Sezai Karakoç bu eserinin ilk 20 küsur sayfa kadarında Dünya Tarihini incelemiş. Ve bu tarihin içinde yer alan İslam Medeniyeti ve Kültürünün bulunduğu hali de bizlere oldukça güzel anlatmış.
Şöyle ki diğerlerini bilemem ancak benim kitabın içeriği hususunda bazı terimler ve anlattıklarında bilmediğim çoktu. Bu yüzden okumam uzun sürdü. Bazen bazı terimleri saatlerce araştırıp okumaktan kitabı okuyamadım. Tarih olsun farklı konularda olsun bilmediğim, unuttuğum, hatırlayamadığım her kelimeyi araştırdım.
Bazen bazı terimler geldi karşıma, bir terimi araştırır iken mübarek sanki ağaç gövdesi araştırdıkça dallanıp budaklandı… Ancak oldukça keyifliydi. Şahsen ben araştırmayı severim.
Bu kitap, Sezai Karakoç’un okuduğum 2. Kitabı. Şunu da fark ettim ki Sezai Karakoç’un dili hakikaten ağır. Belki düşünce, felsefe gibi ağır konuları ihtiva ettiğindendir bilemiyorum. Sonuç olarak küçücük, incecik diye gördüğüm bu kitapları okuması bir hayli zaman aldı.
Sindire sindire, anlayarak, idrak ederek okuyunca hakikaten bir hayli zaman vermelisiniz. Sezai Karakoç en sevdiğim yazarlardan biri oldu artık. Galiba… Beni düşündürdü oldukça ve ufkumu genişletti.
Kitap hakkında çok fazla yorum yapamıyorum. En iyisi sizler okuyun :)