Nehir Besdokuz

Nehir Besdokuz
@neh2easy
Çok havalı, kültürlü söz
4/10
·80 syf.··
2025 2. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2025 13:58
Charles Dickens'ın her yıl yayımladığı Noel hikayelerinden birisidir Perili Ev. Birinci tekil kişi ağzından yazılmıştır. Tren yolculuğunda karşısında oturan adamın hayaletlerden mesaj aldığını iddia eden konuşmalardan sıkılır. Saçma gelir ona. Kız kardeşi ile birlikte hayaletli olduğu iddia edilen eve taşınır. Yanlarında gelen hizmetçiler hayaletlerin varlığına tanık olduklarını iddia ederler ama çoğu zaman da hayalet seslerini kendileri çıkartır ya da abartılı, uydurma olayları anlatırlar. Perili evde olduğu iddia edilen hayaletlerden birinin eski odasına yazar yerleşir. Belli bir süre kendi kendine telaş yaratır. Daha sonrasında gerçekten babasının, büyükbabasının ve kendi çocukluğunun yansımalarını aynada görmeye başlar. Aynı şekilde odanın sahibi olan hayaletle de konuşmalara başlar. Kitabın son sayfasında yazar kendi masumiyeti ve kendi çocuksu hayallerinin dışında başka hiçbir hayaletin gelmediğini söyler. İnsanın kendi kafasında yarattığından başka hayalet olmadığına dikkat çeker aslında. Kitap çok kısa toplam 35 sayfaya yakın. Tek oturuşta okunur ancak beni hiç sarmadı. Kitabın bitmesine yaklaşık 6 sayfa kala yazar hâlâ arkadaşlarını tanıtıyor ve tam olarak bir yere varamıyorsunuz ve kitabın içine girme, kendinizi kaptırma olmuyor. Daha çok eğlencesine okunabilecek bir kitap olarak gördüm.
Edebiyat
Perili EvCharles Dickens · Bordo Siyah Yayınları · 20131,330 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dostluğa Dair
Ve o sustuğunda bile yüreğinizin kulağı onun yüreğini dinler.
Sayfa 67
Alıntı
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2025 09:05
18.yüzyıl sonlarında, kaosun merkezi olan Fransa ile nispeten daha sakin ve huzurlu bir şehir olarak yansıtılan İngiltere'de geçen, mekanın gerçek; kişilerin kurgusal olduğu tarihî kurgu eseri. Öncelikle hikayenin tarihi altyapısı ile başlamak istiyorum. 18.yüzyılın başlarında Fransa, halkın yoksul ancak devletin zengin olduğu bir ülkedir. Nüfusun %99'u köylülerden oluşurken %1'i soylular ve rahiplerden oluşmaktadır. Sayılarıyla ters orantılı olarak tüm güç aristokrat kesimin elinde bulunmaktadır. 1756-1763 yılları arasında İngiltere ve Fransa arasında sömürge arayışından kaynaklanan 7 Yıl Savaşları çıkmıştır. 1775-1783 yılları arasında ise İngiltere ile 13 Amerika kolonisi arasında Amerikan Bağımsızlık Savaşları çıkmıştır. Bu savaşta Fransa, Amerika'ya finansal destek sağlamıştır. Birbirini izleyen savaşlar sonucu büyük borçlanmalara ve ekonomik krize giren Fransa'da vergiler tavan yapmıştır. Bu süreçte hikayede de adları geçen işçi yoldaşlar, ayaklanma için hazır orduyu oluşturacaklardır. 14 Temmuz 1789 tarihinde halk ekonomik kriz ve monarşiye tepki olarak Bastille Hapishanesi'ni basar. Bastille Baskını, Fransız Devriminin başlangıcı olarak kabul edilir. Bu tarih Fransa'da ulusal bayram olarak kutlanmaktadır. Bastille Baskını'ndan sonra Büyük Korku (La Grende Peur) yayılmaya başlar. Bu korku devrimi bastırmak için aristokratların paralı asker tutacağı söylentisinden doğar ve şatoların yağmalanması ile sonuçlanır. Bu dönemde mızrakların ucunda soyluların kellelerinin gezdirilmesi gibi olaylara tanıklık edilmiştir. Fransız Devrimi yıllarında her gün yüzlerce kişinin öldürülmesinden kaynaklı bu devrime Kızıl Devrim de denmiştir. Charles Dickens bu tarihi olayları aşk, vefa, fedakarlık çerçevelerinde çarpıcı ve ince bir şekilde işlemiştir. Bastille
Edebiyat
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,6bin okunma
Korku, süreklilik arz eden tek felsefedir. Korku ve kulluk etme dürtüsünden kaynaklanan karanlık saygı dediğin şey dediğin dostum şu evin çatısında olduğumuz sürece, köpeklerin kamçıya itaat etmesini sağlayacak.
Alıntı
+ Ne zamandır orda gömülsün? - Nerdeyse on sekiz yıldır. + Buradan çıkma ümidini kesmiş miydin? - Ümidimi keseli çok oluyor. + Hayata döneceğini biliyorsun değil mi? - Öyle diyorlar. + Yaşamayı istiyorsundur umarım. - Bilemiyorum.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Alıntı