıcı bir nefs muhasebesinin anlatıldığı, düşündüren, sorgulatan, etkileyici bir roman.
Tavsiye ediyorum, iyi okumalar...
Neyin içi soyulmadan ses çıkmaz; herkes üfler ama herkes nağmeye varamaz. Risale okumak da böyledir: herkes satırları geçer ama herkes manaya nüfuz edemez. Ben de yıllar sonra yeniden açtım o bahçeyi; kelime kelime yürüdüm, her birini tattım, sorguladım. Denizlerin uğultusu, rüzgârın serinliği, şimşeğin çakışı, çiçeklerin renkleri… Hepsi bir ağızdan tevhidi haykırıyordu.
Derken Said Nursî’nin sesi içimde yankılandı: “Âlemler içinde âlemler…” İnsan, kâinat sarayının en mükerrem misafiri. O an içimden “değerliyim be” diye fısıldadım. Çünkü her zerre Rabbini zikrederken insana düşen emaneti korumak, ömrün sermayesini israf etmemekti. Faniliğin acısı, ayrılıkların sızısı satırlarda resmediliyordu. “Bil ey nefsim” diye kendime seslendim. Yıldızların diliyle Allah’ın varlığını haykıran şiir karşıma çıkınca semaya baktım: her yıldız bir hutbe, her ışık bir bürhan. Ve nihayet içimde bir arzu doğdu: göklerin süslerini temaşa etmek. Bir teleskop alıp semanın incilerini seyretmeyi hayal ettim. O şiiri açıp dinlerken yıldızların birer mescid-i seyyar, birer gemi-i cebbar oluşunu gözlerimle görmek istedim. Çünkü ben de o âlemler içinde bir yolcuyum; hem küçücük bir ney nefesi, hem de en mükerrem misafir.
Keyifli okumalar ️️ Bediüzzaman Said Nursî
Kitap bitti ve hiçbir şey yapamadan öylece kalakaldım. Herkes çok fazla öneriyordu, o kadar da değildir diyordum. Ama gerçekten de o kadarmış. Belki de son zamanlarda en etkilendiğim kitap oldu. Tek kelimeyle mükemmel. Kitabı bir oturuşta bitirirsiniz o kadar içine alıyor. Ben okumaya korktum galiba, sayfalar ilerledikçe kendimle savaştım. Okumanız için sebepler saymaya gerek yok sadece okuyun.