Anadolu dünyanın yönünü değiştirmek isteyen zulme karşı engel üreten metafizik bir engel ahlakı olduğu sahipliği kontrolünde hesap edilmesi olanaksız güce sahip dünyanın tek kilit merkezidir. İkibin yıl önce örülen ağ Anadolu da bu çağda Atatürk'ün kurmay yurttaş askeri tarafından delindi. Üçüncü bin yıllık kinin planı deşifre oldu ve bitti. Hiçbir taklit teknoloji uyaran varlık donanımına ulaşamaz. Bir varlık var o varlık içinde ışık gibi bir yanar, bir sönmüş ışık gibi karanlığı oyalar.
Bilmeden inanmak ile bilerek inanmak arasında ki farkı çözmek kadar net bir kararlı yarar.
'Kadın, erkeklerin hiçbir zaman akıl erdiremedikleri bir şeyi kolayca anlayabilir: Kadın yeni bir yaşamın doğumunu iliklerinde hisseder, dünyadaki güçlerin yenilenmesinde değişmez kaynaktır kadın. Kadın, en güzel düşüncelerin kendisi tarafından alevlendirildiğini, kahramanlıkların kendisi sayesinde yapıldığını, tüm güzelliklerin ve şiirlerin kendisinden kaynaklandığını görür ve eğer kadın olmasaydı sizler birer vahşi hayvan gibi yaşayarak sadece ve sadece boğazınızı düşünürdünüz. Yeryüzünde kadından daha sağlam, daha anlaşılır bir şey yoktur, ondan başka dayanağınız da yoktur.'
Açık mavi kış göklerinde bulutlar pamuk gibi
incelip dağılıyordu. Uzaktan bir kömür kokusu burnuma geldi.
Leyla Çember Apartmanı'nda oturmalıydı. Bunu bir çağrı gibi
beynimin içinde duyuyordum. Net bir sinyaldi. Ani bir kararla
döndüm, kalabalığı yarıp Balo Sokak' a girdim, az evvel aheste
geçtiğim yolları, sokakları gerisingeri neredeyse koşar adım kat
ettim. Uzun zamandır hiçbir şeyi bu denli arzulamamıştım.
Çocukluğumdan beri bana doğru ve yanlışların ne olduğu anlatılmış, dayatılmış ve sürekli olarak takip edilmişti. Babam ve annemin istediklerini yapmadığım takdirde sevgilerini ve ilgilerini kaybedecektim. Belki de çocuk aklımla bunu düşünmüştüm. Arkadaşlarım onlarla uyum sağlamamı beklerdi. Yaşça büyük olanlar kendi bildiklerini uygulardı, benden de itaat etmemi yoksa beni aralarına almayacaklarını net bir dille ifade ederlerdi. Okul desen, tüm öğretmenlerin kendi kuralları vardı. Uyum sağlamadığım takdirde disipline verileceğimi hatta okuldan uzaklaştırılacağımı söyleyerek tehdit ederlerdi. Herkesin yaptırmaya çalıştığı bir şeyler mevcuttu. Kurallar, kanunlar veya doğrulardı bunlar...
Her neyse, işte yine yazıyorum. Yazıyorum! Yine tuşlara basıyorum. Ah, böyle alt tarafı tuşlara basması ne hoş bir his. Sadece tuşlara basıp durmak, yazıp durmak varken yazarlar ne diye daima BIR ŞEY HAKKINDA yazmak istiyor, anlamıyorum.
Yazarlar. Nice uykusuz gece geçirir, ortalıkta dört dönerler ve ne hakkında yazacaklarını bulmaya çabalarken ölesiye içerler, oysa aslında, artık çok net görüyorum ki konuya hiç gerek yok. Eğer bir yazarsan, sadece yazarsın, tıpkı benim şimdi yaptığım gibi. Sadece yazarsın, ya da sadece tuşlara basarsın.