Dünya bir sevginin hatrına yaratılmışken, sevgiden bu denli uzak olmak da nedir? Gel kardeşim, bir yetimin başını okşa, bir kimsesize evini aç, yolda kalmışa sebil ol. Dikenler var diye gül koklamaktan vazgeçme! Bak rabbin senden hiç vazgeçiyor mu? Rabbin ki seni yanlış anlamaz, kınamaz, kovmaz, reddetmez! Yeter ki sen O'na teslim ol. Gönül sofranda hep Halil ol.
Doğru ve güzel fikirlere sahip olanlar başkalarının fikirlerine ve duygularında saygı duyarlar. Güzellik görmek isteyen onu her yerde görür. Kabalık görünürdür kendini gösterir...
Kur'ân-ı Kerim'in okuma-yazma bilmeyenler olarak adlandırdığı güzel insanlar
vardı. Okuma yazma bilenler olarak onlar gibi olmaya çalışalım: 'O, Ümmîlere (okuma-yazma bilmeyen kişilere), içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygam ber gönderendir. Hâlbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler. (Allah, O peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir." (Cuma 2, 4)Birbirimizi kırmaya değil, zarafete ve gönül almaya ihtiyacımız var. Varsın, zarifliğimizi zayıflıktan saysınlar. Sözün ince, sükûtun güzel ve tavrın asil olsun...
Asâ-yı MûsâBediüzzaman Said Nursî · Söz Neşriyat · 20146,8bin okunma