Bilmezsin, yanına yaklaşılmıyor,
Etrafında bile dolaşılmıyor,
Uzak durmaya da alışılmıyor,
Ay parçası, gül goncası, su sunası sevdiğim.
Nedir gülüm, nedir senden çektiğim?
.....
Tavrına bin yorum yorsa da aklım,
Seni anlamasa haklı dört iklim,
Ey zulam, ey gizlim, herkesten saklım,
Aranası, sorulası, bulunası sevdiğim,
Nedir gülüm, nedir senden çektiğim?
.....
Niyet etsem; silsem bütün mazimi,
Bir tek nazın kırar bütün azmini,
Senin gönlün benim kadar gazi mi?
Nerde yası,hani pası, kim yarası sevdiğim?
Nedir gülüm,nedir senden çektiğim?
..kapıların olurdu korkudan çok denizlere açılan
O denize açılan ellerin nerde şimdi
yine bir güz büyümekte kanında gölgelerin
○ üzünç orduları tarlalar çiğnemekte
bak, ölüm güzü kıskanıyor
mevsimi aşka çağıran kuşların nerde senin güze el değdirmeyen ellerin nerde?
Uyku adı altında beni yoklarsa ölüm.
Ki ben tüm uykuları hep uyanıkken gördüm..
Neden mi ben kendimin sorardım adlarını?
Anlasınlar diyedir, ben nasıl, nerde öldüm