Puan vermedi·264 syf.··
2024 278. kitabı
Bu kitabı okurken neredeyse dayanılmaz bir acı hissettim. Birbirini takip eden her nesil arasındaki kopukluğu, gençlerin kendilerini nasıl bilgeliğin ve anlayışın zirvesinde gördüklerini, yaşam döngüsü saldırana kadar nasıl bu yolda devam ettiklerini düşünüyordum. Bir gün uyanırlar; artık onunla birlikte değiller ve kendi çocuklarının küstahlığını duyuyorlar. Hareket halindeki bir dönme dolap. Bu döngü genellikle gençlerin ebeveynlerine karşı davranışlarından da sorumludur. Sinirli olmak, sabırsız olmak, çabuk öfkelenmek, minimum empati. Rilke'nin genç şaire sakin olmasını, dinlemesini ve şefkatli olmasını söylemesi aklıma geldi. Eski nesle şüphe avantajını verin. Çok geçmeden orada olursunuz… “Nihilist Bazarov”a gelince… Onun gibilerini çok tanıdım. Yıllarımın dolambaçlı yolunda ilerledikçe bu karakterleri ayıklamaya başladım. Konuşmada bir piyon olarak kullanıldığımı hissediyorsam ateizmi, Neitzsche'yi veya özgür iradeyi tartışmanın hayranı değilim. Bu karakterlerin niyetlerini her zaman hemen anlayabilirsiniz: ayıracakları bir veya daha fazla saatleri olabilir ve yüce konuşmalarının ışığını size bahşetmek için yüksek atlarından inmeye hazırdırlar. Bu konuşma genellikle onların ağırlıklı sorular sormaları ve belirli bir cevap aramalarından oluşur. Bu cevabı vermezsen Allah korusun. Bazarov'la pek çok özelliği paylaştığımı hissettim (geçmiş bir yaşamdan kesinlikle), ama aynı şekilde genç, etkilenebilir, Bazarov'un arkadaşını memnun etmeye hevesli Arkady ile de pek çok özelliği paylaştım. Kendi ağırlığı olan ilişkileri hatırlayabiliyorum. Geriye dönüp baktığımda, bireyselleşmek ve kendi kişiliğim olmak, ama aynı zamanda entelektüel olarak benim için çok şey ifade eden kişiyi memnun etmek gibi kısır bir döngüye yakalanmıştım. İkisine de suç bulmuyorum. Söyleyebileceğim
Edebiyat
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,9bin okunma
Puan vermedi·384 syf.·
Gerçekten de hem herkese göre hem hiç kimseye göre bir kitap. Kitaba dair övgülere bakıldığında yarım bıraktığım için kendimi suçlu hissediyorum. Ama sırf popüler diye anlamadığım anlamakta zorlandığım bir kitabı okumak için kendimi hırpalayamam. Evet altı çizilesi çok cümle, üstüne düşünülmesi gereken yerler var. Fakat o cümleleri anlamak için bile tekrar tekrar okumam gerekti. Belki felsefenin üstünde , dili basit gibi ama mana olarak ağır, karmaşık bir yapıya sahip, daldan dala atlayan bir eser olmuş. Kısacası Neitzsche gider ayak golü atmış okuyuculara
Böyle Buyurdu Zerdüşt
Böyle Buyurdu ZerdüştFriedrich Nietzsche · Koridor Yayıncılık · 201747,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Seçimler üzerine!
9/10
Herkese merhabalar.. Neitzsche Ağladığında öyle bir kitap ki içerisinde felsefe, psikoloji, varoluşçuluk, edebiyat daha nice bir sürü şey var. Uzun zamandır okuduğum en güzel ve içselleştidigim bir kitap oldu. Dikkat spoiler içerebilir! Kitabın ana karakterlerinden biri olan Neitzsche ümitsizlik içinde olan, hayatta en büyük korkusu yalnız ölmek olan birisi ve bu durumu kendine bile itiraf edemiyor. Hayatta bu kadar yalnız ve ümitsizken Lou Salome onun için tutunacak bir dal oluyor adeta. Gelgelelim Doktor Breur'a.. Bu kişi de aslında hayattaki seçimlerinden aslında seçemediği şeylerden şikayetçi. Diyor ki kitabın bir yerinde: " Hedefler! Hedefler kültürün içindedir, havadadır. Onları solursunuz. Birlikte yürüdüğüm bütün gençler aynı havayı soludu. Hepimiz Yahudi gettosundan çıkmayı, dünyada yükselmeyi, başarı, zenginlik ve saygınlık elde etmeyi istedik. Herkesin isteği buydu! Hepimiz bilinçli bir şekilde hedef belirlemedik- Hedefler zaten oradaydı, benim zamanımın, çevremdeki insanların, ailemin doğal sonuçlarıydı." Bu alıntı beni çok etkiledi. Kendi yaşantımıza baktığımız zaman hangimiz çevremizden, ailemizden, doğduğumuz ortamdan bağımsız olarak seçimler yapıyoruz ki? Bir düşünelim bunu. Ya da hangimiz kendi seçimlerimiz dediğimiz şeyleri aslında kendimiz seçtik? Bunlar çok kritik sorular ve cevapları da bir o kadar acımasız. Gel gelelim Mathilda'ya Breur'un eşine. Bu karakter aslında kitapta çok bahsedilmiyor ama bahsettiği özellikle bir yer var ki o kısım da toplumumuzun kadın bakış açısını anımsattı bana. Breur Mathilda ya gidip seni ben seçmedim ben artık özgürlüğümü tercih ediyorum gitmek istiyorum diye söylüyor. Kadın o kadar çaresiz ki size kitapta geçen bir kaç cümleyle bunu açıklamak istiyorum. " Bir düşünsene? Bir kadının özgürlüğü nedir? Benim eğitim
Edebiyat
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
Puan vermedi·166 syf.··
2022 19. kitabı
Son dönemlerde çok popüler olan ve bence bu popülariteyi sonuna kadar hak eden insanın Anlam arayışı kitabı, Viktor Frankl tarafından 1946 yılında yalnızca 9 günde yazılmıştır. İkinci dünya savaşı sırasında 4 kamp gezmiş , annesini, babasını kardeşini ve eşini bu kamplarda kaybetmiş, tüm bunlara rağmen pes etmeden kamp sonrası psikiyatri kariyerinde zirveye ulaşmış ve kendini çalışmalarıyla insanları değiştirmeye adamıştır. Neitzsche " yaşamak için bir nedeni olan, her türlü nasıla katlanır." Der. Kitabın ana fikrini bu cümle çok güzel özetliyor. Frankl, Logoterapi çalışmalarıyla insanların depresyon gibi psikolojik sorunları çoğunlukla hayatlarındaki anlam eksikliği sebebiyle yaşadıklarını söyler. Kendilerince bir anlam ve amaç bulduklarında hastalık, ızdırap ve bizi bekleyen ölüm de dahil bir çok zorluk daha katlanır hâle gelir. Bunu herhangi biri söylediğinde kişisel gelişim safsataları gibi uç söylemler olarak yorumlarız ama Frankl gibi toplama kamplarında işkencelere maruz kalmış , onuru zedelenmiş ve kendi çıplak gerçekliği dışında ailesi dahil her şeyi elinden alınmış bir psikiyatrist tarafından ele alınınca anlattıkları kesinlikle çok kıymetli ve uygulanabilir görünüyor. Elimizdeki maddi kaynaklar ve araçlar dışında tutunmamiz gereken değerler inşa etmemiz gerektiğini geçerli tecrübelerle kanıtlıyor yazar. Herkesin okuyunca kazanımlarını ve kayıplarını yeniden yorumlama ihtiyacı duyacağı bir eser.
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,5bin okunma
Irvin Yalom
8/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mart 2022 00:00
Irvin D. Yalom hakkında bir şeyler öğrenmek isterseniz kesinlikle okumanız gerekli bir kitap. Kullanmış olduğu metotlar ve hayat hikayesi gerçekten çok etkileyiciydi. Başka kitaplarını da okumuş biri olarak diyebilirim ki "Bu muymuş hayat? Peki o halde bir daha" diyorsunuz. Tabii ki bunu ben demiyorum. :) Neitzsche'nin Zerdüştünün sözü benim için yazılmış diyor Irvin D. Yalom. :) Her gün biraz daha iyi olmak için çaba göstermek gerekir. Bu çaba içinde hem kendinin hem de karşıdakinin de yapması gerekir. Tıpkı bir saat gibi çarkları vardır hayatın. Bir anda oluşmaz her şey her şey sırayla ve zamanı gelince olacaktır. Bazen hayatta beklemek bazen hayata atılmak gerekir. Bu hayat sizin siz nasıl isterseniz o şekilde yaşayın. Ama bunun için asla keşke demeyin. Bir Psikiyatristin Anıları Irvin D. Yalom
1000Kitap
Bir Psikiyatristin AnılarıIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınevi · 20174,877 okunma
Neitzsche nasıl okunmalı?
Puan vermedi·128 syf.··
2022 46. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mart 2022 01:03
Buna bağlı olarak da, (çevirmenlik haddimizi aşarak), okura bir okuma yöntemi önerelim. Metni, önce, arkadaki notlara hiç bakmadan, sabırla anlamaya çalışarak; ama, anlamadıklarını da 'es geçerek', baştan sona bir kez, hızlıca,fazla ara vermeden, okumak —sonra, ikinci kez, her bölümü teker teker, arkadaki açıklamalara da arada bakarak, yeniden okumak... Bu yöntemi, bir yazma ustası olduğu kadar bir okuma ustası da olan filolog Nietzsche'nin, bir yerde «geviş getirme» imgesini kullanarak onayladığını, bir de, şunu, belirtelim : Böyle bir okuma sonucu hâlâ karanlık kalan noktalar varsa, bunlar, ne yazarın, ne Almanca'nın, ne Türkçe'nin, ne de okurun kusur hanesine yazılmalıdır —yalnızca, çevirmenin beceriksizliği sonucudur. Ayrıca yazarın "kendine ait bir dili olduğunu da belirtiyor çevirmen. Bu dili çözmek ,cümleyi başı ile sonunu birleştirmek oldukça yorucu. En azından Nietzsche yi nasıl okumamız gerektiğini öğrenmiş oluyoruz. Ben tavsiyenin birinci kısmına uyarak,"geviş getirmeden"okudum:)
DeccalFriedrich Nietzsche · Tutku Yayınevi · 20165,2bin okunma