Her şeyim tamam, bir ben eksiğim..!
Puan vermedi·72 syf.·
2026 61. kitabı
İç ve dış dünyamın savaşında bir kadın olarak nerdeyim? Kimliğimi oluştururken; toplumdan, çevremden, hatta ve hatta kendimden bu kimliğe dair nasıl bir görüş ve beklenti aktarımı var? Evimde bir düzen kurarken; eşyalarımı rengine, boyutuna, biçimine göre konumlandırırken ben neredeyim? Gördüğüm sadece bir yansımadan ibaretken, içimde olanları bir ayna yansıtabilir mi? Ya da gördüğüm ben olabilir miyim bu yüzeysel yansımada benim ve başkalarının yorumlarıyla şekillenen..? Peki bu ayna iç ve dış kimliğimi yüzleştirebilir mi zihinsel akışımda ve de hayatımda? Kendimi sorgulama ve var etme sürecinde; suretiyle gerçeği arasındaki uçurumu bir ayna yansıtabilir ya da birleştirebilir mi? ... Birini, özellikle bir kadını dışarıdan bakarak tanıyamayız; gelin siz onu, kendi yorumlarınızdan arınıp içindeki saklı odaya giderken geçtiğiniz uzun ve sessiz sokaklara sorun. Aynalara değil... İçinde kimselere göstermediği saklı bir oda taşıyan herkese... Virginia Woolf Aynadaki Hanımefendi
Edebiyat
Aynadaki HanımefendiVirginia Woolf · Can Yayınları · 2024245 okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2026 27. kitabı
Dönem kitaplarının o ağır hissiyatı vardır ya hani işte tam tersi olan bir kitapla tanıştım. Anlatımı şiirsel ve akıcı üstelik sizi yormadan olayları direkt anlatarak ilerleyen bir hikayesi vardı. Kitap bölüm bölüm ve zaman aşımıyla ilerliyor. Birinci Dünya savaşı dönemiyle ilerleyen hikaye günümüze kadar uzandığını okuyoruz. Kitap cephede asker olan Johnun yaralı halde karların içinde Helena’yı düşünerek onunla geçirdiği anlarla başlıyor. Sonrasında zaman aşımıyla geçmiş ve gelecekte bir yolculuk biz bekliyor. Fotoğrafçıda çalışırkenki anılarıyla Helena ile yaşadıkları ve geçmişi. Fotoğrafçıda çalışırken ölü insanların silüetlerini fotoğraflarda görmeye başlar. Acı bir gerçeği paraya dönüştürmeye çalışa patronu ise onu yarı yolda bırakır. Artık işide iyi gitmezken evliliği ve büyük aşkı Helenadan da soğur.Ama Helena kızı ile ayakta durmayı başarır. Kızından torununa uzanan bu bağlantı dönemin hem savaş hemde günümüz acı gerçeğini ortaya koyuyor. Okurken öncelikle zaman aşımlarında nerdeyim diye sorgulatsada ben hikayesini ve dilini okurken keyif aldım.
TutsakAnne Michaels · Timaş Yayınları · 202624 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·120 syf.··
2026 20. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 13:35
Ahhh bu üşenmeler...Üşenmesem hem 114 sayfa kitabın tamamının altını çizer, hem de bütün kitabı buraya baştan aktarırdım. O kadar güçlü bir anlatı ki ''Mumlar Sonuna Kadar Yanar'' tarifi zor. Özellikle Konrad'ın eve gelip karşılıklı oturuşlarıyla sanki şöyle bir durum oluştu : Kemerlerinizi bağlayın, arkanıza yaslanın sıkı bir yolculuğa çıkıyoruz dedi yazar. Ve o karşılıklı oturma anından itibaren yazar öyle bir gaza yüklendi ki bizi koltuğumuza yapıştırdı ve öyle derin bir yolculuk yaptırdı ki, kitabın son cümlesi ile waaawww ben nerdeyim? burası neresi? dedirtti. O kadar, ama o kadar şeyi o kadar güçlü şekilde sorguladı/sorgulattı ki; özellikle bana verdiği hissiyat, bugünden geriye bakmanın ne kadar güçlü bir olgu olduğu. Adına belki tecrübe dediğimiz şeyin insanı ne kadar dönüştürdüğü, katil olabilecekken gülüp geçecek kadar güçlendirebileceği mesela... - bugün yaşananın bugünün koşullarıyla gerçekleşenin yaşanacak olan yaşandıktan sonra sebepler aramanın, bahanelerin, öfkelerin ve hatta öldürmelerin bile anlamsızlığını o kadar derinlemesine hissettirdi ki istemesek bile finalde aynı empatinin içinde bulduk kendimizi. Ben de olsam... Diyorum ya elimden gelse bütün kitabı buraya aktarırım...Yine de bana çok güçlü gelen bir kaç alıntı paylaşmak istiyorum ; ''...General bu cümleyi anladığında babası hayatta değildi, aradan yıllar geçmişti…” ''...Sonra bir kuzu getirildi, beyaz bir kuzu, ev sahibi bıçağını alıp hiç unutamadığım bir hareketle onu kesiverdi. Böyle bir hareket öğrenilmez, bu Doğu'ya özgü bir hareket; öldürmenin sembolik ve dini bir anlamının olduğu, temel bir şey, yani kurban anlamına geldiği bir zamandan kalma, İbrahim İshak'ı kurban etmek istediğinde bıçağı böyle kaldırmıştı, eski tapınaklarda kurbanlar sunağın, putun yada tanrı tasvirinin önünde
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,6bin okunma
8/10
·325 syf.··
2026 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 22:12
Öncelikle bana kitabı öneren değerli hocama teşekkür etmek istiyorum. Şükrü Sar Kitabın konusu ve ele alınışını sevdim. Charlie’nin bakış açısından okumak da kitaba olan ilgimi artırdı. Şimdi kitabın biraz içeriğine girmek istiyorum. Kitap düşük IQ’lu Charlie’nin geçirdiği ameliyatla yüksek IQ’lu birine dönüşmesiyle birlikte yaşadığı olayları ve onun bu olaylara bakış açısını ele almakta. Peki Algernon kim? Algernon ise bir fare. Daha doğrusu deney faresi. Charlie’nin de ameliyata girebilme sebebi diyebiliriz. Çünkü Algernon bu ameliyattan sonra epeyce gelişme göstermiştir. Doktorlar da bu ameliyatın bir insan üzerinde de görmek istemişlerdir. Kısaca böyle. Kitabı okurken Charlie’nin akıllı olmasına sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. Her şey bilince mi iyidir yoksa bilmeyince mi? Charlie’nin artan farkındalığı, insanların ona olan küçümseyici bakışları ve davranışları görmesini sağlar. Charlie’nin bu durumdan pek hoşnut kalmayacağı gibi çevresindeki insanlar da Charlie’nin bu değişiminden hoşnut kalmaz. Çünkü Charlie artık daha zeki, bilgilidir. Aslında gözleri açılmıştır. Kitap boyunca Charlie bulunduğu iki uç aşamada da kabul görmemekte onun da deyimiyle “istisnai” durumdadır. Bir şekilde istediği tek şey olan “kabul görmeye” bir türlü ulaşamaz. Charlie’nin uyanışı sadece çevresindeki insanlarla sınırlı değildir. Bununla birlikte onu terk eden ailesini de hatırlamaktadır. Annesi Rose’un onu normal bir çocuk olduğuna ikna etme çabaları -daha doğrusu kendini ikna etme çabası- Charlie’de oluşan yıkıntıyı okumaktayız. Kitap ilerledikçe Charlie yalnızlaşır. İnsanlar etraflarında onlardan daha zeki daha bilgili, sorgulayan, düşünen insanları sevmezler. İtaat et. Sorgulama. Kendi sınırlarını aşma. Bu bize dayatılır. Çoğu zaman yalnız kalmamak için seçtiğimiz bi yoldur
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
Anna Karenina
Puan vermedi·1062 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 22:54
~Öncelikle bol bool spoiler içerir.~ Anna Karenina Kitabı bitirmek için kendime bir süre verdim ve 1 haftada bitirebildim bunu yapabildiğim için çok mutluyum çünkü kitap çoook ama çook uzundu. Kitabın yüzde 60'ını sıkılarak sırf okumak için okudum diyebilirim , Lev Tolstoy Tolstoyun anlatım tarzına Fyodor Dostoyevski Dostoyevskiden sonra biraz garipsedim, dosto bireyin iç dünyasına inip aslında ruhunda neler olup bittiğini anlamamızı sağlarken Tolstoy olaylara birazda toplumsal açıdan bakıyordu evet o da duygulara iniyordu fakat beklediğim kadar ruhsal betimlemeler yoktu . Kitabın özellikle ortaları sürükleyici değildi dediğim gibi biraz sırf okumak için okudum fakat özellikle 700 den sonrası akıp gitti , tuhaf ama Annanın ölümü ve sonrası kitap aktı gitti. Herneyse kitabın konusuna gelecek olursak kitap Dolinin aldatılması ve kocasıyla yaşadıkları tartışma ile başlıyor sonrası kocasının kardeşi Anna Karenina geliyor ve ikiliyi barıştırıyor Doli Annayı çok seviyor , Kareninlerde toplumda çok saygı görülen bir aile Annanın Serjoya adında birde oğlu var oğlunu çok seviyor . Birde Vronsky çıkıyor karşımıza ,Dolinin kardeşi Kiti görüyoruz Kiti Vronskyi seviyor ondan evlenme teklifi bekliyor falan kitabın başında sonuna dek sevemedim Vronskyi daldan dala konan aşkı , gönül eğlendirmeyi seven bir tip kendisi . Umarım Anna ona aşık olmaz diyordum ki maalesef oldu. Başlarda Annayı seviyordum fakat sonrasında kocasını aldatması ne boşanmak istemesi ne de Vronskyden ayrılmaması sürekli ilgi istemesi beni kendisinden nefret ettirdi. Kocası tam değil ama bence iyi bir adam Anna ölüm döşeğindeyken onu affetmesi kızına karşı merhameti Vronskyle konuşması bunlar hepsi aldatılmış bir adamın kolay kolay yapacağı şeyler değil doğrusu , karın başkasından hamile ve bunu herkes biliyor evime girmesin
1000Kitap
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Bi var bi yok
7/10
·424 syf.·
2025 21. kitabı
Okumaya başladığımda alışılagelmiş bir kurgu olmadığını görmek heyecanlandırdı ama böyle olunca da iki kat hızlı yoruluyor insan. "Şu an ne oluyor, başka karakterin bakış açısına mı geçtik, nerdeyim" derken elimde biraz süründü yalan yok. Odak istiyor ve o bahsettiğim şey bende yok. Hakkını vere vere okuyamadım, kitabın düz gitmeyen kurgusu Fight Club izlemek gibi bir şey — ben Fight Club'ı da çok geç izledim, ilk izleme çabam yarıda kalmıştı. Düz adamım işte ara sıra böyle çılgınlıklar yapıyorum. Beyoğlu’nun kalabalık bir cumartesi akşamı gibi: kaotik, renkli. Klasik roman düzeni arayanlar, gerçekçi karakter isteyenleri üzer. Sonuç olarak iyi bir mizah ve edebi anlatıma sahip. Abi benim yılgın bir hoşgörüyle onu benimsememe kalmadığına göre incelemeyi bitiriyorum.
Korkma Ben VarımMurat Menteş · İletişim Yayınları · 20199,7bin okunma